X

Yenilik zamanı geldiğinde: Dağılanları toplayıp, değişime doğru yelken açmak

Hayatımızda bir şeylerin dağılması her zaman kötü değildir. Dağılanları toplarken insan, sahip olduklarının envanterini yapar. Parçalar resimden kopup savrulmuşken etrafa, artık resme uymayan parçalar kendilerini ele verir, tıpkı yeni gelen parçalar gibi. Resme artık yabancı kalan parçaları ve resimde yer açması gereken yepyeni parçaları keşfeder insan.

Envanterine bakar, nelerle devam etmek istediğine ve nelere veda etmek istediğine karar verir. Neticede, “devam”lar da vedalar da resme dâhildir.

Parçalar değişince resim de değişir tabii, dönüşür. Bu çok güzel bir fırsattır aslında. Elindeki parçalara karar veren kişi, bu parçaları nasıl yerleştireceğini de seçebilir.

Belki çok uzun yıllardır, bir tane parçayı bile yerinden oynatmamıştır. Hareketsiz kalmanın getirdiği uyuşukluktan kurtulur. Belki de sık sık değiştiriyordur parçaları bir arayışın peşinde ve bu sefer yarattığı resim içine sinecek olandır.

Yaşadığımız her deneyim bir sebepten vardır. Almamız gereken her ne ise, onu almadan da vedalaşamayız o deneyimle. Farklı kılıklarda hayatımızda tezahür etmeye devam eder. Bu nedenle, olaylara bakış açımız çok önemlidir.

Dağılan şeyler, kırılan şeyler olduğunda da bunlarla ne yapacağımıza özen göstermeliyiz. Kırdığımız yerden mi kırılmışız, yoksa üstüne o kadar titremişiz ki kırılmasın diye, çok sıktığımız yerden mi kırılmış veyahut ötesini görebilmek için kırılmasına mı ihtiyaç varmış, analiz etmemiz lazım.

Her ne sebeple olursa olsun, alınacak mesajımız var. Hayat, kendi yolunu bulabilmen için seni bir yerlere iter, bir yerlerden çeker bazen. Sana ait olmayan bir şeylere tutunduğunda onu ağırlaştırır ki, sen onu bırak ve sana ait olanı ara. Yine sana ait olan resme kavuş diye dağıtır bazen parçaları.

Herkesin hikâyesi başka ama çok benzer işaretleri takip ediyoruz hepimiz aslında. Kendi hikâyende bir dönemece gelmişsin belli ki, toparladıklarınla yeni bir maceraya açılacaksın. Demek ki, yeniliklere hazırsın. Hazırsın ki, buradasın.

Dağılınca bir şeyler, sen de dağılma. Otur elindekileri saymaya başla, neleri unuttuğunu, aslında hangi kaynaklara sahip olduğunu görmen için bir fırsat sana. Eksiklerini yaz ve tamamlamaya başla, fazlaların üstünü çiz, sana faydalı olanları tut, olmayanları bırak. Bir nevi bahar temizliği gibi düşün bunu, temizlik sırasında önce etraf şöyle bir dağılacak ama seni tozlarından kurtaracak, evini ferahlatacak ve seni yeni bir mevsime hazırlayacak.

İlginizi çekebilir: Geçtiğimiz onyılda ne yaptığını biliyorum: Peki değişime nereden başlayacağınızı keşfetmek ister misiniz?

Ceyda Tepret: İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Mühendisliği bölümü mezunudur. Koç Üniversitesi’nde MBA eğitimi alıp, Madrid’deki IE Business School’da International MBA programında eğitimini tamamlamıştır. Pazarlama alanında bir kariyer tercih etmiştir ve bu alandaki çalışmalarına devam etmektedir. İnsan davranışları ve psikolojiye duyduğu ilgi onu koçluk eğitimi almaya yöneltmiştir. ICF sertifikalı profesyonel bir koç olarak, danışanlarına kendi yolculuklarında destek vermektedir. Pazarlama profesyoneli kimliğiyle marka hikayelerinin, profesyonel koç kimliğiyle de insan hikayelerinin peşindedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale