X

Yeni bir şey almaya duyulan dayanılmaz arzu: Alışveriş hastalığı

Kişinin sürekli bir şeyler satın alma ihtiyacı duyması alışveriş hastalığıdır. Evde aynısından düzinelerce ayakkabısı olduğu halde yeni bir ayakkabıyı alıp eve gelebilirler. Çoğunlukla aldıklarını giyecekleri zaman olmadığı için dolapları elbiselerle, ayakkabılıkları ayakkabılarla doludur. Genelde aldıkları çok saçma şeyler olmasa da sayıları fazladır. Kredi kartlarının limitleri çoktan aşılmış, borç taksitleri aylar sonrasına kadar dolu olduğu halde yine de alışveriş yapmaktan kendilerini alamazlar.

Alışveriş hastalığı çoğunlukla genç kadınlarda olmasına karşın erkeklerde de karşımıza çıkmaktadır. Hastalık denmesinin nedeni kişinin ihtiyacı olmadığı halde, alışveriş yapmak için içinde dayanılmaz bir arzu duyması ve bu arzunun sonucunda gözünü karartıp satın almasıdır. Satın alana kadar çok büyük zorlanma hissedip aldıktan kısa bir süre sonra içinde pişmanlık başlar ve “keşke almasaydım” demeye başlar. Bu yüzden alışveriş hastalığı bir dürtü, kontrol bozukluğu olarak ele alınmaktadır.

Alışveriş hastalığında önemli olan kişinin alışveriş yapması ve bunun sonucunda zarara uğraması olduğu halde temelinde bir takım ruhsal sorunlar yatmaktadır. Takıntılı, istediğini yapmadığı zaman huzursuz olan kişilerde gözlenebilmektedir. Bu kişiler saplantılı bir şekilde alışverişe çıkarlar ve elleri kolları dolu olarak dönerler. Yalnız yaşamıyorlarsa aileleri ile sürekli kavga içindedir. Bu kadar para harcadıkları için eşleri ya da aileleri tepki verip onlara kızmaktadır. Her seferinde bir daha yapmayacağım sözü vermelerine rağmen bu sözü tutamayıp yine alışveriş yapmaktadırlar. Boşanmalara kadar giden tartışmalar yaşanmaktadır.

Alışveriş hastalığı ile baş edebilmek için bu kişilerin yapması gerekenler:

  • Evden çıkarken kredi kartlarını evde bırakmaları gerekir. Bu da yetmez; sadece ulaşım için para almalı, bunun dışında üzerlerinde de para bulundurmamalılar. Sonuçta az ya da çok yanlarındaki parayı harcayacaklardır. Bu yüzden az para ile çıkmakta fayda vardır.
  • Alışverişe yalnız çıkmamak da bir başka önlemdir. Bir başkası ile çıkılsa bile gerekirse kavga edip alışveriş yapabileceği için kredi kartı her şekilde evde bırakılmalıdır.
  • İhtiyaç için yapılacak alışverişler için yeterli para bulundurarak sadece ihtiyaçlar alınmalı gerisin geri çok zaman geçirilmeden dönmelidir.

  • Sokağa çıkıldığı zaman alışveriş merkezlerine değil daha çok yürüyüş yapılabilecek, oturup çay kahve içilebilecek yerlere gitmeyi tercih etmelidir.
  • Duygusal zorluklar ile birlikte tetikleneceği için böyle zamanlarda alışverişe çıkmaktan kaçınılmalıdır.
  • Bütün bunları yaptığı halde yine bu zorlanmayı hissediyorsa o zaman bir psikolog ya da psikiyatristten yardım almalıdır. Yapma demek kolay olduğu halde yapmamak gerçekten zordur. İnsanın dürtülerini başka yönlere aktarmak, spora yönlendirmek, çok fazla bir şey alma ihtiyacı olduğunda daha düşük maliyetli alışveriş yapmak önemlidir. Ancak daha da önemlisi alışverişin altında yatan nedenlerdir. Satın aldıkça kendisini iyi hisseden, ‘‘alabiliyorum o halde varım’’ diye düşünen kişinin varlığını ortaya koymasında, alışveriş dışı yöntemlerin ele alınması onu bu hastalıktan kurtaracaktır. Sanatla uğraşma, resim yapma, müzik aleti çalma, sosyal ortamlara katılma, yaşantıyı doldurarak  insanın içsel boşluğunu da dolduracak ve alışverişe ihtiyacı azaltacaktır.      

Sonuç olarak alışveriş hastalığı tedavisi olan bir hastalıktır. Borca batmadan tedavi olmakta fayda var…

İlginizi çekebilir: Erişkinlerde dikkat eksikliği ve 7 etkili öneriyle başa çıkma yolları

Psikiyatrist/Psikoterapist Sabri Yurdakul: Ankara Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun oldu, 1992 yılında ise Ankara Numune Hastanesi'nden "Psikiyatri Uzmanlığı" diplomasını aldı. Uzmanlık eğitimi sırasında Hacettepe Üniversitesi Psikolojik Danışma Rehberlik Bölümü'nde özel öğrenci olarak eğitim aldı. 1992 yılında Adana Ruh Sağlığı hastanesinde çalışmaya başlayan Yurdakul aynı tarihlerde “Yaprak Psikiyatrik ve Psikolojik Danışma Merkezi”ni kurdu. Adana'daki çalışmaları sırasında psikodrama eğitimleri yanı sıra kognitif terapiler ve gestalt terapisi eğitimlerine devam etti. 2008 yılında İstanbul Nişantaşı'nda Yaprak Psikiyatri'nin ikinci şubesini açan Yurdakul, katıldığı pek çok Tv programının yanı sıra iki sezon boyunca Cine 5 TV'de "Yaşamdan Bir Yaprak" adlı programı gerçekleştirdi. Halen düzenli olarak hürriyetaile.com ve mynetkadın sitelerinde köşe yazıları yayınlanan Yurdakul’un şimdiye kadar yayınlanmış 10 kitabı bulunmaktadır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale