X

Yeni sezonda pembe trendi her yerde: Pink is the new black

Bahara girerken pastel tonlarıyla ilgili bir yazı yazmak hep aklımdaydı, ancak Chanel 2017 Couture defilesi bana diğer pastellerin hepsini unutturdu. Dolayısıyla bu yazıyı pembeye adıyorum.

Chanel defilesinde Lily-Rose Depp ve Karl Lagerfeld’i görüp de bu fotoğrafa hayranlıkla bakmayan var mıdır bilmiyorum. O gelinliğin rengi, rengiyle kumaşın uyumu, kumaşın fırfırla uyumu, gelinlikte kullanılan kemer ve düğmelerin gelinliğin kalanıyla uyumu, ve en önemlisi de Karl Lagerfeld’in kıyafetinin gelinliğe uyumu kelimenin tam anlamıyla nefes kesiciydi.

Bu hafta pembeyi inceleyelim, sokak stillerinde nasıl kullanıldığına, en çok hangi renklerle yakıştığına bir göz atalım istiyorum. Pembe rengi kullanmak için ünlülerin sokak stillerinden ilham alın!

Öncelikle tüm zamanların stil ikonu Audrey Hepburn ve onun efsane pembelerinden başlayalım.

Audrey Hepburn’ün tarzı için sayfalarca, kitaplarca yazı yazılabilir. Ama bizi bu haftalık ilgilendiren, onun o asil tarzını sadece küçük siyah elbiselerle sınırlamamış olması. Beyaz eldivenlerle tamamladığı pembe kolsuz midi elbisesi, pembe desenli elbisesinin üstüne giydiği truvakar kol pembe paltosu adeta nesilden nesile aktarılacak bir moda dersi niteliğinde.

Alexa Chung da pembe için müthiş bir örnek!

Tarzına bayıldığım ünlülerden olan Alexa Chung, toz pembeyi sokağa en iyi uyarlayan isimlerden biri olmuş.

  • Toz pembe diz altı romantik elbisesini, kurdeleli sivri burun siyah babetler ve minik gümüş rengi yumuşak bir clutchla tamamlamış.
  • Kazayağı desenli pembe oversized tüvit ceketi o kadar güzel ki; küçük siyah elbisesi, kadife loaferları ve sırt çantası sadece cekete eşlik edebiliyor.
  • Siyah biker ceket ve şifon pembe elbisesi zıtlıkların mükemmelliğini temsil ederken, yüksek topuklu bağcıklı ayakkabılar bu iki zıtlığı birbirine bağlıyor.

Olivia Palermo’nun pembeleri

Olivia Palermo tabi ki pembe rengi yorumlarken cesaretini gösterip farkını ortaya koymuş.

Kalem formundaki oldukça dar kesim pembe elbisesini, beyaz omuz detaylı hırkasıyla bir taraftan yumuşatırken, bir taraftan altına giydiği koyu renk sivri burunlu stilettolarla kesinleştiriyor. Dantelli pembe elbisesinin romantizmini, ortadan ayrılmış soft saç modeli ve inci küpeleriyle güçlendirirken bir anda zımba detaylı siyah ayakkabılarla bizi şaşırtıyor. Siyah deri sort çoğumuz için asi bir parçayken Olivia Palermo, şortunun üstüne pembe bir ceket giyerek kıyafetini bir anda çocuksu bir havaya sokuyor.

Ve diğerleri

Jessica Alba’nın midi kloş eteği, pembe rengine bir övgü niteliğinde. Siyah ve pembenin harika bir çift olduğunun en iyi kanıtlarından biri. Günümüzün ilham perilerinden Kendall Jenner, dizüstü kalem eteğini, basic gri bir t-shirt ve siyah aksesuarlarla tamamlayarak spor bir şıklık yaratmış. Rihanna’nın pamuk şeker görüntüsünün görsel bir şölen olduğunu kabul etmeliyiz. Bana göre Rihanna tarz sahibi bir kadın olsa da şık bir kadın olamadı hiçbir zaman; fakat pembe için bir yazı yazarken Rihanna’yı es geçseydim moda tarihi beni hiçbir zaman affetmezdi.

Ünlülerimiz pembeyi böyle yorumlamışlar. Hazır bahar gelirken, ya şimdi kendinizi pembeyle şımartın ya da pembeleri bir başka bahara bırakın.

Alaz Balıklı: İzmirli. Bornova Anadolu Lisesi, Viyana Teknik Üniversitesi mezunu. Mimarlık bölümünü bitirdikten sonra Türkiye'ye dönerek 2 yıl boyunca çeşitli mimarlık ofislerinde çalıştı. 2015 yılının sonuna doğru hayallerinin peşinden giderek Design Markett, 2016 yılında ise ALASIA studio'yu kurdu. Kışın İstanbul'da, yazın Alaçatı'da yaşıyor, Alaçatı Design Markett'in kreatif direktörlüğünü yapıyor. Çocukluğundan beri styling yapıyor, gardırobunu bir moda arşivi olarak görüyor. Modayı yazmayı da, uygulamayı da, üretmeyi de çok seviyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale