X

Yoga ile stres yönetimi: Beden – akıl – nefes döngünüzü değiştirin

Yoga ile stres yönetimi

Stres, çağımızın karşı konulamaz olduğu kadar en ‘’elle tutulamaz’’ problemlerinden biri.

Hergün bize gerilim veya negatif hisler yükleyen birçok olay ile karşı karşıya kalıyoruz.

Örneğin; trafikte saatler harcayabiliyoruz, bir toplantıya yetiştiremediğimiz sunumlar için endişe duyuyoruz, çocuklarımız okuldan dönerken başlarına birşey gelip gelmediği konusunda korkuyoruz veya çok daha basit fakat yine de aklımızı zorlayan, bugün hangi yemeği pişirmeliyim gibi daha pek çok konu; aslında ‘’sıradan’’ diye nitelendirebileceğimiz, günlük yaşantımızın olmazsa olmazlarından.

Fakat burada saydığımız ve sayamadığımız pek çok sorunun bedenimize yüklü miktarda gerilim olarak geri döndüğünü ve bizi içten içe kemiren stres toplarına dönüştüğünün ne kadar farkındayız? 

Yoga, akıl ve beden arasındaki bu ilişkinin yüzyıllar önce detayları ile irdelendiği, en eski disiplinlerden biri. Yoga felsefesine göre aklımız ne kadar endişe, korku veya kaygı gibi negatif duygular ile yüklenmiş durumda ise, bedenimiz de o derece aklımızın bu karışıklığından etkileniyor ve paralel olarak ‘’gerilmiş’’ bir oluşu benimsiyor. Bedenin bu gerilimi nefese yansıyor ve nefes kapasitemizin çok azını kullanabilir hale geliyoruz. Sonuçta aklımızda başlayan tüm karışıklıkların bedenimizde ve dolayısı ile nefesimizde bir yansıması oluyor.

Peki, yoga disiplini bize bu konuda nasıl yardımcı olabilir?

Yoga, bir disiplin olarak aklın sakinleşmesinin sağlanmasını hedeflemektedir. Bu sürecin en önemli basamaklarından biri, bedenin sakinleşmesi ve yeterince gevşetilmesidir.

Yoga seanslarında özellikle izlenmekte olan vücudu esnetme, kasma ve gevşetme egzersizleri ile birikmiş gerginlik  boşaltılır. Eş zamanlı olarak seans boyunca zihnin dış dünya ile olan ilişkisi minimuma indirilerek odaklanma da sağlanmış olur. Seanslar esnasında yapılan yoga duruşları ise, özellikle nefesin ayarlanması, yavaşlatılması ve derinleştirilmesi için metodik uygulamalardır. Bu yüzden, yoga felsefesi bu 3 önemli etkenin birbirini izlediğini kabul etmektedir; akıl sakinleşirse beden sakinleşir ve beden sakinleşirse nefes sakinleşir. Bu döngü böylece toplam bir stres yönetim yöntemine dönüşebilmektedir.

 Eğer sizler de stres beni ele geçirdi, gerginliğimi bir türlü atamıyorum diyorsanız tavsiyemiz, en yakın Yoga merkezinde, özellikle Yoga ve nefes seanslarını denemeniz.

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız. 

Pınar Özeken (Ulus): 2007 yılında Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü ile Kimya bölümlerini bitirdi. Aynı üniversitede Biyomedikal Mühendisliği ve İspanya Pompeu Fabra üniversitesinde master derecelerini aldı. Özellikle 2011’den bu yana moda ile ilgili çalışmalara ağırlık verdi ve hala moda üzerine yazı dizileri, farklı moda kaynaklarında yayınlanmaktadır. Yoga eğitmeni olma yolunda ilerleyen Pınar, bir Arjantin Tango aşığı. Gerçek tutkularından bir diğeri ise seyahat etmek."Dünya üzerinde ayak basılmadık toprak kalmasın" mottosu ile dünyayı dolaşmaya devam ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale