X

Yeni yıla taze bir başlangıç: 1 Ocak günü nasıl beslenmeliyiz?

Yılbaşı gecesi ne kadar kontrollü olmaya çalışırsanız çalışın, bir şekilde düzensiz ve biraz fazla çeşit tüketimine ek olarak işin içine bir de alkol girince, sindirim sistemi açısından durum biraz abartılı bir hal alıyor. Vücuda fazlaca toksin alındığından yorgunluk meydana geliyor. İşte bunun önüne geçmek için o akşamdan kalma fazla tüketimin ardına şöyle güzel, temiz bir başlangıç yakışır. Hatta belki de nasıl başlarsa öyle gider ve tüm yıl sağlık adına daha iyi şeyler yapabiliriz. Kendinizi yeni yıla daha taze girmiş hissedersiniz. Bedenimiz her yıl bizimle; ona iyi bakmak görevimiz, çünkü gidecek başka yerimiz yok.

Yeni yılın ilk gününü sevdiklerinizle keyifle vakit geçirerek doldurmanız, sofraları doldurmanızdan daha değerlidir. Birlikte dolu dolu keyifli vakit geçirmeye çalışın. Varsa sauna, hamam yeni yıla vücudu arındırarak girmek açısından iyi bir tercih olacaktır.

Su tüketin

1 Ocak Çarşamba sabahı güne önce bolca limonlu, ballı, ılık su (1/2 limon ve 1 çay kaşığı bal eklenmiş) ve güzel bir duş ile başlamakta fayda var. Tazelik her zaman sudan gelir.

Su içmek yılın ilk günü biraz daha abartılması gereken bir eylem olmalı. Özellikle bir gün önceden vücut yoğun beslenme ile yorulup fazlaca asit oluştuğundan, su alkaliye dönmek adına önemli bir ihtiyaçtır. En az 2,5 litre ve üstünde, hatta yine limonlu şekilde tüketilmelidir. Suyu vücudumuzda tutabilmek adına da tazelenmek için çay ve kahveden de uzak durmalı, içecek sıcak bir şeyler ararsanız bu yeşil çay olmalıdır.

Kahvaltı

Tazelenmek adına yine bir gün önce nasıl fazla yiyecek tüketildiyse yeni yılın ilk günü de bir o kadar az yiyecek tüketilmelidir. Yılın ilk büyük zengin kahvaltısı Pazar gününe saklanmalıdır.

Yılın ilk gününün tatil olması nedeniyle ve de akşam yorgunluğunun ardından, kahvaltı saati ya biraz gecikecek ya da daha brunch gibi olacaktır.

Muhakkak taze bir meyve suyu (1 normal su bardağı nar, portakal, havuç karışımı) masanızda bulunsun; karaciğer ve böbrekler için yılbaşı akşamı sonrası destekleyici olacaktır.

Sindirim, metabolizma ve detoks açısından yılın ilk gününde bir tutam zencefil eklenmiş, rezene ve karahindiba çayı tüketimi de iyi gelecektir.

Bol sebzeli peynirli bir omlet, yanına güzel bir söğüş yeşillik tabağı olmalıdır. 1-2 dilim tam buğday ekmekten daha fazla ekmek türevi de tüketilmemelidir. Hatta yulaflı kahvaltıları sevenler güne yulaflı bir kahvaltı ile başlayabilirlerse daha güzel olur.
Reçel ve tatlı grubundan bugün biraz uzak durulmalı, yerine taze mevsim meyveleri tüketimi daha uygun olacaktır. Aralarda acıkınca taze meyve ve sebzeler ile ceviz, fındık gibi sağlıklı kuruyemişler eklenebilir.

Akşam yemeği

Kahvaltı geç olacaksa, sonraki öğün akşam yemeği olabilir. Gece tüketim geç saatlere kadar devam ettiği için aslında erken bir kahvaltıyı önermiyorum. Vücudu güne su ile başlatıp öğleye doğru geç bir kahvaltı yapmak daha sağlıklı olacaktır. Tabii ki bu durum sağlıklı bireyler için daha uygun. Şeker açısından problem yaşayan ve ilaç kullananlar için uygun değildir.

Yılbaşı akşamı yoğurtlu, peynirli, baklagilli başlangıçlar ve mezelere ek olarak ana yemek de et grubu olup protein ağırlıklı olduğundan, yılın ilk günü mümkün olduğunca bitkisel beslenilmelidir. Hiç olmazsa daha hafif -balık gibi- bir öğün tüketmek sağlıklı bir tercih olacaktır. Hatta sadece kış sebzelerinden oluşan bir sebze çorbası da içilebilir.

Sebze yemeği veya tencere yemeği gibi normal yemekler olabilir, yanında yoğurt ve salata muhakkak olmalıdır. Balık da ızgara veya fırın şeklinde pişirilmeli, yanında salata ve fırında sebze yenmelidir. Günü hafif geçirmek adına maksimum 1 dilim tam buğday ekmek tüketilebilir.

Hareket

Yılbaşı sofrası ertesi ağır bir egzersizi yapmak zorlayıcı olacaktır. O yüzden sabah aç karnına içilen su sonrası, açık havada güzel, hafif bir yürüyüş yeterli olacaktır. Gün içinde normal günlük aktivitelerimizi yapmayı da ihmal etmeyelim. Sabah yürüyüş yapamayanlar gün içinde ne zaman kendilerini iyi hissederlerse o zaman ufak bir yürüyüş yapabilirler. Sabah hafif yürüyüş yapanlar da kendini iyi hissederse, akşama da ufak bir yürüyüş ekleyebilirler.

Yılın ilk günü, kendinize ve ailenize sağlık sunmak isterseniz diye birkaç tarifimi de sizinle paylaşıyorum.

Tazeleyen smoothie 

  • 1 çay bardağı su
  • 3-4 parça kereviz sapı ve yaprağı
  • 1/4 kereviz
  • 1/3 demet maydanoz
  • 1/2 elma (kabuğuyla)
  • 1/2 limon (kabuğuyla)

Tüm malzemeleri blender ya da sebze sıkacağından geçirin, içme kıvamınıza göre su ilave edebilirsiniz. Bunu kahvaltıdan 2 veya 3 saat sonra tüketebilirsiniz.

Ödem çayı

  • 1 tutam kiraz sapı
  • 1 parça taze zencefil
  • 1 tutam mısır püskülü
  • 1/4 dilimlenmiş limon
  • 2 halka ananas (parmak kalınlığında dilimlenmiş)
  • 1 tutam yeşil çay

Tüm malzemeleri bir sürahiye ekleyip 750 ml kaynamış su ilave edin ve 10 dakika boyunca üstü kapalı demleyin. Gün içinde sıcak bir şeyler içmek istediğinizde tüketebilirsiniz.

Tok tutan yulaf

  • 1 su bardağı süt
  • 3 yemek kaşığı yulaf
  • 2 kuru erik/incir/hurma
  • 10 tane çiğ badem/fındık ya da 3 tam ceviz

1 su bardağı süte 3 yemek kaşığı yulaf ve kuru meyveyi ekleyip orta ateşte karıştırıp kıvam alıncaya kadar pişirin. Üstüne kuru yemişleri ve arzuya göre Hindistan cevizi, tarçın ya da kakao ekleyebilirsiniz.

Sınırsız kış çorbası

  • 300 g beyaz lahana
  • 1 kırmızı pancar ve sapları
  • 1 kuru soğan
  • 1 diş sarımsak
  • 1 çorba kaşığı zeytinyağı

Hepsini küp küp doğrayıp üstüne çok çıkmayacak kadar su ekleyip pişirin. Sonra blender’dan geçirin ya da sebzeleri küp küp tane olarak bırakın. Son aşamada karabiber ve çok az tuz ekleyebilirsiniz.

Yeni yıl size ve sevdiklerinize öncelikle sağlık ve birliktelik, ardından bol neşe, kahkaha ve huzur getirsin…

Instagram.com/bwellbybuket
Facebook.com/Diyetisyen Buket

İlginizi çekebilir: Yılbaşından önce bir “challenge”a var mısınız: 21 günlük şeker detoksu

Dyt. Buket Koçoğlu: Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümünden şeref öğrencisi olarak mezun oldum. O günden bu güne sofralara olabildiğince dokunmaya çalışıyorum. Beslenmede herkes için aynı doğruların olmadığına inananlardanım. Beslenme bir derya ve parmak iziniz gibi size özel... Hayatlarınıza bu denli özel bir alandan dokunup değiştirebilmek benim için çok değerli... Her yeni hayat yeni bir macera; yeter ki siz de bu işin sağlığınız için ne kadar önemli olduğu bilincine ve en önemlisi bu vücuttan başka gidecek yeriniz olmadığının farkına varın... Benimle bu muhteşem keşif sürecine var mısınız?

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale