Yeni bir şey almaya duyulan dayanılmaz arzu: Alışveriş hastalığı

Kişinin sürekli bir şeyler satın alma ihtiyacı duyması alışveriş hastalığıdır. Evde aynısından düzinelerce ayakkabısı olduğu halde yeni bir ayakkabıyı alıp eve gelebilirler. Çoğunlukla aldıklarını giyecekleri zaman olmadığı için dolapları elbiselerle, ayakkabılıkları ayakkabılarla doludur. Genelde aldıkları çok saçma şeyler olmasa da sayıları fazladır. Kredi kartlarının limitleri çoktan aşılmış, borç taksitleri aylar sonrasına kadar dolu olduğu halde yine de alışveriş yapmaktan kendilerini alamazlar.

Alışveriş hastalığı çoğunlukla genç kadınlarda olmasına karşın erkeklerde de karşımıza çıkmaktadır. Hastalık denmesinin nedeni kişinin ihtiyacı olmadığı halde, alışveriş yapmak için içinde dayanılmaz bir arzu duyması ve bu arzunun sonucunda gözünü karartıp satın almasıdır. Satın alana kadar çok büyük zorlanma hissedip aldıktan kısa bir süre sonra içinde pişmanlık başlar ve “keşke almasaydım” demeye başlar. Bu yüzden alışveriş hastalığı bir dürtü, kontrol bozukluğu olarak ele alınmaktadır.

Alışveriş hastalığında önemli olan kişinin alışveriş yapması ve bunun sonucunda zarara uğraması olduğu halde temelinde bir takım ruhsal sorunlar yatmaktadır. Takıntılı, istediğini yapmadığı zaman huzursuz olan kişilerde gözlenebilmektedir. Bu kişiler saplantılı bir şekilde alışverişe çıkarlar ve elleri kolları dolu olarak dönerler. Yalnız yaşamıyorlarsa aileleri ile sürekli kavga içindedir. Bu kadar para harcadıkları için eşleri ya da aileleri tepki verip onlara kızmaktadır. Her seferinde bir daha yapmayacağım sözü vermelerine rağmen bu sözü tutamayıp yine alışveriş yapmaktadırlar. Boşanmalara kadar giden tartışmalar yaşanmaktadır.

Alışveriş hastalığı ile baş edebilmek için bu kişilerin yapması gerekenler:

  • Evden çıkarken kredi kartlarını evde bırakmaları gerekir. Bu da yetmez; sadece ulaşım için para almalı, bunun dışında üzerlerinde de para bulundurmamalılar. Sonuçta az ya da çok yanlarındaki parayı harcayacaklardır. Bu yüzden az para ile çıkmakta fayda vardır.
  • Alışverişe yalnız çıkmamak da bir başka önlemdir. Bir başkası ile çıkılsa bile gerekirse kavga edip alışveriş yapabileceği için kredi kartı her şekilde evde bırakılmalıdır.
  • İhtiyaç için yapılacak alışverişler için yeterli para bulundurarak sadece ihtiyaçlar alınmalı gerisin geri çok zaman geçirilmeden dönmelidir.

  • Sokağa çıkıldığı zaman alışveriş merkezlerine değil daha çok yürüyüş yapılabilecek, oturup çay kahve içilebilecek yerlere gitmeyi tercih etmelidir.
  • Duygusal zorluklar ile birlikte tetikleneceği için böyle zamanlarda alışverişe çıkmaktan kaçınılmalıdır.
  • Bütün bunları yaptığı halde yine bu zorlanmayı hissediyorsa o zaman bir psikolog ya da psikiyatristten yardım almalıdır. Yapma demek kolay olduğu halde yapmamak gerçekten zordur. İnsanın dürtülerini başka yönlere aktarmak, spora yönlendirmek, çok fazla bir şey alma ihtiyacı olduğunda daha düşük maliyetli alışveriş yapmak önemlidir. Ancak daha da önemlisi alışverişin altında yatan nedenlerdir. Satın aldıkça kendisini iyi hisseden, ‘‘alabiliyorum o halde varım’’ diye düşünen kişinin varlığını ortaya koymasında, alışveriş dışı yöntemlerin ele alınması onu bu hastalıktan kurtaracaktır. Sanatla uğraşma, resim yapma, müzik aleti çalma, sosyal ortamlara katılma, yaşantıyı doldurarak  insanın içsel boşluğunu da dolduracak ve alışverişe ihtiyacı azaltacaktır.      

Sonuç olarak alışveriş hastalığı tedavisi olan bir hastalıktır. Borca batmadan tedavi olmakta fayda var…

İlginizi çekebilir: Erişkinlerde dikkat eksikliği ve 7 etkili öneriyle başa çıkma yolları

Psikiyatrist/Psikoterapist Sabri Yurdakul
Ankara Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun oldu, 1992 yılında ise Ankara Numune Hastanesi'nden "Psikiyatri Uzmanlığı" diplomasını aldı. Uzmanlık eğitimi sırasında Hacettepe Üniversitesi Psikolojik Danışma ... Devam