X

Yolda olmak hayatımızdaki önemsiz şeyleri fark etmemizi sağlıyor

Şehir hayatı ve toplum baskısı gibi olgular nedeniyle bazen, aslında çok da önemli olmayan şeylere olduğundan daha fazla değer verebiliyoruz. Hayatınızdaki önemsiz şeyleri anlamanız açısından bazen uzun bir tatile çıkmanız veya dünyanın farklı noktalarını keşfe dalmanız gerekebiliyor. İşte bir gezginin ağzından ilginç hikayelerle önem vermeyi bırakmanız gereken 7 şey:

1. Görünüşünüz

Cinque Terre’ye tırmandım, Lago di Gardo bisiklet rotasını tamamladım ve Ljubljana’yı keşfederken sıklıkla sağanak yağmura tutuldum.

Çok nadiren Airbnb’den kiraladığım sevimli dairelerden saçımı ve makyajımı yapmış şekilde ayrıldım. Onun yerine, en rahat kot pantolonlarımla ve saç tokalarımla mutlu oldum; çünkü günde 2 tane saç tokası kaybediyordum.

Seyahat ederken görünüşüme önem vermekten vazgeçtim; çünkü olduğum yerle bütünleşmek istiyordum. Odağım kendim dışında her yerdeydi ve bu da omuzlarımdan inanılmaz bir yükün kalkmasını sağladı, özellikle Los Angeles’ta aktörlük işinde olan 27 yaşında bir kadın için.

Başa çıkılmayacak durumda olan saçlarıma odaklanmak yerine, Mantova Hotel’in sahibiyle çıktığım tarihi ve kültürel yerler turuna dikkatimi verdim veya Barcelona’daki pazarda duyduğum o eşsiz kokuda kaldı aklım, tıpkı Venedik’in büyülü manzarasında kaldığı gibi.

Küçük çantama saç bakım ürünleri, tonlarca makyaj malzemesi ve onlarca farklı gömlekle sıkıştırmak istemiyordum. Yalnızca içerisinde rahat edebileceğim kıyafetler giyip dışarı çıkıyordum.

2. Size fayda getirmeyecek insanlar

Gerçek ilişkiler ve arkadaşlıklar yola çıktığınızda zaman ve mekan tanımayanlardır.

Gerçek ilişkiler ve arkadaşlıklar yola çıktığınızda zamana karşı direnenlerdir; çünkü uzaklara gitmek hayatınızı bir perspektif içine almanızı sağlar. Dünyayı keşfederken irtibat halinde kaldığınız ve özlediğiniz insanlar sizin için esas olanlardır.

Uzun yolculuklar, hayatınızda olmaması gereken ve size zarar veren kişilerle aranıza sınır çizer ve geriye sadece sizin iyiliğiniz için hayatınızda bulunanlar kalır.

3. Sahip olduğunuz birçok şey

Yolda olmak bana ait olan şeyleri esas olanlarına indirgememi sağladı. Her zaman oldukça basit bir insan olmayı kendime öğretmeye çalışsam da, hiçbir zaman bu konuda başarılı olamadım.

Yine de, yaptığım uzun süreli seyahat, sahip olduklarımın çoğunun ne kadar gereksiz olduğunu fark etmemi sağladı. İhtiyacım olan kıyafetleri, fotoğraf makinemi, bazı kitapları ve lenslerimi paketledim ve artık hazırdım.

4. İhtiyacınız olmayan tüm eşyalar

Haftalar boyunca dünyanın farklı ülkelerini gezerken yanımda yalnızca 18 kg.’lık bir bavul vardı. Oysa evi terk ettiğimde, evin her noktası ihtiyacım olmayan eşyalarla dolu ve darmadağındı.

Losyonlar, bir kere bile kullanmadığım makyaj malzemeleri, uzun zamandır giymediğim ama yine de etrafımda bulunan kıyafetler ve dergi yığınları her yerdeydi. Çok fazla eşya vardı ve bu eşyaların beni eve bağladığını ve özgürlüğümü kısıtladığını hissettim.

Eve döndüğümde hemen ihtiyacım olmayan tüm eşyaları paketledim ve bir hayır kurumuna verdim.

5. Gelecek hakkındaki korkular

Evdeyken, her ne kadar onlardan uzaklaşmaya çalışsam da, endişeler her zaman zihnimi kurcalamaya devam ediyordu. 9’dan 5’e bir işte çalışmıyorum, fakat yine de sorumluluklarım, hayata ve geleceğe dair planlarım var: Seyahat kitapları yazmak, fotoğraf sergisi açmak ve nihayetinde seyahat programı sunmak. Fakat kafamın içindeki sesler hep beni ürkütüyor ve her şeyi mahvediyordu.

‘Bu yaşa kadar başarmam şeyleri başarabildim mi?’, ‘Daha iyisini yapabilir miyim?’, ‘Daha çok para kazanmalı mıyım’…vb. Bu ve bunun gibi sorular sürekli kafamda dolaşıyor ve bir süre sonra yapmam gereken işlerden beni alıkoyuyordu.

Yolda olduğum zaman anda olduğumu fark ettim. O sesler sanki uzaklaşıyor ve aklıma gelen tek şey bir sonraki keşfetmem gereken eşsiz yer oluyordu. Zihnim yeni bilgilerle memnun oluyor ve çevremdeki her şey bana ilham kaynağı oluyordu.

6. Sosyal medya

Seyahat ederken sosyal medyanın tüm zamanımı öldürmesine izin vermedim, sadece ihtiyacım olduğu zaman kullandım.

Seyahatlerim hakkında yazdığım bir blogum olduğundan dolayı, yoldayken sosyal medyadan tamamen vazgeçmedim. Seyahatlerimle ilgili bilgileri Facebook’ta, Instagram’da ve Snapchat’te paylaştım.

Fakat yine de sosyal medyanın tüm vaktimi öldürmesine izin vermedim. Sosyal medyayı, paylaşımda bulunmak için kullandım ve bir sonraki paylaşıma kadar da kullanmadım. Bu sayede sosyal medyaya bağımlı kalmadım.

7. Kendinizi çevremizdekilerle kıyaslama

Üniversitedeki arkadaşlarımın CEO olduğunu, lisedeki arkadaşlarımın Broadway’de ve televizyon şovlarında yer aldığını, tanıdığım insanların ise başarılı kariyerlere ve evliliklere sahip olduklarını gördüm. Daha sonra düşünüp kendime şu soruyu sordum: ‘Ben neyi yanlış yapıyorum?’

Fakat yola çıktığımda ve yeni, keşfedilmemiş yerlere doğru maceraya atıldığımda, başka insanların yaptıkları hakkında endişelenmekten vazgeçtim. Herkesin kendine ait bir hayat yolu ve bu yolda başardıkları var.

Seyahat ederken endişelenmiyorum ve mukayese etmiyorum; çünkü biliyorum ki, bu benim olmam gereken yol.

Kaynak:

matadornetwork.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale