Yaşamın sorumluluğunu almak: Bu sorumluluk yük değil, bir kutlamadır

Yaşamın sorumluluğunu almak demek çoğu insan için ekstra bir yük taşımak gerektiği gibi tınlasa da aslında sadece ve sadece “yaşamak” demek. Yaşamı onurlandırmak ve onu kutlamak demek.
Her birimiz için “sorumluluk” kelimesinin anlamı biraz omuzlarımıza yük, biraz yapamadığımız ve halletmek zorunda olduklarımız gibi tınlıyor, bir görevler silsilesi…

Oysa biz metafizikçiler, her adımımızı yaşamımızın sorumluluğunu alarak atarız.
Yani yaşıyor olduğumuz, zaman sayesinde, ölüm sayesinde var olduğumuz bedenlenme idrakımız içinde kendi becerilerimizi ve yapabilirliğimizin sınırlarını keşfederken, bunun karşısında varlığımızı onurlandırırız.
Zorluklar ve duygusal yoğun devinimler içerisinde gezinirken, bilinçli zihnimiz bir yandan çektiği acının farkında ve ona şefkatlidir. Bir yandan da “Vay be!” deriz. Bu çok hırpaladı! Bu çok yoğundu! Bu illüzyonun içinde “Şunu, şunu yaşadım! Vay be!” deriz.
Ve burada bir şikayet yoktur, burada bir kendine acıma yoktur, burada birilerini suçlama yoktur. Burada sadece deneyim vardır ve öyle yada böyle o deneyimi yaşarız. Bunun deneyim olduğunun bilinciyle.
Bu yaşamın sorumluluğunu almak ve yaşamı onurlandırmaktır.
Bu yeteneklerini, yapabilirliğini keşfettiğin, sınırlarını gördüğün, gölgelerini ve kaybolduğun noktaları tespit ettiğin alandır. Bu senin “benlik haritandır.”

Yaşamının sorumluluğunu alıyor musun?

Yaşamının sorumluluğunu almak, aynı zamanda senin her şey olduğunu bilmektir. Evrenin senin içinde var olduğu gerçeğini her adımda onaylamak ve kendi içini berraklaştırdıkça dışarıdaki dünyayı da temizlediğini bilmektir.

Yaptığın her şeyi, işin, ilişkilerin, günlük bakımın her ne ise… Yaptığının farkında olarak yapmaktır.
Yaşam, varlığımızı onurlandırdığımız yegane varoluş sistemidir. Yaşam, bizi cezalandıran bir okul değil, bizi var eden, her yanımızı ve gücümüz görmemize olanak sağlayan üç boyutlu bir tasarım alanıdır.
Kendini deneyimlediğin.
Kendini tanıdığın.
Kendini olduğun gibi olmaya bıraktığında kalan şeydir yaşam.
Sen yaşamı ne kadar kullanıyorsun? Yaşamı seni var etmesi için tasarlayabiliyor musun?
Sen, sen olabiliyor musun?
Çünkü sen, ancak sen olabilirsen yaşamın sorumluluğunu alabilirsin ve yaşam senin için çevirmeye başlar çarkını.
Hazır mısın?

Her bir tanemiz, burada, bu zamanda, zamanın sonunda… Yeni haritalar çizmeye geldik. Kendi haritanı oluşturmak için yapacağın tek şey, nefes aldığın her an “varım” demek ve bunu yaşama bir hareket, bir davranış ile göstermek.
Belki de sadece küçük bir tebessüm ile “Varım” , “Buradayım” demek…

Sevgiyle…

İlginizi çekebilir: Sizi izleyen kimse yok: Kendinizi kendinizden özgürleştirdiğinizde, diğerleri de sizi özgür bırakacak

Esra Uyman
1977’de İstanbul’da doğdu. İzmir Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi, Resim Heykel bölümünden mezun olduktan sonra 9 Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde Moda Aksesuar Tasarımı okudu. ... Devam