X

Yeterince protein almadığınızı gösteren 10 belirti

Birçoğumuz protein tüketimi konusunda birçok yanlış yapıyoruz. Bazılarımız da yeterince protein alamıyoruz. Bazılarımız da “ne kadar çok protein, o kadar iyi” diye düşünüp 30 gramlık protein barlarından ağzımıza atıyoruz, bir de protein tozu karışımlarından içiyoruz. Aslında her ikisi de doğru bir yaklaşım değil. Herkesin boyuna ve ağırlığına göre değişen bir protein alım sınırı var. Kişiden kişiye değişmekle birlikte birçok insan bir öğünde 30-42 gram protein sindirebiliyor. Bundan daha fazla protein aldığımızda ise vücudumuz maalesef bu fazladan alınan proteini kas yapımı veya onarımı için kullanamıyor. Bu yüzden fazladan alınan protein, yağ olarak depolanıyor.

Yeteri kadar protein alınmadığında, vücut proteini kas yapımı olarak kullanmak yerine enerji için kullanıyor.

Doğru ölçüde protein almak aktivite düzeyi, yaş, kas kütlesi, sağlık durumu gibi pek çok faktöre göre değişiklik gösterebiliyor. Bu yüzden doğru ölçüyü kestirebilmek çok kolay olmayabiliyor. Fazla protein alımında, vücudun absorbe edemediği proteinin yağ olarak depolandığını biliyoruz. Peki vücudumuzun ihtiyacından daha az protein aldığımızda neler oluyor? İşte protein eksikliğinin yan etkilerinden bazıları:

1. Kilo kaybı

Protein eksikliğinin iki türü bulunuyor. Kwashiorkor denilen ilk türü, yeterli kalori alıp çok az protein alındığı zaman ortaya çıkıyor. Maramus denilen ikinci türü ise hem kalori seviyesi hem de protein tüketimi düşük olduğunda ortaya çıkıyor. Yeteri kadar protein alınmadığında, vücut proteini kas yapımı olarak kullanmak yerine enerji için kullanıyor. Bu da kilo kaybına neden oluyor. Bazı durumlarda ise metabolizmanın yavaşlaması nedeniyle kilo alımı da yaşanabiliyor.

2. Kas zayıflaması

Orta yaşlı erkeklerde görülen yaşlanmaya bağlı kas kaybı, yani sarkopeni, yeterli protein alınamadığında çok daha ileri düzeyde görülebilir.

3. Şişkinlik

Vücutta protein eksikliği yaşandığı zaman, ödemler oluşur. Özellikle eller ve ayaklarda görülen şişkinlik, yani ödem, günlük hayatı zorlaştırabilir.

4. Düşük tansiyon ve düşük nabız

Kandaki protein oranı azaldığı zaman, kan basıncı aniden düşer. Bu da vücudun diğer fonksiyonlarını etkiler. Öyle ki vücuttaki yağ oranı çok az olduğunda veya yeterince protein alınmadığında, bradikardia denilen ve düşük nabız hızı olarak kendini gösteren bir hastalık ortaya çıkar. Eğer nabzınız dakikada 60-100 arasında değilse, bir doktora görünmeniz gerekebilir.

5. Besinlerin kötü emilimi

Yeterince protein alınmadığında, vücutta niyasin, demir, çinko ve kalsiyum eksikliği ortaya çıkar.

6. Karaciğer problemleri

Protein eksikliği ve karaciğer hastalıkları çoğu zaman birlikte değerlendirilir. Vücuda yeterince protein alınmadığında, karaciğer yağların atılması ve detoks fonksiyonlarını tam olarak yerine getiremez.

7. Anemi

Vücuda yeterince protein alınmadığında, B-12 vitamini ve folik asit eksikliği ortaya çıkar. Bu da anemiye davetiye çıkarır. Anemi aynı zamanda düşük tansiyon ve yorgunluğa da sebep olur.

8. Kas ve eklem ağrıları

Vücuda yeterince protein alınmadığında, vücut otomatik olarak kas, doku ve hücreler için kullanması gereken proteini, enerji üretimi için kullanır. Bu da kaslarda ağrılara, eklem sıvısının azalmasına ve dolayısıyla eklem ağrılarına sebep olur.

9. Yavaş iyileşme

Yetersiz protein, bağışıklık sisteminin düzgün çalışmamasına neden olur. Bu da vücudun kendi kendini iyileştirme ve tamir etme özelliğini tam olarak yapamamasını doğurur.

10. Saç, deri ve tırnak problemleri

Saç tellerinin incelmesi, deride döküntüler, tırnak kırılması da vücuda yeterince protein alınmadığının göstergeleridir.

Eğer vegan veya vejetaryenseniz tam tahıllı besinler, mercimek, soya, fasulye, kuruyemiş ve sebze tüketebilirsiniz.
Yeterince protein almadığınızı düşünüyorsanız yapmanız gerekenler
  • İşlenmiş gıdalardan vazgeçin. Gün içinde yediğiniz işlenmiş gıdalarla çok fazla şeker ve karbonhidrat alıyorsanız, bunları kesin ve yerine taze et, haşlanmış yumurta, yoğurt, tam tahıllı besinler, meyve ve sebze tüketmeye özen gösterin.
  • Alternatif protein kaynaklarına yönelebilirsiniz. Eğer vegan veya vejetaryenseniz tam tahıllı besinler, mercimek, soya, fasulye, kuruyemiş ve sebze tüketebilirsiniz.
  • Protein tozu tüketebilirsiniz. Beslenmenize daha fazla protein eklemeniz gerektiğiniz düşünüyorsanız soya, yumurta, pirinç, fasulye ve peynir altı suyundan üretilmiş protein destekleri tüketebilirsiniz.
  • Diyetisyeninize başvurabilirsiniz. Eğer yeterince protein tüketmenize rağmen protein eksikliği olduğunu düşünüyorsanız, diyetisyeninize veya bir doktora başvurmanız gerekebilir.

İlginizi çekebilir: Kinoa: Sağlıklı beslenenlerin protein kaynağı

Kaynaklar:
Mensfitness
Livestrong

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale