X

Yogaya ne giyilir, ne giyilmez?

Yogaya yeni başlayanlar ne giyeceğini merak edenler, bu konuda titizlenenler için detaylı bir tarif yapmak isterim.

Neden bol eşofman değil de tayt?

Aslında her sporda olduğu gibi yoganın da tekniği var. Yogada en çok kullanılan teknik terimlerden biri “alignment” yani hizalama. Bacaklarının duruşunu tam olarak görmen ve en önemlisi hocanın da görüp sana rehberlik yapabilmesi için vücuda oturan bir giysi önemli. Buna iki terim daha ekleyeyim; “engagement” ve “integration”. Türkçe çevirileri tam anlamlarını yansıtmadığı ve havada kaldığı için bu terimler açayım. Engagement; kasını duruş esnasında fark etmen ve aktif hale getirmen diyebiliriz. Integration genelde eklemler için kullanılıyor. Yogada eklemlerle ilgili farkındalık önemli. Yoga akışları süresince, vücut ağırlığını kullanarak çalıştığımız için, bu ağırlığın eklem değil, kas tarafından taşınıyor olması önemli.  Tüm bu açıklamaların sonucunda şuna geleceğim; vücut ağırlığı eklemde mi, yoksa kaslar doğru bölgelerde aktifleştirilmiş mi gibi konuları hocanın görmesi önemli. O nedenle vücudu saran, oturan kıyafetler bizim yoga sırasında faydamıza.

Taytın esneğini ve dikişleri rahat olanını seçin

Yogada bacaklar ve kalçalar çok esnetilir. Bu esnada hareketinizi kısıtlamayan, esnemesi iyi olan bir tayt tercih etmenizde fayda var. Benim dikkat ettiğim, dikişleri esnediğinde rahatsız etmeyen, patlamayan kalitede ürünler. Ayrıca kumaşının içinde %20 Lycra kullanıldığına emin oluyorum. Dört tarafa esniyor olması önemli. Ve tabi diz izi yapmayacak, formunu kaybetmeyen ürünler tercih ediyorum.

T-shirt konusu

Yaygın olarak bilinenin aksine, çoğu yoga akışında vücut çok aktiftir ve oldukça ter dökülür. Etkili bir dersin 90 dakika sürdüğünü düşünelim. Zaten en fazla ilk yarım saatinden sonra geçen bölümde vücut ısınmış olur. Bu sırada t-shirtlerimizin, çabuk kuruyan, ıslaklığı üzerinde barındırmayan bir materyalden yapıldığına dikkat etmek gerek. Yoga stüdyoları genelde sıcak olur. Pratik ilerledikçe odadaki sıcaklık da artar. T-shirtünüz rahatsız edebilir, bol ve nemli olduğu için vücudunuza yapışabilir, hareketiniz sırasında kafanızın t-shirte gitmesine sebep olabilir. Bu nedenle bol, kurumayan t-shirtler tercih etmeyin.

Onun yerine üzerimize oturan, içinde rahat hareket ettiğimiz, tank toplar en iyisi!

Evet, tank top olarak geçen ürünler, atletin vücuda oturan versiyonları diyebiliriz. Çabuk kuruyan kumaştan olan, iç kısmında göğüs desteği bulunan, içinde rahat hareket ettiğiniz bir tank top tercih edebilirsiniz.

Ya da bralette veya bra top

Benim tercihim genelde t-shirt içine bra top veya bralette oluyor. Spor için üretilmiş, tek başına giyildiğinde sutyen gibi durmayan, şık ve tutuculuğu yüksek bir sporcu büstiyerini tercih ediyorum. Karnımın, göbeğimin nasıl göründüğüne bakmadan, çok sıcakladığımda t-shirtümü çıkarıp, tüm pratiğimi taytım ve bra topımla yapabiliyorum. Ben rahat ediyorum. Edemeyecekler için yukarıdaki tank top seçeneğini öneriyorum.

Yoga öncesi / sonrası sweatshirtler

Yogaya başlamadan önce, bir önceki dersin sıcaklığı geçsin diye odayı havalandırırlar. Bu durumda siz ilk başta soğuk bir stüdyoya girebilirsiniz. Bu sırada üzerinizde bir şey olmasında fayda var. Vücut ısınana kadar üzerinizde bir sweatshirt olması sizi rahatlatacaktır. Pratiğiniz bittiğinde ise, savasana, dinlenme pozunda ısınan vücudu üşütmemek için üzerinize sweatshirtünüzü tekrar giyebilirsiniz. Ya da stüdyodaki battaniyelerden üzerinize örtebilirsiniz. Yoga stüdyolarında battaniyeler hep vardır.

Umarım yogaya ne giyilir sorusuyla ilgili faydalı bir cevap oluşturabilmişimdir.

Sevgilerimle.

Yasemin Örs: Bir yoga hayranıyım. Günlük hayatımın önemli bir parçası yoga. Kuvvet, esneklik, denge getiriyor ve felsefi olarak çizdiği yollar bana beni öğretiyor. Çocukluğumdan beri sporcuyum ama yogayla tanışmamla birlikte, hayatımda önemli değişiklikler oldu diyebilirim. Birkaç arkadaş Türkiye'nin en aktif STK'larından birini kurduk. Takibinde kendi spor kıyafeti markamı yaratmaya başladım, kurumsal hayatı tamamen bıraktım ve kendisi için 7/24 çalışan biri haline geldim. İnsanın tüm duygularını özgürce ifade etmesi, 100% kendisi olabilmesi, ona hayalinin ötesinde bir güç veriyor. Tüm yaptığım işlerde, kurduğum ilişkilerde buna dikkat ediyorum. O yüzden hep güzel insanlarla karşılaştığıma inanıyorum. Uplifers ekibi de buna en güzel örneklerden biri :)

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale