X

Yemekten hemen sonra canınız tatlı mı istiyor: Bu isteğin ardındaki 4 neden

Her yemekten sonra canınız tatlı bir şeyler mi istiyor? Karnınız tok bile olsa tatlı olmadan masadan kalkmak istemiyor musunuz? Korkmayın yalnız değilsiniz, birçok kişi yemekten sonra gelen tatlı isteğiyle baş etmeye çalışıyor. İşte yemekten sonra gelen bu tatlı isteğinin arkasındaki birçok farklı nedenden birkaçı;

Yeme alışkanlığı

Eğer sürekli yemeklerden sonra tatlı bir şeyler tüketiyorsanız, bu durum sizin için bir yeme alışkanlığı haline dönüşmüş olabilir. Düzenli olarak şeker içeren besin tüketimi, beyinde bu tür yiyecekler için özlemi otomatik olarak tetikler. Genelde bu durumdaki kişiler yemek sonunu tatlı tat ile ilişkilendirir ve her yemek sonrası bir tatlı tat arar.

Psikolojik sebepler

Yemek yememizin tek nedeninin fizyolojik açlık olmadığını artık çok iyi biliyoruz. Bazı duygular yemek yeme isteğini ve hatta tatlı tüketimini de tetikliyor. Yemekten sonraki tatlı isteği, ruh hali ile ilişkili bir nörotransmitter olan serotonin üretiminin artmasından da kaynaklanabilir. Bazı besinlerde bulunan aminoasitler triptofanın emilimini artırır. Triptofan da serotonin üretiminde rol oynar. Şeker içeren besinler serotonin seviyelerinin yükselmesine neden olur ve kendinizi daha mutlu ve sakin hissetmenize yardımcı olur.

Düzensiz kan şekeri

Tükettiğiniz yemeğin içeriği de yemekten sonraki tatlı isteğiniz üzerinde etkili olabilir. Yemeğiniz çoğunlukla basit karbonhidratlardan oluşuyorsa, tükettiğiniz öğünün glisemik indeksi yüksekse, kan şekeri aniden yükselir, daha sonra da hızlıca düşer. Kan şekerinin bu şekilde dalgalanması da yemekten sonra tatlı isteğini tetikleyebilir. 

Fizyolojik sebepler

Eğer gün içinde sık sık tatlı isteği yaşıyorsanız bu durum fizyolojik bir sebebe de dayanıyor olabilir. Her yemekten sonra tatlı isteğine, gün içinde tatlı krizleri ve karın bölgesi yağlanma da eşlik ediyorsa mutlaka bir endokrinoloji ve metabolizma uzmanıyla görüşün.

Peki neler yapabiliriz?

  • Öğünlerinizde kan şekerinizin dengelenmesine yardımcı olan kompleks karbonhidratlara ve düşük glisemik indeksli besinlere yer verin. Bu besinler yavaş sindirilir ve kan şekeri seviyenizin dalgalanmasını önler. Beyaz ekmek ve pirinç yerine, tam tane tahıllı ekmekleri ve bulgur, karabuğday gibi tahılları tercih edin.
  • Öğünlerinizi yüksek protein içeriğine sahip olan besinler ile zenginleştirin. Yumurta, tavuk, balık, süt ürünleri ve baklagiller daha uzun süre tok kalmanıza yardımcı olacak besinler arasındadır.
  • Tokluk hissinin daha iyi hissedilebilmesi ve tatlı isteğinin bastırılması için mutlaka yemekleri çok iyi ve uzun süre çiğneyin. Gerekirse her lokmadan sonra çatal bıçağı bırakın ve kendinize öğünün tadını almak için zaman tanıyın.
  • Kendinize tatlı konusunda yasaklar ve keskin kurallar koymayın. Unutmayın, yasaklar her zaman tüketme isteğini daha fazla tetikler. Yapılan çalışmalar, herhangi bir besin kısıtlandığında o besine karşı tüketme arzusunun ve besinin tüketilen miktarın artacağını gösteriyor. Bu sebeple sevdiğiniz tatlı ya da besinleri sıklığına ve porsiyonuna dikkat ederek beslenmenize eklemeyi ihmal etmeyin.
  • Yemek sonrası yapacağınız ara öğünlerde tatlı isteğinizi bastıracak alternatifler hazırlayabilirsiniz. Yoğurt, meyve, tarçın üçlüsü benim favorilerimden, denemenizi tavsiye ederim.
  • Açlık ve susuzluk kavramlarının birbirine karışabildiğini de biliyoruz. Gün içinde, yemek öncesi, sonrası ve sırasında yeterli miktarda su içmeyi ihmal etmeyin. Hatta yemek sonrası bir bardak bitki çayı veya maden suyu da tatlı isteğinizle baş etmeye yardımcı olabilir. Dilerseniz, suyunuzu veya çayınızı taze meyvelerle tatlandırabilirsiniz.
  • Son olarak okuduğum bazı bloglar yemekten sonraki tatlı isteğini önlemede, diş fırçalamanın da rolü olduğunu söylüyor. Yemekten hemen sonra, hatta mümkünse tarçınlı bir diş macunu ile dişlerinizi fırçalamayı deneyebilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Tarçın deyip geçmeyin: Tarçının faydaları ve tarçın çayı demlemenin incelikleri

Betül Karakuş: 2014 yılında Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden şeref öğrencisi olarak mezun oldu. Üniversite eğitimi süresince, Hacettepe Üniversitesi Erişkin Hastanesi onkoloji, nutrisyon destek, poliklinik ve dahiliye bölümlerinde ve Özel Ankara Güven Hastanesi’nde yetişkin beslenmesi üzerine; Hacettepe Üniversitesi İhsan Doğramacı Çocuk Hastanesi’nde çocuk beslenmesi üzerine; T.C. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği ve Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri mutfağında kurum beslenmesi üzerine stajlarını başarıyla tamamladı. Diyabet diyetisyenliği, kardiyoloji diyetisyenliği, sporcu diyetisyenliği kursları başta olmak üzere bir çok eğitim ve kurs programına katıldı. Nisan 2014 tarihinden itibaren Mezura Kliniği’nde diyetisyen olarak çalışmaya başlayan Betül Karakuş; Mezura’nın wellness çalışmalarının yönetimi ve koordinasyonundan sorumludur. Ayrıca Mezura Kliniği’nde hasta tedavi ve eğitimi konularında, bilimsel yayın takip ve uygulama geliştirme konularında Uzm. Dyt Dilara Koçak’a yardımcı oluyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale