X

Yeni yatırım almış olan femtech startupları

Yatırımcılar, hormon takibinden sağlıklı regl döngüsüne kadar uzanan femtech sektörüne fazlasıyla ilgi gösteriyor. Yatırımcıların Haziran ayında femtech startuplarına sunduğu fonlar, bu ilgiyi somutlaştırıyor. Aynı zamanda, bahsi geçen fonlama turları sayesinde kadın sağlığı inovasyonunun hızla yaygınlaştığı da gözler önüne seriliyor. Bu yazımızda, Haziran’da yatırım almış olan beş femtech startupını analiz ediyoruz.

Visby Medical

Kaynak: visbymedical.com

2012’de kurulmuş olan Visby Medical, bir dijital tanı şirketi olup cinsel sağlık ve solunum sağlığı testleri sunuyor. El boyutlarındaki bu PCR testleri, kurulum veya bakım gerektirmedikleri için sağlık kuruluşlarında ve evlerde pratik bir çözüm sunuyor.

Visby Medical’ın cinsel sağlık testi, %97 oranında doğrulukla otuz dakikadan kısa sürede vajinal enfeksiyonları tespit ediyor. Bu sayede, kadınlar cinsel sağlıkları açısından bilinçli kararlar alabiliyorlar ve gereksiz antibiyotik kullanımının önüne geçiliyor.

Haziran’da 55 milyon dolarlık bir yatırım alan Visby Medical, toplam fon miktarını 487 milyon dolara yükseltti.

Eli Health

2019 kuruluşlu Eli Health, CES 2025’te ‘’En İyi İnovasyon’’ Ödülü’nü kazanmış bir femtech girişimi olarak karşımıza çıkıyor. Bu startup, evde uygulanabilen ve hızlıca sonuç veren hormon testleri geliştiriyor.

Eli Health’in hormon testleri, tükürük örneğiyle kortizol ve progesteron seviyelerini tespit ediyor. Kullanıcılar, test aracılığıyla tükürük örneği aldıktan sonra testi telefonlarının kamerasıyla okutuyorlar. Daha sonra, test sonuçları girişimin mobil aplikasyonu üzerinden incelenebiliyor. Bu testler, kadınların hormonal sağlıklarını sürekli takip etmelerini sağlıyor ve karar süreçlerini bilimsel verilere dayandırıyor.

Eli Health, Seri A yatırım turunda 12 milyon dolarlık bir yatırım alarak toplam fon miktarını 21.1 milyon dolara ulaştırdı. Girişim, laboratuvar testlerini ev konforunda birkaç dakikaya indirerek pek çok kadının ilgisini topluyor.

Dilon Technologies

Kaynak: dilon.com

Tıbbi cihazlarda 20 yıldan fazla deneyimin üzerine kurulu olan Dilon Technologies, meme kanseriyle mücadeleyi destekleyen cihazlar sunuyor.

Dilon Technologies, cerrahi sınırları gerçek zamanlı belirleyen, tümör lokalizasyonu yapan ve cerrahi işlemler esnasında kanamayı durduran medikal cihazlar geliştiriyor. Bu cihazlar, cerrahi operasyonların güvenliğini ve doğruluğunu artırmayı amaçlıyor. Aynı zamanda, bu cihazlar aracılığıyla hastaların yaşam kalitesi de yükseltilebiliyor.

Haziran’da 9 milyon dolarlık bir yatırım almış olan Dilon Technologies, 76 ülkede meme kanseri cerrahisine pratiklik kazandırıyor.

Samphire Neuroscience

Kaynak: samphireneuro.com

2021 kuruluşlu Samphire Neuroscience, pek çok kadının her ay deneyimlediği şiddetli regl ağrısına özel tıbbi olarak onaylanmış, hormonsuz ve ilaçsız bir çözüm geliştiriyor.

Samphire Neuroscience, Nettle isimli nöroteknolojik bir kafa bandı sunuyor. Bu teknoloji, PMS dönemini ve regl ağrısını hafifletiyor. Bir bandanaya benzer şekilde kafaya takılan bu cihaz, foliküler fazda beyin aktivitesini taklit ederek adet dönemi boyunca rahatlık sunuyor ve kontrolü kadınların eline veriyor. Nettle’ı kullanan kadınlar, bu teknolojinin regl döngüsünün sebep olabildiği negatif ruh halini de iyileştirdiğini belirtiyor.

Samphire Neuroscience, son yatırım turunda 5 milyon dolarlık bir yatırım alarak toplam fon miktarını 10.1 milyon dolara yükseltti. Startup, 90 günlük iade politikasıyla teknolojisinin üç regl döngüsü boyunca risksiz bir şekilde denenmesi için fırsat tanıyor.

Joii

2019’da kurulmuş olan Joii, jinekolojik sorunları erkenden tespit etmeyi ve regl döngüsü özelliklerini ölçmeyi amaçlayan bir teknoloji sunuyor.

Joii, fiziksel test pedleri ve mobil bir aplikasyon geliştiriyor. Kadınlar, kanamaları başladığı zaman startupın pedini takıyorlar ve pedde lekelenme olduğu zaman pedin görüntüsünü mobil uygulamayla paylaşıyorlar. Uygulama, kullanıcılara adet kanı hacmi ve pıhtı boyutu hakkında bilgi veriyor. Kullanıcılar, uygulamadan gelen regl sağlıkları ile ilgili kişiselleştirilmiş bilgiler aracılığıyla döngülerini etkili bir şekilde tanıyıp yönetebiliyorlar.

Joii, Haziran ayında 2.4 milyon euroluk bir yatırım alarak fiziksel dünya ile dijital dünyayı birleştirme fikrini daha fazla insana tanıtmış oldu.

Kaynak: EverythingStartups, PitchBook, Crunchbase

İlginizi çekebilir: 2025 femtech’in yılı mı oluyor?: Bu yıl femtech sektörünü şekillendiren trendler

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale