X

Yılın o zamanı geldi: Eylül

Ve Eylül…

Eylül, hasat zamanıdır. Geçen bir yılın mahsullerini topladığımız, bereketine şükrettiğimiz ve önümüzdeki dönem için yeni planlar yaptığımız yılın “o” zamanıdır.

Eylül, eve dönüştür. Eğitim-öğretim yılı başlar. Adeta okulların açılması herkesin işine gücüne daha sıkı sarılmaya başlamasını da salık verir. Tatiller geride kalmıştır. Yazın sıcağının getirdiği rehavet, yavaş da olsa serinleyen hava sayesinde kaybolmaya başlar. Şimdi çalışma zamanıdır.

Hasat yaptığımızda elimizdeki ürünlere de şöyle bir bakma zamanıdır. Neyi sulayıp büyütmüşüz, neyi ilgisiz bırakıp kurutmuşuz? Yeni attığımız tohumlar hangi meyveleri vermiş? Seneye bugün baktığımızda elimizde yine bunlar mı olsun istiyoruz, yoksa başka hayallerimiz mi var? Bunların hepsini tek tek gözden geçirme zamanıdır Eylül. Elimizdekilerle ne yapacağımıza karar verme zamanıdır. Bazen neye sahip olup, neye sahip olmadığımıza o kadar odaklanırız ki, sahip olduklarımızla ne yaptığımıza bakmayı atlarız. Halbuki yaptığımız seçimler bütün farkı yaratır.

Eylül, bitişlerin ve başlangıçların kesiştiği bir yerdir aslında. Hayat da tam olarak böyledir. Sürekli bir devinim içinde, yeniliklere yer açılması için bazı eskilerin gitmesi gerekir. Her bitiş ve her başlangıç gereklidir.

Eylül, renklidir. Doğanın her rengine şahit olduğumuz adeta o büyülü dönem başlar. Yeşillerin yanına, sarılar, kırmızılar tüm ihtişamıyla eklenir. Doğa bize her rengin ne kadar değerli olduğunu bir kez daha gösterir. Ve hatta yenilenmenin başlaması için gereken bitişlerin olduğu bir dönemin, sanılanın aksine sıkıcı ve silik değil de renkli ve ihtişamlı olabileceğini hatırlatır bizlere.

Eylül ekinoksuyla mevsim geçişini de hissederiz. Sonbahar ekinoksunda gün ve gece eşitlenir. 23 Eylül, Kuzey Yarım Küre’de sonbaharın, güney yarım kürede ise ilkbaharın başlangıcı olarak kabul edilir. Bu da dünya üstünde aslında her şeyin eş zamanlı var olduğunun bir kanıtıdır. Bir yerlerde gün uzar, bir yerlerde gece. Bizler ise nerede durduğumuza göre farklı deneyimler yaşarız. Yani hayatta her şeyin başka türlüsü mümkündür, bazen yapılması gereken tek şey yer değiştirmektir.

Yani hareket gerekir ve Eylül, aynı zamanda harekettir. “Yapan” olmanın gücüne inanırım ben. “İsteyen” olmak, “söyleyen” olmak, hatta “bilen” olmak bile insanı bir yere götürmez. Manzaranız biraz değişince yol aldığınızı sanırsınız ama aslında bir yere gitmezsiniz. 

Ne zaman ki, bir şeyleri yapmaya başlarız, bir şeylere yön veririz, bir şeyleri değiştiririz, işte o zaman yol alırız. Yeni yollara çıktığımız, kendimize daha çok yakınlaştığımız ve bereketi bol bir Eylül olsun.

İlginizi çekebilir: İçerik üretmek ya da üretmemek, bütün mesele bu mu?

Ceyda Tepret: İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Mühendisliği bölümü mezunudur. Koç Üniversitesi’nde MBA eğitimi alıp, Madrid’deki IE Business School’da International MBA programında eğitimini tamamlamıştır. Pazarlama alanında bir kariyer tercih etmiştir ve bu alandaki çalışmalarına devam etmektedir. İnsan davranışları ve psikolojiye duyduğu ilgi onu koçluk eğitimi almaya yöneltmiştir. ICF sertifikalı profesyonel bir koç olarak, danışanlarına kendi yolculuklarında destek vermektedir. Pazarlama profesyoneli kimliğiyle marka hikayelerinin, profesyonel koç kimliğiyle de insan hikayelerinin peşindedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale