Yetersizlik hissi nedir, aşmak için neler yapılabilir?

Yetersizlik hissi herkesin hayatının bir döneminde yaşadığı bir durumdur. Fakat bu his ve beraberinde gelen öz saygı eksikliği, kendini beceriksiz ve güçsüz hissetme, hatta utanç duygusu kişinin ilişkilerini sürdürmesine, okulda veya işte başarı elde etmesine ve mutlu ve huzurlu hissetmesine engel oluyorsa altında yatan nedenlerin etraflıca araştırılması gerekir.

İlginizi çekebilir: Hayatta değiştiremeyeceğiniz şeyleri kabullenerek endişelerinizden arının

Yetersizlik hissinin nedenleri

İhmal edilen bir çocukluk geçirmesinden iş yerinde yaşadığı tacize kadar birçok olay bireyin kendini yetersiz hissetmesine neden olabilir. Öte yandan yetersizlik hissi, sıklıkla çocukluk deneyimleriyle ilişkilidir. Ebeveynlerin fazla eleştirel olması, akran zorbalığı, otorite figürler tarafından utandırılma gibi nedenler olumsuz etkenler arasında yer alırken; olumlu ve zorlayıcı deneyimlerde bulunmamak da kendi başına, çocuğun ileride yeterlilik hissetmemesine neden olabilir. Ayrıca depresyon, kaygı, ilişki bağımlılığı ve travma sonrası stres gibi psikolojik sorunlar da yetersizlik hissinin kaynağı olabilir.

Yetişkinlik döneminde ise iş yerinde taciz veya rahatsız edilme bireyin öz güvenine zarar verip kendi değerinden ve yeteneklerinden şüphe duymasına yol açabilir. Aynı zamanda ebeveynlik de kişiye, çocuklarının aynı anda hem finansal, hem duygusal, hem de fiziksel ihtiyaçlarını karşılama gereği hissettirdiğinden bu konuda etken rol oynayabilir. Çocukluk döneminde kendini yetersiz hissettirecek deneyimler yaşamış olan bir ebeveyn, kendine gerçekçi olmayan hedefler koyabilir ve bunları gerçekleştiremediğinde yetersizlik hissi daha da pekişebilir.

yetersizlik
Çocukluk döneminde kendini yetersiz hissettirecek deneyimler yaşamış olan bir ebeveyn, kendine gerçekçi olmayan hedefler koyabilir ve bunları gerçekleştiremediğinde yetersizlik hissi daha da pekişebilir.

Toplumun büyük kesimi tarafından başarılması imkansız olan güzellik, güç, ün ve zenginlik standartlarına yer veren medya başta olmak üzere, yaygın kültür tarafından yayılan mesajlar da yetersizlik hissinin nedenleri arasında. Diğer insanların mutlu, başarılı, güçlü ve iyi olduğunu görmek kendimizi başkalarıyla kıyaslamamıza neden olsa da, aslında başka insanların hayatlarında neler olup bittiğine dair gerçek bir fikre sahip değiliz. Ayrıca kendi güçlü ve başarılı taraflarımızı dikkate almamaya meyilli olduğumuz için de, bu tür karşılaştırmalar bize zarar verebilir.

İlginizi çekebilir: Sosyal medyanın sizin üzerinizdeki 5 etkisi ve bunlardan kurtulma yolları

Belirtiler ve işaretler

Yetersizlik hissi yaşamak, insanların kendileri hakkında birçok açıdan olumsuz düşüncelere sahip olmasına ve diğer insanların da onları aynı şekilde gördüğünü düşünmesine neden olur. Bazı insanlar -çoğu zaman farkında olmadan- partnerlerinin bu boşluğu doldurması veya ilişkide olmanın kendilerini yeterli hissettirmesi beklentisiyle ilişkiye başlarlar. Ne var ki yetersizlik hissi bir ilişkideyken daha da büyüyebilir. Bunun nedeni, kişinin partnerinin onu kendisinin yargıladığı gibi yargılamasından şüphelenmesidir. Nitekim yeterlilik ve öz saygı hislerinin kazanımı başkaları tarafından sağlanamayan kişisel bir süreçtir. 

Bireyler, yaşadıkları yetersizlik hissini farklı yollarla başkalarından saklamaya çalışabilir. Bunlar arasında kendini sosyal bağlamda soyutlamak, çok fazla para harcamak veya çok yemek gibi bazı dürtüler geliştirmek, kendi yetersizlik hissini başkaları üzerinden değerlendirmek ve yetersizlik hissi kendilerini güçsüz hissettirdiğinde çevreyi ve başkalarını kontrol etmek gibi durumlar vardır. Sözgelimi partnerine kötü davranan bireyler, bunu, yaşadıkları yetersizlik hissi onları ilişkide yaşanan kişisel veya karşılıklı zorluklarda partnerlerini suçlamaya ittiği için yapıyor olabilirler. Bir başka deyişle bu durumda, yetersizlik hissi yaşayan kişi, partnerine kötü davranmayı bir güç şekli olarak görüp uygulayabilir.

Yetersizlik hissi yaşayan insanlar aynı zamanda aşağıdaki durumlara da sahip olabilir:

  • Özellikle performansa bağlı durumlarda kaygı,
  • Fazla hassasiyet ve öz eleştiri,
  • Başkaları tarafından gösterilen şefkate güvenme ve onu kabul etmede isteksizlik,
  • Düşük özsaygı,
  • Reddedilme korkusu,
  • Övgü kabul edememe,
  • Güçsüzlük hissi,
  • Akran baskısına yenilme veya uyma eğilimi.

    yetersizlik hissi
    Bireyler, yaşadıkları yetersizlik hissini farklı yollarla başkalarından saklamaya çalışabilir.

Yetersizlik hissini aşmak için yapılabilecekler

Yukarıda bahsettiğimiz nedenleri, ya da belirtileri kendinizde fark ediyorsanız yetersizlik hissi yaşıyor olabilirsiniz. Fakat unutmayın ki, bunu kalıcı bir durum olmaktan çıkaracak olan da sizsiniz. Bu tür olumsuz hisleri ortadan kaldırmak, kişisel bir süreçtir. Aşağıda bu konuda atılabilecek bazı adımları bulabilirsiniz:

  • Yeterli olduğunuzu hatırlayın

Basit ama elzem bir adım. Kendinize kimin onayına ihtiyaç duyduğunuzu sorun. Unutmayın, kimseyi etkilemek zorunda değilsiniz. Dışarıdan aldığınız onayın size ne kazandırdığını düşünün. Diğer insanların sizin havalı olduğunuzu düşünmesi gerçekten önemli mi? Kendi hayatınızı başkalarının onaylayacağı şekilde yaşamak gerçekten mantıklı bir fikir mi?

Eğer kendi doğrularınızla ve kendi ruhunuzun size seslendiği şekilde yaşamıyorsanız, günün sonunda kendinizi başarısız ve yetersiz hissedersiniz.

Bunun yerine kendinize şunu hatırlatın: İhtiyacınız olan her şey sizde zaten var. Dışarıdaki gürültüden kurtulup kendi özgün güzelliğinize odaklanın. Bu konuda “Bunu bir nedeni olduğu için mi, yoksa başkalarından alkış almak için mi yapıyorum,” gibi bir soru size yardımcı olacaktır.

  • Mükemmellik bir yanılsamadır

Mükemmellik diye bir şey yok. Dünyaya mükemmel olmak için gelmedik. Ve doğaları gereği insanlar hata yapar.

Herkes iyi ve kötü günler yaşar. Ayrıca bir kişinin mükemmellik tanımı, diğerininkinden tamamen farklı olabilir. Bu yüzden mükemmellik arayışı içinde olmanın aslında kuruntulu bir arayış olduğunu söyleyebiliriz.

  • Gerçeklikte sevgi ve neşe vardır

Kendimize gerçekçi ve kırılgan olma izni vermek her zaman kolay değil. Ancak gerçek kimliğimizi sakladığımız bir hayat yaşamak çok daha acı verici olabilir.

Kendi gerçeğinizi yaşamak, kendinizi tüm yönlerinizle kabul etmeniz anlamına gelir. Aslında hayatın anlamı da bunda gizlidir. Oluruna bırakarak hayatınızdaki sınırsız mutluluk potansiyelini açığa çıkarın.

Dünyadaki varlığımız, her şeyi mükemmel şekilde yapma sanrılarına kapılmak için çok kısa. Kusurlarınıza sarılın, özgünlüğünüzün kıymetini bilin ve kırılganlığınıza bir şans verin. Bu şekilde özgürlüğünüzü de keşfedecek ve onun tadını çıkaracaksınız.

İlginizi çekebilir: Mükemmeliyetçiliğin hayatınızı paralize etmesini azaltmanın 6 yolu

Kaynak: 

goodtherapy.org

tinybuddha.com