X

Yol, yürüdükçe açılır ve her yol yürüdükçe kendi türküsünü mırıldanır

Her yol, bir gün bitebilir.
Bugün yaptığın iş, yanındaki yüzler hayatın boyunca aynı kalmayabilir. Aynı kalmaması onların kötü olduğunu göstermez. Sadece birlikte yürünen yol biter.
Her yol, dinamiktir, stabil değildir. Sen yürüdükçe değişir. Bilirsin ki, o ilk adımı attıktan sonra olacak olan her şey adım adım belirir.
Her yol, kendine özgü olarak anbean değişir. Bilirsin ki, şu an böyledir, yarın herkese bilinmeyendir!
Hayata hazır olamadığın gibi, aslında hiçbir yola da hazır olamazsın!
Kayıplar, yaslar, acılar, ayrılıklar, mutluluklar, aşklar…
Yol, sana yürüdükçe deneyimler yaşatır. Bazıları ağlatır, tırnağın çekiliyormuşçasına canın yanar, bazen ferah bir meltem rüzgarı gibidir.
Her yol senin aydınlanman yolunda yaşaman gerektiği için meydana gelir. Ve bazen yol, biter. Ve aslında bitişe yaklaştığınızı çok iyi anlarsınız. Ayaklarınız sizi oraya, o adama ya da kadına götürmek istemez.

Tam zamanlı çalıştığım zamanlarda sonlara doğru bir yolun sonuna geldiğimi çok iyi hatırlıyorum. Ayaklarım sürekli geri geri gidiyordu, uzatmaları olabildiği kadar uzattıktan sonra tam zamanlı işimden çıktığımda ise ne yapacağıma dair en ufacık bir fikrim yoktu! Evet, niyetlerim vardı ama yol açılacak mıydı?

Yol, yürüdükçe açılıyormuş, arkadaşlar! Yola dair fikir üretmek çok güzel ama yol, ancak yürüdükçe kendi türküsünü size mırıldanıyor.

Bazen ise ‘en’ dediğiniz dostunuz ya da sevgiliniz ile aynı şey olur. Yavaş yavaş ‘en’, kalpte ağırlığa dönüşür. Uzatmaları oynamaya başlarsınız ve anladığım üzere günün sonunda oynadığınız tüm uzatmalar, sizin zamanınızdan alır. 

Siz, kendi yolunuzda yürümeye devam ettikçe yanınızda olanlar da değişir. Bu kötü ya da iyi değildir. Yaşam dansının kanunudur.

Her yol, adım attıkça günün sonunda sizi okyanusa da ya da otobana da çıkarabilir. Her yol değişir, biter ve başka yollar başlar.

Çünkü günün sonunda her yol gibi, her şey de bir gün bitecektir.

Artık öğreniyorum ki, herkesin yolculuğu başka ve hepimiz o anki bilincimizin izin verdiği ölçüde insanları, olayları çekiyoruz. Siz değiştikçe yollar da değişiyor!

Bazılarının uzatmayı oynadığı ilişkinin ya da işin içinde seneler yaşaması gerekiyor, bazılarının ise bu süresi daha kısa oluyor.

Hayatla ilgili böyle olmasını istiyorum, bunu istiyorum diye ne zaman koşturma ve başkalarını suçlama eğilimim başlasa meditasyona oturuyorum! Olanı idrak etmek ve Özde’nin bu çocuksu tavırlarını kucaklamak için. Eninde sonunda enerjimi dışarıya değil de, kendime vermemin yolunu hayat öğretmek için sağ olsun orada oluyor!

Yol, herkesi uyanışa çağırmak için yaşanıyor!

Dolasıyla bir elin, parmağın gibi her yol, kendine özgü ve eşsizdir! Ve yolda karşılaşıp, canınızı acıtan, kim varsa bu onların kötü olduğunu göstermez. Sadece öyledir.

Hayatımızda iki seçenek her doğan günde bize sunuluyor:

Olan ya da olmayanlar yüzünden birilerini suçlamak ya da hayatınızda elinizden geleni yaparak sadece ders çıkartmak için zaman zaman arkanıza bakarak kendiniz gibi yürümeye devam etmek.

Siz, ne olursa olsun yolda yürümeye devam ettikçe, kendi hayatınızın kahramanı olursunuz.

Çünkü gerçek kahramanlar, vadesi dolmuş yolları bitirebilen ve yeni açılan yollarda cesaretle yürüyenlerdir!

İlginizi çekebilir: Karanlıktan doğan ışık: Her kalp sıkışması, kendini bir kalp açılmasına bırakıyor

Özde Çolakoğlu: Çalışma Ekonomisinden mezun oldu. Mezun olduktan sonra metin yazarlığı, editörlük, sosyal medya uzmanlığı gibi farklı alanlarda uzun yıllar çalıştı. 2009 yılında yoga ile tanışmasının ardından farklı uzmanlar ve stillerle çalışma şansı yakaladı. Bedende başlayan bu öğretiyi daha da derinleştirmek isteyen Çolakoğlu bu amaçla ilk temel yoga uzmanlık eğitimini 2012 yılında aldı. O zamandan itibaren farklı birçok eğitime katıldı ve katılmaya devam ediyor. Ocak 2018’de Yoga Alliance’ın E- RYT 500 Sertifikasını almaya hak kazandı. 2013 senesinden itibaren çeşitli yoga merkezlerinde ders vermeye başlayan Çolakoğlu, 2017 yılında Githa Yoga ekibine katıldı ve stüdyonun ana hocalarından biri oldu. Bu dönemde stüdyonun büyümesi için kurucu ekip ile birlikte çalıştı, atölyeler ve eğitimler verdi. Çolakoğlu, yoga uzmanlık programları düzenleyerek uzmanlar yetişiyor. 200 ve 300 saatlik temel ve ileri yoga uzmanlık programları ve kamplar düzenliyor. 2021’de bu mesleğini stüdyo sahipliğine dönüştürmüştür. Kadıköy, Moda’da kurulan, Yoga ve Ayurveda merkezi Goa Yoga’nın kurucu ortağıdır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale