X

Yeme alışkanlıklarınız kilo almanızı nasıl etkiliyor?

İspanya’da yapılan güncel bir araştırma, dışarıda yemek yemenin ya da konserve ürünler tüketmenin bel çevresi için çok da kötü olmadığını ortaya çıkarıyor.

Autonomous University of Madrid’de yapılan araştırma kapsamında, 18-60 yaş arası 1600 kişiye kilolarına ve yeme alışkanlıklarına dair sorular yöneltiliyor ve verdikleri cevaplar doğrultusunda edinilen bilgiler analiz edilip ve bu kişiler 3,5 yıl boyunca gözlemleniyor.

Araştırma boyunca, katılımcıların yaklaşık 3’te 1’inin (528 kişi) en az 3 kilo aldığı gözlemleniyor. Haftada en az 2 gün televizyon izlerken yemek yediğini söyleyen ya da yemeğe oturmadan önce ne yiyeceğini planlamayan kişiler, bu sağlıksız yeme alışkanlıklarında bulunmayan kişilere göre daha çok kilo alma eğiliminde oldukları belirleniyor.

Bu noktada önceden pişirilmiş yemek yemek, konserve ürün tüketmek, abur cubur satın almak ya da haftada 1’den fazla kez fast food restoranına gitmek gibi birçok diğer davranış da sağlıksız olduğu bilinmektedir.

The Ohio State University Wexner Medical Center’da çalışan Diyetisyen Laurn Blake ise bulguların sürpriz olmadığı görüşünde. Blake bu konuyla ilgili ‘Her ne kadar konserve ürünler, fast food yemekler ve abur cubur yiyecekler sağlıksız olsa da, otomat makinelerinden konserve sebze ve küçük boy çerez tercih ederek daha sağlıklı ürünler satın alabilirsiniz. Ve eğer dışarıda yemeğe çıktığınızda önceden ne yiyeceğinize dair plan yaparsanız, aşırı yemekten kaçınabilirsiniz.’ diyor.

Blake’in konuyla ilgili görüşleri bunlarla sınırlı değil. ‘Öte yandan, iki davranışın kilo almayla arasında bağ bulunuyor: Televizyon karşısında yemek yemek ve ne yiyeceğiniz konusunda plan yapmada başarısız olma. Her ikisi de yemek yerken farkındalığın ortadan kaybolmasına neden oluyor. Eğer elinizde bir paket cips varsa, ne yaptığınızın hatta ne kadar çok yediğinizin farkında olmuyorsunuz’ diyerek konuya farklı bir bakış açısı sağlıyor Blake.

Yedikleriniz konusunda farkındalığınızın olması kilo vermenize yardımcı oluyor

Ne yediğiniz ve ne kadar yediğiniz konusunda farkındalık oluşturursanız, bu farkındalık kilo verme sürecinize katkıda bulunacaktır.

Yedikleriniz konusunda farkındalığınızın olması uzun dönemli kilo verme konusunda oldukça önemli. Eğer ne yediğiniz ve ne kadar yediğiniz konusunda farkındalık oluşturursanız, bu farkındalık kilo verme sürecinize katkıda bulunacaktır.

İlgili yazı: Sağlıklı besinler ve vücudumuza olan yararları

The Miriam Hospital in Providence’de görev alan Dr. Vincent Pera, bu araştırmada yer alan belli davranışların kilo almaya yol açtığını söylemenin kolay olmadığını belirtiyor. Her ne kadar İspanya’daki araştırma fiziksel aktivite, alkol tüketimi ve kronik hastalıklar gibi birçok faktörü ele almış olsa da, yine de insanların içinde bulunduğu stresli dönemlere bağlı olarak kilo alma ve aşırı yeme davranışları gibi faktörleri ele almıyor.

Pera’ya göre; ‘İnsanlar araştırmada ne yediklerinden ve kaç kilo olduklarından bahsediyorlar. Aslında tam olarak tükettiği her şeyi söylememeleri veya kaç kilo olduklarını doğru söylememeleri olası görünüyor. Bu da araştırmanın sonuçlarını ister istemez etkiliyor.’

Sadce kilo alımına dikkat etmek sağlık konusunda resmin tamamını göstermez

İşlenmiş, hazır kutu gıdalar ise kilo alımına yol açmasa bile sağlıksız olabiliyor. Bu yiyecekler çoğunlukla fazla tuz barındırmaktadır, ki bu durum da yüksek tansiyonla ilişkilendirilmektedir. Blake “Sadece kilo alımını dikkate almak, sağlık konusunda resmin tamamını görmemizi sağlamaz,” diyor.

Sağlıksız yeme alışkanlıklarının çoğuna sahip olanlar, hiçbirine ya da çok azına sahip olanlara göre daha çok kilo alma eğiliminde.

Araştırma ayrıca, bu sağlıksız yeme alışkanlıklarından beş ya da daha fazlasına sahip olanların, hiç olmayanlar ya da en fazla iki tanesine sahip olanlara göre kilo almaya daha meyilli olduğunu ortaya çıkarıyor. Araştırmacılar, çıkan sonuç doğrultusunda bir yerine birden fazla sağlıksız beslenme alışkanlığını hedef alan müdahalelerin daha etkili olduğunu savunuyor.

Pera, insanların hayatlarında ve çevrelerinde kilo almalarını etkileyen çoğu zaman birden fazla etken olduğunu ve bunlardan bir kısmını kontrol altına almanın bazen yeterli olmadığını söyleyerek bu sonucun doğruluğunu vurguluyor.

Kaynak:

huffingtonpost.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale