X

Yöneticiler ekiplerinin ‘’tükenmesini’’ nasıl önleyebilir?

Moodle’ın Ocak 2025’te paylaştığı bir rapor, Amerikalı çalışanların %66’sının burnout yani tükenmişlik hissini deneyimlediğini belirtiyor. Yalnızca Amerika’yı baz alan bu yüzdeliğin günümüzde Türkiye ve diğer ülkelerde de geçerli olma ihtimalinin yüksek olduğunu belirtebiliriz. Kısacası, dünyanın farklı yerlerinde pek çok insan iş hayatında tükenmişlik yaşıyor. Çalışanların bu hisle etkili bir şekilde mücadele edebilmesi için de yöneticilerin uygulamaları büyük bir önem taşıyor.

Yöneticiler ekiplerinin tükenmesini önlemek için ne yapabilir?

Tükenmişlik, günümüzün iş dünyasında sadece bireysel bir problem değil. Bu hissiyat genel ekip performansını, motivasyonunu ve yaratıcılığı etkilediği için yöneticilerin devreye girmesi gerekiyor. Peki, yöneticiler ekip üyelerinin enerjisini korumak ve sürdürülebilir bir başarı ortamı yaratmak için ne yapabilirler?

Dinlenmeyi ve sınır koymayı normalleştirmek

Tükenmişlik, genellikle çalışanların işle yeteri kadar bağlantıyı kesmediğinde, dinlenmediğinde ve hayatın diğer yönlerine odaklanmadığında ortaya çıkıyor. Bu nedenle, yöneticilerin çalışanlarının hafta sonu ve resmi tatil gibi günleri iş hayatından kopuk bir şekilde geçirmesini desteklemesi gerekiyor.

Yöneticilerin çalışanlarının yeteri kadar dinlenebilmesi için onlarla iş saatleri dışında işle ilgili bir konuya yönelik iletişime geçmemesi büyük bir önem taşıyor. Bir yönetici çalışanına gece vakti e-posta gönderdiği zaman çalışan da bu e-postayı tam o vakitte açması gerektiğini hissedebiliyor. Bu yüzden, yöneticilerin sağlıklı çalışma saatlerini teşvik etmesi ve bu saatlere uyması kritik bir rol oynuyor. Ayrıca, izin kullanmak, mola vermek ve günü zamanında kapatmak gibi eylemler de verimliliğin birer parçası olarak kabul edilmeli.

Wellness programlarını yaygınlaştırmak

Yöneticiler, günümüzde kurumsal wellness programlarına yöneliyorlar. Bu programlar, mindfulness seansları, spor üyeliği ve stres yönetimi atölyesi gibi pratikleri içeriyor. Bu pratikler, çalışanların hem fiziksel hem de zihinsel olarak güç kazanmasına yardımcı oluyor. Bu nedenle, tükenmişlik hissinin önüne geçmek için kurumsal wellness’ı sadece bir yan hak olarak değerlendirmek fazlasıyla yanlış olur.

İş yükünü dengede tutmak

Sorumlulukların sürekli artması, en yüksek motivasyonla çalışan kişilerin bile tükenmesine neden oluyor. Bu yüzden, yöneticilerin düzenli olarak ekip içi iş dağılımını gözden geçirmesi büyük bir önem taşıyor. Bir başka deyişle, her çalışanın kapasitesine uygun görevler üzerine çalıştığından emin olmak ve bazı dönemlerde yeniden denge kurmak gerekiyor.

Tanınma kültürü yaratmak

İngilizce’de ‘’recognition culture’’ olarak bilinen tanınma kültürü, tükenmişlik hissini azaltmak için kritik bir rol oynuyor. Bu kavram, son yıllarda iş yeri psikolojisi ve liderlik literatüründe sıkça adından söz ettiriyor.

Tanınma kültürü, çalışanların başarılarının ve katkılarının düzenli olarak takdir edilmesini baz alıyor. Görünür ve samimi takdirler, çalışanların çabalarının fark edilmesini sağlıyor. Yöneticiler, tanınma kültürünü benimseyerek ekiplerinin motivasyonunu artırabilirler, aidiyet duygusunu güçlendirebilirler ve iş birliğini pekiştirebilirler.

Çalışanları amaca bağlamak

Tükenmişlik, işin çalışanlar için anlamını yitirmesiyle de açığa çıkabiliyor. Bu nedenle, çalışanlara bir amaca hizmet ettiklerini hissettirmek önem taşıyor.

Yöneticiler, ekiplerine yaptıkları işin değerini hissettirerek tükenmişliğin önüne geçebilirler. Bir başka deyişle, çalışanlara projenin önemi veya hayatına dokunulan kişiler hatırlatılabilir. Bu sayede, çalışanların amaç duygusu beslenerek çalışma motivasyonu uzun vadede canlı tutulabilir.

Stres iş hayatının kaçınılmaz bir parçası olsa da yöneticiler gerekli adımları atarak ekiplerinin tükenmişliğiyle başa çıkabiliyorlar. Yöneticilerin pratiklerine ek olarak, şirketlerin de çalışan motivasyonu için çeşitli maddi ve manevi eylemleri uygulaması gerekiyor. Etkili yönetici ve şirket pratikleri, hem mutlu ekipler hem de sürdürülebilir kurumlar inşa ediyor.

İlginizi çekebilir: Bilinçli patronsuzlaşma ‘conscious unbossing’: Z kuşağı geleneksel liderlik rollerini reddediyor

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      



3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale