X

Yaz mevsiminde vücudunuzun sıvı dengesini korumanıza yardımcı olabilecek 5 yöntem

Yaz mevsimi genelde günlerimizi dışarıda geçirdiğimiz, daha aktif ve enerjik olduğumuz, hava sıcaklığı nedeniyle daha fazla terleyerek daha fazla su ve mineral kaybettiğimiz bir sezon. Vücudumuzdaki suyun sistemlerin düzgün çalışabilmesi için hayati bir öneminin olduğunu biliyoruz. Bu nedenle özellikle yaz aylarında terleyerek kaybedilen suyun mutlaka vücuda bir şekilde geri alınması gerekiyor. Yalnızca su içmek en sağlıklı yöntem olsa da, yoğun iş temposu ve günlük akış içinde susamadığımız sürece sıvı alma alışkanlığımız ne yazık ki yok.

Vücudun Su dengesini Korumak İçin Öneriler

Uplifers olarak özellikle sıvı tüketiminin daha önemli hale geldiği yaz aylarında vücudunuzun su dengesini korumanıza yardımcı olabileceğini düşündüğümüz 5 yöntemi sizler için derledik.

  1. İçeceklerinizi ulaşabileceğiniz ve görebileceğiniz yerlerde bulundurun

Vücudunuza alacağınız günlük sıvı miktarını önceden planlayarak gün içinde yeterli miktarda sıvı tüketebilirsiniz. Yalnızca susadığınızda tükettiğiniz içecekler, yaz aylarında vücudunuza almanız gereken sıvı miktarını tam olarak karşılamaz. Bu nedenle günde kaç litre sıvı almayı planlıyorsanız, bu miktarı tüm güne yayarak vücudunuza almaya çalışın. Vücudunuzun su ihtiyacının ne kadar olduğunu kontrol etmenin en basit yolu, idrar renginize bakmaktır. İdrar renginiz limon suyu gibi açık ve berrak renkte olmalıdır. Elma suyu gibi koyu bir idrar, vücudunuzun susuz kaldığını gösterir.

  1. Su dışında alabileceğiniz sıvıları belirleyin

Bir çok kişi için vücudun tüm sıvı ihtiyacını karşılamak için yalnızca su yeterlidir. Ancak gün boyunca su içmek bir süre sonra bıkkınlık yaratabilir. Tıpkı aynı yemeği üst üste yiyemeyeceğiniz gibi, ard arda su içmek de bir süre sonra suya olan ilginizin ve isteğinizin azalmasına neden olacaktır.

Bu nedenle su dışında da sıvılar tüketerek günlük sıvı ihtiyacınızı daha kolay ve lezzetli alternatiflerle karşılayabilirsiniz. Burada dikkat etmeniz gereken,   gazlı, kafein içeren ve vücudunuza zarar veren içeceklerden uzak durmak.

Mineralli sular ve koruyucu ve renklendirici içermeyen soğuk bitki meyve çayları, yaz mevsiminde hem serinlemek hem de vücudunuzun su dengesini sağlamak için uygun alternatifler.
Doğadan, doğanın tüm iyiliğini en doğal haliyle şimdi de soğuk bitki meyve çayı olarak sunuyor. Doğal bitki meyveler, Doğadan uzmanlığıyla gerçek bir demleme sürecinden geçerek hazırlanarak soğutuluyor. Tamamen içeriğindeki bitki ve meyvelerden gelen rengi  ve lezzetiyle gerçek bir demleme sürecinden geçerek şişelenen ürünler herhangi bir renklendirici, koruyucu ve katkı maddesi içermiyor.

Her mevsim iyi hissettiren zencefil ve limonun hoş kokulu doğal lezzeti ile Doğadan Zencefil Limonlu Soğuk Bitki ve Meyve Çayı bu yaz vazgeçilmeziniz olacak.

 

 

  1. Alkol tüketimi konusunda dikkatli olun

Alkol, vücutta dehidrasyon yarattığı için yaz aylarında mümkün olabildiğince tüketilmemelidir. Eğer her gün alkol alma alışkanlığınız varsa ya da arkadaşlarınızla buluştuğunuzda alkol tüketmek istiyorsanız, aldığınız miktara dikkat etmelisiniz. Alkol aldığınızda mutlaka içtiğiniz alkol kadar su da tüketmelisiniz.

  1. Vücudunuzun sinyallerini iyi dinleyin

 

Artan sıcaklıklarla beraber vücudunuz fiziksel aktivitelere daha fazla reaksiyon göstermeye başlar. Nefes almakta zorlandığınızda, aşırı terlediğinizde, başınız döndüğünde ya da ağrıdığında vücudunuz yenilenmeye ihtiyaç duyuyor demektir. Böyle anlarda su içerek ve ılık bir duş alarak vücudunuzun su ve nem dengesini geri kazanmasına yardımcı olabilirsiniz.

  1. Sıvı tüketiminde aşırıya kaçmayın

 

Su ya da sıvı tüketimi vücudunuz için sağlıklıdır, tabi abartılmadığı sürece… Fazla miktarda su tüketmek hipernatremia olarak adlandırılan ve dehidrasyonun tam tersi olan duruma yol açar. Bu durum vücudunuzda ödem oluşmasına, sindirim ve boşaltım sistemi rahatsızlıklarına  yol açabilir. Bu nedenle susamadığınız zamanlarda aşırı miktarda su tüketmemeye ve midenizi suyla şişirmemeye dikkat edin.

 

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale