X

Yoga yapmak migrene neden iyi gelir?

Migren; bulantı, kusma, ışığa, sese ve kokuya aşırı hassasiyet ile seyreden ve genellikle tek taraflı başlayıp günlük yaşamı olumsuz yönde etkileyen şiddetli baş ağrılarıdır. Migren hastalarında çoğunlukla artmış bir stres yanıtı ve buna bağlı sempatik sistemin aşırı çalışması söz konusudur. Hem anlık stresler hem de süregelen kronik stresler migren ataklarını tetikleyebilir veya daha ağır seyretmesine neden olabilir. Uyku problemleri, özellikle uykusuzluk, migren ataklarını artırabilir. Boyun problemi olan hastalar ve boyun ağrısı olanlarda migren görülme sıklığı artar. Kilo almak ve fazla kilolar migren ataklarını sıklaştırabilir, ağrıları artırabilir. Migren hastalarının çoğunun serotonin metabolizmasında problemler vardır. Migren genellikle tek başına bulunmaz; sıklıkla beraberinde fibromiyalji, irritabl bağırsak sendromu, kronik yorgunluk sendromu ve tansiyon problemleri görülür.

Yoga migrene nasıl iyi gelir?
  • Endorfin düzeylerini yükselterek
  • Serotonin ve dopamin düzeylerini artırarak
  • Esnek düşünmeyi artırarak
  • Vücut esnekliğini artırarak
  • Kas gücünü artırarak
  • Denge duyusunu geliştirerek
  • Solunum kapasitesini artırarak
  • Dayanıklılığı artırarak
  • Kalp hızı değişkenliğini artırarak
  • Sempatik sistem baskınlığını azaltarak
  • Parasempatik aktiviteyi artırarak
  • Kan basıncını azaltarak
  • Bağışıklık sistemini güçlendirerek
  • İnsülin direncini azaltarak
  • Kronik enflamasyonu azaltarak
  • Kilo vermeye yardımcı olarak
  • Uykusuzluğa iyi gelerek
  • Uyku kalitesini artırarak
Yoga asanları ile beraber yapılan meditasyon ve nefes çalışmalarına ek olarak
  • Depresyon bulgularında azalma,
  • Anksiyete düzeylerinde azalma,
  • Melatonin düzeylerinde artış,
  • Kızgınlık ve öfke düzeylerinde azalma,
  • Beyinde artmış teta dalgası aktivitesi sağlar.

8 ile 12 hafta düzenli yoga ve meditasyon yapan hastaların
  • Ağrı sıklığında azalma,
  • Ağrı şiddetinde azalma,
  • Ağrı ile birlikte görülen bulgularda azalma,
  • Kullanılan ağrı kesici miktarı ve sıklığında azalma,
  • Günlük yaşam kalitesinde artış,
  • İyilik halinde artış,
  • Yorgunluk hissinde azalma,
  • Negatif duygulanımda azalma görülmüştür.

Daha önce hiç yoga yapmadıysanız (veya 1-2 ders yaptıysanız) önce başlangıç düzeyi derslere girin. Güçlendikçe, vücudunuz ve beyniniz hareketlere adapte oldukça yavaş yavaş hareketlerin güçlük düzeyini artırın. Sık sık baş ve boyun ağrısı çekiyorsanız yogatreapi derslerine girin. İmkanınız varsa temel yoga dersleri ile birlikte yin yoga ve restoratif yoga derslerine de girin. Hem bedeninizi zorlamamış hem de esnekliğinizi artırarak güçlenmiş olursunuz.

Atak başlangıcında veya atak sırasında
  • Başın kalbin altında kaldığı ters duruşlardan,
  • Karın içi basıncını artıran ileri çevrilmeli pozlardan,
  • Karın içi basıncını artıran çömelmeli pozlardan kaçının.
  • Daha az efor gerektiren yogaterapi, yin yoga ve/veya restoratif yoga yapın.

Çok şiddetli ataklarda karanlık bir yerde sırt üstü onarıcı dinlenme pozunda yatın: Sırt üstü yatın, ayak tabanlarını  kalçaların önünde yere koyun (bacaklar ters v şeklinde olsun), elleri yanlara açın, gözleri kapatın. Bu sırada başınıza soğuk bez/buz koyarsanız ağrıya iyi gelir. Yattığınız süre içerisinde ellerinizin ısındığını/vücudunuzdan daha sıcak olduğunu düşünün ve ısıtmaya çalışın. Bu beyindeki kan akımını etkileyerek ağrıya iyi gelir. 20 dakika onarıcı dinlenme pozunda kaldıktan sonra ağrınız azalmamış veya geçmemişse (ve uykuya dalamamışsanız) aküpresyon yapabilirsiniz: Ters elinizle elinizin baş parmağı ve işaret parmağı arasındaki etli bölgeyi sıkıştırıp bakın, bunu bir kaç kez tekrar edin. Bir diğer aküpresyon noktası her iki kaşınızın başladığı noktalardır, bu noktalara bir kaç kez basın ve bırakın. Ayrıca şakaklarınıza masaj yapmak (veya yaptırmak) ağrıya iyi gelir.

Daha fazla bilgi için “Beynini Doğru Besle” kitabımı okuyabilir, bana Instagram hesabım veya web sitemden ulaşabilirsiniz.  

 

İlginizi çekebilir: Kendiniz ve kendi iyiliğiniz için yapabileceğiniz bir eylem: Affetmek

Dr. Banu Taşçı Fresko: Dr. Banu Taşcı Fresko, 1969 senesinde İstanbul’da doğmuştur. İstanbul Tıp Fakültesi’ni 1992 senesinde bitirmiş, ihtisasını İstanbul Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı’nda 1997 senesinde tamamlayıp Nöroloji Uzmanı olmuştur. Birçok özel hastanede çalıştıktan sonra şimdi çalışmalarını muayenehanesinde sürdürmektedir. Uzun yıllar kronik ağrılardan mustarip olduğu için, hastalara yol gösterecek, hayatlarını kolaylaştıracak bir kılavuz yazmak istemiştir. Ekim 2017de ‘Beynini Doğru Besle’ isimli kitabı çıkmış, kitapta migren ve fibromiyalji ağrılarıyla nasıl başa çıkılacağını, beslenmenin önemini ve tüm kronik hastalıklarda yoganın iyileştirici etkisinden bahsetmiştir. 2017 senesinde Arzu Rezzan Sunam ve Yelina Tayfur’dan Temel Yoga Hocalık Eğitimi ve Banu Çadırcı’dan 100 saat yoga terapi ve yoga anatomi eğitimi almıştır. Aynı zamanda Ahmet Güllü ve Vedat Örs atölyelerinde eğitim almış, profesyonel bir ressamdır, bu güne kadar 7 kişisel sergi açmıştır. Bugünlerde bir yandan Mayıs 2018’deki sergisine hazırlanmaktadır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale