X

Yoga ile ön yargılardan arınmış bir ‘’siz’’ yaratmak için öneriler

Gün boyunca ofisimizde çalışırken, bir toplantıdayken veya koridorda yürürken ne çok düşünce aklımızdan geçer. Bunlarda çoğu ise etkileşim halinde olduğumuz insanlar ve olaylar hakkındadır. Örneğin, yanımızdan geçen iş arkadaşımızın rüküş olduğunu düşünebiliriz veya bir toplantı esnasında savunduğumuz fikrin tersini savunan iş arkadaşımıza o anda öfke duyabiliriz. Yani her an dış dünyamızı iç dünyamıza göre yorumluyor ve algılıyor oluruz.

Her an dış dünyamızı iç dünyamıza göre yorumluyor ve algılıyor oluruz.

İşte bu noktada ‘’ön’’yargı dediğimiz, aslında durumların veya kişilerin gerçek koşullarını tamamıyla değerlendirmeden, ‘’kendi’’ benliğimiz, tecrübemiz ve bilgimiz dahilinde ‘’ön’’ yorumlar ile bazı sonuç ilişkileri kurarız. Bu ön yargılar, bizim gerçekliğimiz oluverir, örnekte olduğu gibi toplantıda ters düştüğümüz arkadaşımız için kişisel bir çıkar veya tezat yönelmesi olduğunu düşünebiliriz, veya rüküş bulduğumuz iş arkadaşımıza karşı daha kaba davranabiliriz.

Peki ön yargılar bizi nereye sürükler? Öyle bir dünya yaratabiliriz ki kafamızda, belki herkes bize düşmandır, kimse bizimle vakit geçirmek istemiyordur veya kimse bizi anlayamıyordur. Asıl soru bu noktada geliyor, eğer ön yargılar bizi bu kadar negatif etkileyebiliyor ise, sadece iş hayatımda değil tüm hayatımda ön yargılarımdan arınmak için ne yapmalıyım?

Sadece ‘’bir’’ olmayı düşündüğünüzde, bulunduğunuz koşul ve karşılaştığınız kişilere olan algınız da değişecektir.

‘’Bütünlük’’ ve ‘’bir olma’’ temeline kurulmuş yoga felsefesi ile ön yargılarınızdan bağımsızlaşmanız için önerebileceğim bazı ipuçları:

 Karşınıza çıkan her koşul, her durum ve her kişi ile ‘’bir’’ olduğunuzu hatırlayın

Önyargınız ‘’algıdır’’, algınızı mağdur edilmek, mağdur etmek, ötekileştirmek, etken ve edilgenlik zıtlıklarından kurtardığınızda ve sadece ‘’bir’’ olmayı düşündüğünüzde, bulunduğunuz koşul ve karşılaştığınız kişilere olan algınız da değişecektir.

Karşınıza çıkan her koşul, her durum ve her kişi dışarıdadır, asıl ‘’denge’’ içinizdedir

Düşünceleriniz dünyanızı oluşturur, iş hayatınızda karşılaştığınız her olayda ‘’çok’’ üzülmek veya ‘’çok’’ sevinmek gibi zıt uçlardan uzaklaşarak sadece ‘’denge’’de kalmaya odaklanın. İç dünyanızda dengenizi koruduğunuzda dış dünyanıza da bu denge yansıyacaktır. Ön yargılarınızın iç dünyanızda oluşturacağı kutuplaşmalardan bağımsız hale gelmeniz, öncelikle iç dengenizi bulmanız ile gerçekleşecektir.

Ön yargılarınızın iç dünyanızda oluşturacağı kutuplaşmalardan bağımsız hale gelmeniz, öncelikle iç dengenizi bulmanız ile gerçekleşecektir.

Karşınıza çıkan her koşul, her durum ve her kişi ‘’karmanızdır’’, olumsuz – olumlu yoktur

Ön yargılarımız hayatta başımıza gelen her olayı ve karşılaştığımız insanları bile sınıflamamıza, olumlu veya olumsuz gibi kategorilere ayırmamıza yol açar. Yoga felsefesine göre yaşamımız bir karma devamlılığındadır, buna göre karşımıza çıkan her olay veya durum sadece bize öğretmek, geliştirmek ve devam etmemize yardımcı olmak için gerçekleşiyordur. Karma anlayışına göre ön yargılarımızın bizde oluşturduğu -ve hatta egoya dayalı- çaresiz kalmak, üstün gelmek veya kazanmak gibi algılarımızı bir yana bırakmamız ve çok daha ön yargısız bir bakış açısı kazanmamızla mümkündür.

Pınar Özeken (Ulus): 2007 yılında Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü ile Kimya bölümlerini bitirdi. Aynı üniversitede Biyomedikal Mühendisliği ve İspanya Pompeu Fabra üniversitesinde master derecelerini aldı. Özellikle 2011’den bu yana moda ile ilgili çalışmalara ağırlık verdi ve hala moda üzerine yazı dizileri, farklı moda kaynaklarında yayınlanmaktadır. Yoga eğitmeni olma yolunda ilerleyen Pınar, bir Arjantin Tango aşığı. Gerçek tutkularından bir diğeri ise seyahat etmek."Dünya üzerinde ayak basılmadık toprak kalmasın" mottosu ile dünyayı dolaşmaya devam ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale