X

Yeni nesil ebeveynlikte öne çıkan trendler

Ebeveynlik tanımı, her yeni nesil ve teknoloji ile birlikte adeta ışık hızında değişiyor. Bundan çok değil, sadece 15-20 yıl önce kendi başına bırakılan ve sokakta büyüyen çocukların yerini şimdilerde her anı dakika dakika planlanmış ve kişisel sınırları net şekilde belirlenmiş minikler aldı. Çağın şartlarına ve yeni jenerasyonun ihtiyaçlarına göre değişen bu trendlerden bazıları size garip gelebilir. Ancak ister ebeveynlikte acemi olun, isterseniz de uzun yıllık deneyime sahip olun, hayatı kolaylaştıracak önemli gelişmeleri takip etmekte fayda var.

Gelin şimdi; değişen toplum normları, teknoloji ve çevre sorunları odağında ilerleyen yeni nesil ebeveynlik trendlerine birlikte göz atalım.

1. Kendini ifade etme özgürlüğü

Ebeveynlerin çocukları hakkındaki her şeye tek başına karar verdiği günler çok eskilerde kaldı. Günümüzde modern bireyin kendini arayışı daha derin ve kapsamlı bir hal aldığından, bu durum doğal olarak onlar tarafından yetiştirilen çocuklara da yansıyor. Eskiden genellikle kardeşlerden veya kuzenlerden kalan eski kıyafetlere şimdilerde pek rastlanmıyor. Bireysel bilince sahip olacak şekilde yetiştirilen yeni nesiller, henüz küçük yaştan itibaren kişisel beğenilerini ve ihtiyaçlarını yüksek sesle söyleyebiliyor. Haliyle çocukların ne giymek veya ne yemek istediğinin umursanmadığı eski günlere kıyasla, artık çocuklar kendi kişiliklerini yansıtma ve kimliklerini oluşturma özgürlüğüne sahip. Bu trendin bundan 15-20 yıl sonra yaratacağı aktif çalışan kesimin, farkındalığı yüksek ve kararlarının arkasında duran güçlü bireyler olacağı ise neredeyse kesin.

2. Kişisel alana saygı duyma

Eski aileleri düşünün… Önceden herkes tek bir odada yaşar, birlikte televizyon izler ve vakit geçirirdi. Günümüzde ise mahremiyet ev hayatının ayrılmaz bir parçası olmuş durumda. Modern ebeveynlikte, çocuklar erken yaşlardan itibaren kendi alanlarına sahip oluyor. Bu durum çocukların, toplumda ve sosyal hayatta kişisel sınırlarını belirlemesine yardımcı olarak öz saygı ve özgüven bilincini geliştiriyor. Çocuk odasına girmeden önce kapıyı çalmak, ondan izinsiz eşyalarına dokunmamak ve fikirlerini sonsuz bir sabırla dinlemek, günümüzün en revaçtaki ebeveynlik anlayışları arasında. Ancak bu nazikliği abartmak, kendini beğenmiş ve dediğim dedik bireyler yetiştirme riskine de sahip. Bu nedenle aradaki dengeyi iyi ayarlamakta fayda var.

3. Mindful ekran zamanı

Ekran yaşının giderek düştüğü modern dünya, ekran sürelerini bilinçli şekilde ayarlamayı gerektiriyor. Akıllı saatler, tabletler ve telefonlarla yetişen çocuklar uzun süre ekrana baktığında göz problemlerinden duruş bozukluğuna kadar birçok sorunla karşılaşabiliyor. Özellikle çalışan ebeveyn yaşamında bu tür teknolojilerin büyük fayda sağladığı gerçek. Fakat çocukların beden algısı problemleri ve öz benlik sorunları geliştirmemesi için ekran sürelerinde mindful yaklaşımlar öne çıkıyor. Nitekim, aile olarak birlikte ekransız vakit geçirmek hem aradaki bağı güçlendiriyor hem de dil gelişiminden motivasyona kadar birçok olumlu etki bırakıyor.

4. Doğa dostu ebeveynlik

Birlikte parka gitmek, piknik yapmak veya çimlere uzanıp kitap okumak birkaç kuşak öncenin ebeveynlik normlarıydı. Bugün ise, günümüzün ulaşılamayan lüksleri haline gelmiş durumda. Ebeveynlerin sürekli yapılacak işlerle boğuştuğu, çocukların da benzer sayılacak kadar yoğun programa sahip olduğu modern dünyada ailecek doğada vakit geçirmek gerçekten bulunmaz nimet. Bu nedenle doğa odaklı ebeveynlik yaklaşımı, büyük ölçüde evde büyüyen çocukları farklı şekilde doğaya yaklaştırmaya çalışıyor. Sürdürülebilir beslenme, çalışma ve giyinme trendleri çevre bilinci yüksek nesiller yetiştirmeyi hedefliyor. Bu trendi takip eden ebeveynler, çocuklarına bitki sulamanın, toprağa basmanın ve çiçek koklamanın zor olmadığı bir yaşam bırakmak istiyor.

5. Ebeveynlikte “ben” zamanı

Ebeveynlikte; mutlu nesiller yetiştirmek için öncelikle kendi zihinsel, bedensel ve psikolojik sağlığının iyi olması gerektiği fikri hız kazandı. Bu nedenle ebeveynler her şeyi kontrol etmeye çalışmaktan çok kendilerini geliştirmeye ve ana odaklanmaya çalışıyor. Hızlı rutinler arasında yavaşlamaya izin veren kısa “ben zamanlarımutlu nesiller yetiştirmek için öncelikle kendi zihinsel, bedensel ve psikolojik sağlığının iyi olması gerektiği fikri hız kazandı. Bu nedenle ebeveynler her şeyi kontrol etmeye çalışmaktan çok kendilerini geliştirmeye ve ana odaklanmaya çalışıyor. Hızlı rutinler arasında yavaşlamaya izin veren kısa “” inşa etmek, ebeveyn üzerindeki stresi azaltarak çocuk gelişimine olumlu yansıyor. Örneğin; kısa nefes egzersizleri, yoga rutinleri veya duygu izlekleri sıradan rutinler arasında akmayı kolaylaştırıyor. Bunları çocukla birlikte yapmak ise bambaşka bir deneyim sunuyor.

6. Finansal okuryazarlık

Finansal okuryazarlık, artık sadece yetişkinleri ilgilendiren bir terim değil. Çünkü para kavramı, modern çocukların küçük yaşlarda tanıştığı ve hakkında her geçen gün daha fazla bilgi edindiği bir değer haline geldi. Küçük yaşta para kazanmaya başlayan sosyal medya fenomenleri veya diğer adıyla “kidfluencer“lar ile birlikte finansal eğitim, ebeveynliğin temel odaklarından biri oldu. Bu nedenle modern ebeveynler, çocuklarını para ile ilgili her konuda bilgilendiriyor ve dünyaya erişim imkanı sunan araçlarla tanıştırıyor. Çifte vatandaşlığın, çoklu dil öğreniminin ve gelecek eğitim planlarının temelleri de finansal okuryazarlık etrafında planlanıyor. Erken yaşta açılan tasarruf hesabı sayısı da giderek artıyor. 

Kaynak: parents, palmeschool

İlginizi çekebilir: İdeal ebeveyn: Kusursuz anne baba olmak mümkün mü?

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.



İlgili Makale