X

Yaşlılıkla savaşan 6 kurtarıcı lezzet

Zaman geçtikçe, yıllar içerisinde serbest radikallerin etkileri sebebiyle, hücre yenilenmesi yavaşlamaya başlıyor; yaşanılan ortamın stresi, yoğun iş hayatı ve kötü beslenmenin etkisiyle hiç istenilmese bile yaşlılık süreci gerçekleşiyor.

Anti-aging özelliği sağlayan bazı yiyecekler sayesinde, belirli bir yaştan sonra zamanı geri almak mümkün mü? Bazı yiyecekler diğerlerinden daha fazla gençlik aşısı taşıyor olabilir mi?

İçerdikleri sihirli malzemeler sayesinde bazı yiyecekleri günlük hayatınıza ekleyerek daha genç ve daha dinç olabilirsiniz. Cildinizin güzelliğini, elastik yapısını yeniden kazandıracak olan bu yiyecekleri gün içerisinde tüketmeye başlayarak, daha sıkı bir görünüme sahip olabilir ve zamanla oluşan çatlakları, selülitleri azaltabilirsiniz.

Avokado

Doymamış yağ asitlerinden zengin bu meyve, yaş sorunlarıyla en iyi savaşan besinlerden birisi. Sahip olduğu antioksidan ve oleik asit sayesinde, kansere karşı, diyabete karşı, selülite ve yaşlanmaya karşı sizi korumaya alır. Sağlıklı yağlardan, potasyumdan ve lifler yönünden zengindir.

Gençlik aşısı özelliği ise; oleik asitten kaynaklanmaktadır. Ayrıca içerdiği sağlıklı yağlar sayesinde kilo vermeye ve kalp hastalıklarına karşı da büyük bir öneme sahiptir.

Brokoli

Brokolinin sağlığa birçok faydası var, ancak bunlardan birinin sizi gençleştirmek olduğunu tahmin bile etmiyordunuz değil mi? Brokolide bulunan lignan, sizi kansere karşı koruyan, kalp sağlığınızı destekleyen ve bağışıklık sistemini güçlendiren özelliklere sahip. İçerdiği yüksek klorofil sayesinde zayıflamanıza yardımcı olurken, cildinizin daha sıkı görünmesini sağlıyor.

Gençlik aşısı özelliği ise Lignanlardan geliyor.

Salatalık

En çok su içeren sebze olan salatalığı dehidrasyona karşı sıklıkla öneriyorum, ayrıca son kiloların verilmesi döneminde ara öğünlere mutlaka eklediğim salatalık sayesinde zayıflamak ve tok kalmak daha kolay oluyor. Salatalık hassas dokuları korumada, vücudun su kapasitesini arttırmada oldukça etkili.

Gençlik aşısı özelliği ise bol sulu olmasını sağlayan, Lignan.

Elma

Her gün 1 adet elma cildinizi ve dişlerinizi güzelleştirir diye sıklıkla duymuşsunuzdur. Evet doğru duymuşsunuz, çünkü hem cildi güzelleştirip gençleştiriyor hem de dişlerinize iyi bakıyor. Sadece bunlar mı? Bol C vitamini sayesinde bağışıklık sistemini güçlendiriyor, pektin içeriği sayesinde uzun süre tok kalmanızı sağlıyor ve zayıflamanıza yardım ediyor. Bağırsaklarınızda yaşayan iyi bakterilerin sayısını arttırıyor, iyi bir ara öğün alternatifi olarak karşımıza çıkıyor. Günde 1 adet elma tüketerek daha iyi görünmeniz mümkün!

Gençlik aşısı özelliği ise C vitamininden geliyor.

Kırmızı şarap

“İçelim güzelleşelim” lafını bilmeyen var mı? Hah, şimdi iyice öğrenmiş oldunuz! Yıllardır alkol yararlı mı yoksa zararlı mı tartışması yapılır durur. Bu tartışmanın sonu gelmez ancak kırmızı şarabın birçok iyi tarafının olduğu biliniyor.  Kırmızı şarabın içindeki Resveratrol sayesinde gençleşmeniz mümkün. Bağışıklık sistemini güçlendiriyor ve antioksidan açısından oldukça zengin yani sadece cildinizi değil tüm vücudunuzu gençleştirip, güzelleştiriyor. Ayrıca kalp sağlığı ve damarların korunmasında, felç gibi sinirsel hastalıkların önlenmesinde de oldukça önemli etkilere sahip.

Gençlik aşısı özelliği ise; Resveratrol sayesinde. Ancak kadınlar için önerilen miktar günde 1 bardak, erkekler için ise 2. Fazla tüketim halinde, alkolden kaynaklı olarak yaşlanma sürecini arttırıyor.

Yulaf

Yulafın yaşlılık sürecini yavaşlatmasının birden çok faktörü var. İçerdiği lifler sayesinde bağırsaklarınızın genç kalmasını sağlıyor. Kalp sağlığını koruyor ve gençlik özelliği katıyor. Uzun süre tok tutarak ve enerji metabolizmanızı etkileyerek metabolizma hızınızın yavaşlamasını önlüyor ve hedefe ulaştırıyor. Üstelik haftada en az 2 kere yulaf tüketerek kendinizi çok daha dinç hissedebiliyorsunuz.

Gençlik aşısı özelliği ise, içeriğinde bol miktarda bulunan beta-glukan’dan geliyor. Beta glukan ile ilgili yapılan son çalışmalar, tokluk hissini arttırıp, zayıflattığı yönünde. Benden söylemesi 🙂

 

Diyetisyen Sinem Akgün: Gaziantep doğumluyum. Beslenme kültürünün en yoğun olduğu o coğrafyadan dolayı mıdır bilemem ama 2009 yılında kendimi hiç bilmediğim bir dünyanın içinde, yani Hacettepe Beslenme ve Diyetetik Bölümü'nde buldum. Besinlerin vücudumuzda oluşturduğu etkilerin bu kadar önemli olacağını hiç düşünmediğim için öğrendiğim her bilgiyi büyük bir heyecan ve merakla takip ettim. Bilimin yolundan hiç ayrılmadan ilerlediğim eğitim hayatında, lisans eğitiminin çok yeterli olmayacağını düşünerek yüksek lisans eğitimine başladım. Mezun olduğum 2013 yılından bugüne kadar hastaların yeme eğilimlerini, psikolojik durumlarını göz önüne alarak "Yasaksız" diyetin var olabileceğini benimle iletişim kuran herkese anlatmaya çalıştım. Gelişmeye çalışan insan, tatlı dilli diyetisyen, boğa kadını ve köpek Ceku'nun annesi olarak hayatıma devam etmekteyim.

Sosyopix ile sevgi paylaşıldıkça çoğalır, hatırlandıkça sonsuzlaşır

Telefonlarımızın galerisi, aslında hayatımızın en güzel anlarının sergilendiği ama kimsenin tam anlamıyla gezmediği gizli bir müze gibi. Binlerce fotoğraf, yüzlerce gülümseme ve “bu anı hiç unutmayalım” dediğimiz o saniyeler… Peki, neden aşkın en saf hali sadece bir ekran camının soğukluğuna hapsolsun?



Alınan rastgele hediyelerin yerini, yaşanmışlığın ağırlığı ve dokunulabilir hatıralar alsın. Çünkü sevgi, sadece söylenince değil, paylaşılan bir kareye dokununca da hissedilebilir. Sosyopix’in sevgililer günü özel hediyeleri alışılagelmiş hediyelerin ötesine geçiyor.

Pikselden hatıraya: Dokunulabilir bir hikaye yazmak

Bazıları için aşkı anlatmanın en zarif yolu, onu kronolojik bir yolculuğa çıkarmaktır. Klasik bir hediye yerine, birlikte geçtiğiniz yolları, paylaştığınız sofraları ve o plansız kahkahaları bir fotoğraf albümü içinde toplamak, aslında “Seninle geçen her ana değer veriyorum” demenin en şık halidir. Sayfaları çevirdikçe tazelenen o duygular, dijital bir kaydırmadan çok daha fazlasını hissettirebilir.

Eğer “bizim hikayemiz her yerde olmalı” diyorsanız, yüksek kaliteli fotoğraf baskısı seçenekleriyle evin en güzel köşesini bir anı duvarına dönüştürebilirsiniz. Şık ve minimalist çerçeveler içine yerleştirilen o tek bir kare, bazen binlerce kelimelik bir mektuptan daha derin anlamlar taşır.

Günlük rutinlere sızan küçük mutluluklar

Aşk, sadece büyük kutlamalarda değil; sabah içilen o ilk kahvede veya mutfaktaki kısa bir sohbette gizlidir. En sevdiğiniz karenin yer aldığı bir baskılı kupa, en uykulu sabahları bile bir gülümsemeyle başlatabilir. Ya da buzdolabının kapağına iliştirilen, her baktığınızda sizi o tatile, o güne götüren fotomagnet çeşitleri… Bu küçük dokunuşlar, hediyeyi bir eşya olmaktan çıkarıp günlük hayatın içine sızan birer sevgi göstergesine dönüştürür.

Özenle hazırlanmış bir mutluluk: Hediye kutuları

Bazen tek bir hediye, anlatmak istediklerinizin yanında sessiz kalır; bir hikaye anlatmak, o hikayenin her sayfasına ayrı bir dokunuş bırakmak istersiniz. Sosyopix’in hediye kutusu seçenekleri, tam da bu “dile dökülemeyen” duygular için tasarlandı. O kutunun kapağını açtığınız an hissedilen şey sadece içindekilerin uyumu değil; “Seni neyin mutlu edeceğini, hangi kokunun seni gülümseteceğini ve en çok hangi anımızda huzur bulduğunu biliyorum” diyen o eşsiz özen… İçindeki her bir hediyenin birbiriyle fısıldaştığı, her detayda “seni gerçekten tanıyorum” mesajının gizlendiği bu kutular; hediye vermeyi bir alışverişten çıkarıp, sevdiğiniz kişinin ruhuna yapılan zarif bir yolculuğa dönüştürüyor. Çünkü en büyük lüks, bir başkasının kalbinde bu kadar iyi tanındığını hissetmektir.

Gelecekteki size en güzel mesaj: “İyi ki”

14 Şubat sadece bir tarih olabilir; ona asıl ruhunu veren şey ise sizin o tarihin içine sığdırdığınız yaşanmışlıklar. Sosyopix ile dijital ekranlardan çıkıp avucunuza düşen her kare, sadece bir kağıt veya nesne değil; aslında birbirinize verdiğiniz “daima yanındayım” mesajının en sessiz ve en güçlü tanığı. Yıllar sonra, bir akşamüstü o fotoğraf albümünü kucağınıza aldığınızda ya da her yeni aya en sevdiğiniz karenin eşliğinde başladığınız o takvimin her yaprağında size ‘iyi ki’ dedirten anların bıraktığı küçük tebessüm, bugünün en kıymetli yatırımı olacak. 

Çünkü hayat, biz planlar yaparken akıp gidiyor ama sevgiyle dokunulan anılar zamanı durdurmayı başarıyor. Bu Sevgililer Günü’nde sevdiğinize sadece bir obje değil; yıllar geçse de baktıkça “ne güzel zamanlardı, ne güzel seviliyoruz” dedirtecek bir hatıra bırakın. Çünkü bazı duygular paylaşıldıkça çoğalır, hatırlandıkça sonsuzlaşır.



İlgili Makale