X

Yemek yedikten sonra neden aç hissederiz ve ne yapabiliriz?

Acıkmak, vücudunuzun yemek yeme isteğinin ilk sinyalidir. Ancak birçok insan kendinde yemek yedikten sonra bile açlık duygusunu hisseder. Beslenme düzeni, hormonlar ve yaşam tarzını içine alan birçok faktör bir durumu etkileyebilir.

Bu yazımda sizlere yemek sonrası neden açlık hissi olur ve bu durumda neler yapılması gerektiğini yazdım.

Öğünlerin içeriği

Yemek düzeni daha protein ağırlıklı bir içerikte ise karbonhidrat ve yağa göre aynı kaloride olsa da daha uzun süre tokluk sağlamaktadır.

Birçok araştırma, yüksek proteinli yemeklerin kolesistokinin, peptit, glukagon benzeri peptit gibi tokluk sağlayan hormonlarının salınımı uyarmada daha etkili olduğunu göstermektedir.

Ayrıca lif (posa) dan fakir bir beslenme tarzınız varsa kendinizi sık sık acıkıyor bulabilirsiniz. Lifler, sindirim ve midenin boşalma hızını uzamasın sağlayan bir çeşit karbonhidrat türevidir. Lifler sindirim kanalında daha yavaş sindirilirken aynı zamanda iştah azaltıcı hormonların salınımını da uyarırlar.

Biftek, tavuk, hindi, deniz mahsülleri gibi et çeşitleri yüksek miktarda protein içerirken, meyveler, sebzeler, fındık, badem gibi yağlı tohumlar ve tahıllar da lif açısından zengin besinlerdir. Eğer yemek sonrası kendinizi sıklıkla aç hissedenlerdenseniz öğünlerinizdeki lif ve protein eksikliğinden kaynaklı olabileceğini düşünerek, proteinden ve liften zengin besinleri birlikte tüketmeye çalışarak yemek sonrası tokluk seviyenizi arttırabilirsiniz

Öğünlerin miktarı

Eğer yemek sonrası kendini aç hissediyorsanız, yemeklerinizin volümünü yani miktarını kalori açsından yükseltmeyecek şekilde arttırabilirsin. Örneğin yeşillikler, salatalık, yoğurt, ayran, çorba gibi yiyecekler su miktarının fazla olması nedeniyle öğünlere eklendiğinde tok tutuculukları artmaktadır. Aynı zamanda yemekten önce veya yemek sırasında su içmek de yemeklere volüm kazandırarak tok tutma özelliğini arttıracaktır.

Leptin direnci

Bazı durumlarda hormonal sorunlar, yemek sonrası açlık hissetmenin nedeni olabilir. Leptin de bu hormonlardan biridir. Leptin, beyne tokluk duygusunu veren temel hormondur. Yağ Hücreleri tarafından salgılanır, dolayısıyla yağ yüzdesi yüksek kişilerin kanında daha fazla leptin hormonu gözlenir. Özellikle de obezitesi olan kişilerde, leptinin olması gereken işlevini yapmaması ile leptin direnci sorunu ortaya çıkar. Bunun anlamı kanda fazlaca leptin olmasına rağmen beyin leptini algılamaz ve böylece yemeklerden sonra bile tokluk sinyalini almaz. Leptin direnci kompleks bir sorun olmasına rağmen, düzenli fiziksel aktivite, şeker alımının azaltılması, lif alımının arttırılması ve yeterli uykunun alınması ile direncin azaltılmasına yardımcı olabilir.

Yaşam tarzı ve davranış faktörleri

Yukarıda bahsettiğim faktörlerden başka birkaç davranış eğilimi de yemek sonrası aç hissetmeyi açıklayabilir;

1. Yemek sırasında dikkatin dağınık olması 

Araştırmalar dikkati dağınıkken yemek yiyen kişilerin, daha az doygunluk hissettiklerini ve gün boyu sürekli yemek yemek istediklerinin altını çiziyor. Eğer sıklıkla başka şeylerle ilgilenerek yemek yiyorsanız, bedeninizin sinyallerine daha iyi odaklanabilmek adına yemek yerken o ana odaklanma alışkanlığı konusunda kendinize telkinde bulunabilirsiniz.

2. Çok hızlı yemek yemek 

Araştırmalar hızlı yemek yiyen kişilerin, yavaş yemek yiyen kişilere göre çiğnemenin ve doygunluk duygusunu hissettiren farkındalığın daha az olduğunu göstermektedir.

3. Stresli olmak

Stres, açlık ve atıştırma isteğini tetikleyebilen bir hormon olan kortizolü arttırır. Eğer stresinizi yönetemediğinizi düşünüyorsanız, haftalık periyotlarda yoga ve meditasyon yapmayı deneyebilirsiniz.

4. Fazla egzersiz yapmak 

Normalden fazla egzersiz yapan kişiler genelde daha hızlı metabolizmaları ve daha fazla iştahları olma eğilimindedirler. Eğer aktif bir egzersiz yapıyorsanız, antrenmanlarınızı enerjik tutacak besinler tüketmeye ihtiyacınız olacaktır.

5. Uykusuzluk

Yeterli uyku, uykusuzluk yaşayan insanlar arasında yüksek olan iştah metabolizmasını etkileyen ghrelin gibi hormonların düzenlenmesi için gereklidir.

6. Yeterli besin alınmaması

Eğer gün içerisinde yeterli besin almıyorsanız, yediğiniz yemek sonrası da kendinizi aç hissediyor olabilirsiniz.

7. İnsülin direnci ve yüksek kan şekeri

Yüksek kan şekeri ve buna karşılık yüksek insülin seviyelerinden kaynaklı insülin direnci önemli ölçüde açlık seviyelerinizin artmasına neden olabilir.

İlginizi çekebilir: Evde kilo vermek mümkün: Kendinizi motive etmeniz için 5 öneri

Diyetisyen Müge Bozok: 2008 yılında Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünden başarı ile mezun oldu. Türkiye’nin ilk Tıp Merkezi İntermed’de kariyerine başladı, bu merkezde çeşitli branşlarda doktorlar ile hastalıklarda beslenme tedavisi, sağlıklı beslenme, obezite tedavisi, adölesan çağı beslenme eğitimleri, hamile ve emzirme döneminde beslenme gibi birçok alanda çalıştı. 2011 - 2017 yılları arasında Prof. Dr. Osman Müftüoğlu’nun kurucusu olduğu Yaşasın Hayat! Kliniğinde mesleğine devam etti. Diyetisyenlik mesleğinin yanı sıra sağlıklı yaşamın yapıtaşları olan beslenmenin ve egzersizin vazgeçilmez olduğunu düşünerek, uluslararası çeşitli eğitimlerden geçerek profesyonel olarak pilates eğitmeni oldu. 4 senelik profesyonel pilates eğitmenliğinin yanı sıra çok sevdiği yoga seanslarının ileri seviyesine giderek çeşitli yoga eğitimlerinde katılıp “Yoga Alliance” sertifikasını almaya hak kazandı. 2017 yılında ise mesleki bilgi ve tecrübesiyle danışanlarına ve öğrencilerine daha kapsamlı hizmet verebilmek için “Revita” isimli kendi beslenme danışmanlık ve pilates - yoga stüdyosu yaşam merkezini kurmuştur.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale