X

Yemek ve duygular çok benzer: Doğru duygularla beslenin

Duygu ruhun gıdasıdır. Bedenin de. Yemekle duygu çok benzer. Öyle ki eski Türkçede kaygılanmaya “kaygı yutmak”, pişman olmaya “pişmanlık yemek”, sevinmeye “sevinç yemek” denirmiş.

İkisi de hayatı sürdürmeye yarar. Korkulacak yerde korkmamak da gıdasız kalmak gibi ölümcül sonuçlara yol açabilir. Utanç topluma uymayı, sevgi yardımlaşmayı, aşk üremeyi, üzüntü tamir ve tedavi etmeyi, kaygı olası tehlikelere karşı prova yapmayı sağlar ve hepsi de hayatın devamlılığı için gereklidir.

İkisi de hayatı yaşamaya yarar. Keyifli bir huzur, tehlikeli bir heyecan ya da taşkın bir coşku arayabilirsiniz; bu arayış, bu yolculuktur insana “Yaşıyorum” dedirten. Chateau Margaux, fırında kuzu incik ya da hafifçe yanmış fırın sütlaç sevebilirsiniz; bu tatlardır yemeği beslenmenin ötesinde bir zevke dönüştüren.

İkisi de yaşandıkları, tüketildikleri kültüre göre evrilir. Bir toplum işine yarayan, devamlılığını sağlayan duyguyu isimlendirir, yaşatır ve parlatır; bizim “vefa”mız, Alman “Freizetstress”i, Japon “amae”si, Portekiz “saudade”si gibi… Aynı şey duygu yerine mesela inek sütü için de geçerli; İsveçli sütü öylece içer, Japon hiç içmez, Amerikalı milk shake yapar, Fransız Camambert yapıp şarap eşliğinde yer, biz cacık olarak içeriz.

Ağır yemekler gibi ağır duygular da ağırlaştırır. Acı, keskin tatlar gibi acı, keskin hisler de insanın içini yakar. Özlem, ümit, nostalji gibi hisler de aynı biberli çikolata ya da tatlı-ekşi tavuk gibi iki zıt tadı içinde barındırır. Bazı şeyler (“şey” gıda ya da duygu) vıcık vıcıktır, insanın içi almaz. Bazısı öyle tatlıdır ki tadı damağında kalır.

Yemek ve duygu çok benzer. Onlara benzer davranın…

Terbiyeye yatırın. Uygun bir şeylere yatırıp bekletin tavuğunuzu/duygularınızı, bakın sonuç daha lezzetli ve sofistike olacak.

Abartmayın. Fazlası ağır gelir, hazmedemezsiniz: şerbetli tatlıların da, yağlı mantıların da, ağdalı sıkıntıların da, şiddetli öfkenin de, kapkara hüznün de, şeker pembe iyimserliğin de… Dengeli beslenin, sofranızda farklı renkten sebzeler, gönlünüzde farklı demler ve tatlı inişler-çıkışlar bulunsun. Çeşitlilik önemli.

Ne yersek oyuz. Ne olmak istiyorsanız o duygularla besleyin kendinizi.

İlginizi çekebilir: Hayatı mı kendinize uydurmaya çalışıyorsunuz, kendinizi mi hayata?

İdil Sevil: Alman Lisesi ve Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nden mezun olan İdil Sevil, iletişim alanındaki lisansüstü eğitimini Boston'da bulunan Emerson College'de tamamladı. 2000 yılından bu yana çalıştığı Baltaş Grubu'nda eğitim program yöneticiliğinin yanı sıra e-öğrenme içerik sağlayıcılığı ve yardımcı yazarlık yaptı. Uluslararası kurumlarda yürüttüğü Kültürlerarası Farkındalık eğitimlerinde edindiği birikimi "Türk!ün Aklı Nasıl Çalışır?" ismiyle kitaplaştırdı. Hayatı hakkını vererek yaşama yollarını sürekli arıyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale