X

Yogiler için bir test: Eğitmenlik eğitimi almalı mıyım?

‘Yogada öğrenciden çok yoga eğitmeni var’

Bu cümlenin, geçtiğimiz birkaç yıl içinde Türkiye’de yogaya olan ilginin oldukça artması ile beraber, özellikle sosyal medya üzerinde sıklıkla karşımıza çıktığını söylesek yanlış olmayacaktır. Kimimiz, bir süredir devam ettirdiğimiz yoga pratiğimizi bir adım ileriye taşımak, kimimiz gerçekten bu işi bir meslek olarak görüp ilerleyebilmek, kimimiz sadece çok popüler olduğu ya da en yakın arkadaşımız katıldığı için, kimimiz ise ‘e madem yoga yapıyorum, bari sertifikam olsun’ diyerek yola çıkmış olabiliriz.  

Benim eğitmenlik eğitimi almamın ilk cümlesi ise ‘yapıyorum da neyi ne kadar doğru yapıyorum ve bu işin arkasındaki felsefe ne?’ soruları ile ortaya çıkmıştı. Öyle ya da böyle, sebep ne olursa olsun, bir şekilde yolu yoga ile kesişmiş, pratiğin bedensel ve zihinsel keyfini almış birinin eninde sonunda yolu bir eğitmenlik eğitimine düşüyor. Ayrıca her an bir çok sayıda yoga eğitmenlik eğitimi bulabilmek de mümkün. Peki yoga eğitmenlik eğitimi aslında tam olarak ne ya da sana ne kadar uygun olduğunu bulmak istiyorsan, hadi aşağıdaki teste bir göz at!

Çıkan sonuç ne olursa olsun, senin için yoga ne anlam ifade ederse etsin, tabi ki bu kararın doğruluğunu en iyi sen biliyorsun.

Sonuç:

  • Tam sana göre çıkmışsa, muhtemelen önümüzdeki dönemde kendini bir eğitmenlik eğitiminin içinde bulacaksın J
  • Eğer biraz daha düşünebilirsin çıktıysa, iç güdülerini ve senin için yogayı hayatının neresine ve nasıl konumlandırdığını düşünmekle işe başlayabilirsin.
  • Şu an bu eğitim senin için ideal olmayabilir çıktıysa,  yine belki yolun çok başında olduğunu fark edebilir ve yoga pratiğini biraz daha arttırdığında sana nasıl hissettirdiğini ve hayatının neresinde, nasıl ve ne kadar olmasını istediğini düşünüp bir süre daha pratiğine devam edebilirsin.

Keyifli yogalar dilerim!

 

İlginizi çekebilir: Senin meditasyonun hangisi: Bilmeniz gereken 8 farklı meditasyon yöntemi

Fulya Ates: 2012 yılında İTÜ Mimarlık Bölümünü bitirdi. 2014 yılında İTÜ Mimari Tasarım Master derecesini aldı. 2012 yılından bu yana çeşitli ulusal ve uluslararası mimari yarışmalarda ödüller aldı. Mimarlık mesleğini pratik ederken hayatına bir hobi olarak kattığı yoga ve meditasyon çalışmalarını yoga eğitmenlik eğitimi alarak ileri bir boyuta taşıdı. Şimdi mimarlık mesleğinin yanı sıra, kişiye özel ve grup yoga dersleri vererek, beden üzerinden yeni bir mimarlık inşa etmeye ve araştırmaya devam ediyor. Bilginin paylaştıkça çoğaldığına inanarak, www.cevikmaymun.com adresi üzerinden yoga ile ilgili edindiği tüm deneyimleri paylaşıyor. Daimi öğrenci kalabilmek, sürekli öğrenmek en büyük tutkusu.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale