X

Yaşam amacımızın ne olduğunu bulma yolculuğunda bizi neler bekliyor?

Her zaman kafamı kurcalayan bir soru olmuştur: “Ben kimim? Neden varım? Benim hayattaki amacım nedir?”

Ben her zaman tüm insanların, daha doğrusu tüm canlıların bir amaç uğruna dünyaya geldiklerine inanmışımdır fakat büyük resmi görebilmek hep bir muamma olmuştur.

Henüz insanlığın çözemediği yüzlerce soru varken bazı şeyleri anlamlandırmak mümkün değil. Ama bir şekilde ben herkesin birbirini etkileme gücü olduğuna inanıyorum. Tabii bu dalgalanma ne zamana kadar etkileşim içinde olur, ne kadar etki eder, bilinmez. Ama bir şekilde yaşam çiçeğinde olduğu gibi bağlıyız hepimiz birbirimize. Bu sebeple insan sadece kendi yolunda, kendi yaşam amacını çözmeye ve onu gerçekleştirmeye çalışırsa tüm insanlığa küçük de olsa bir katkı sağlayacaktır. Aynı bir saatin içindeki dişliler gibi… Bir tanesi kırılsa saat düzgün çalışmaz, hatta durabilir.

Bazen size de olmuyor mu? Sanki size doğru yaklaşmakta olan iyi, kötü, güzel, çirkin bir şeylerin geleceğini hissediyor musunuz? Ben bu duyguyu sık sık yaşıyorum. Bazen bazı küçük işaretler oluyor, hissediyorum. Ama bütününe erişemiyorum. Peki ama neden ve nasıl hissediyorum bu duyguları? Ortada hiçbir sebep yokken bilinçaltıma kodlanmış gerçeklikler sebebiyle mi? Yoksa gerçekten bir şeyler gerçekleşmeden önce insanlığın algılama yeteneği mi var? Cevabını bilmediğimiz milyonlarca soru var. Ama bağlantılar da her zaman var.

Gökyüzü, inanışlar, bilimsel kanıtlar, hisler, olmuşlar, olacaklar, geçmiş zaman, gelecek zaman, olasılıklar, paralel evrenler, teoriler, somut gerçeklikler… Hepsi ama hepsi, bilinmeyen her şey bütünün bir parçasını oluşturuyor. Peki ama bütünün amacı ne?

Belki de zamansız bir evrende, zamansız bir yerde geçmiş gelecek zaman, gelecek zaman ise geçmiştir, kim bilir? Bunca şeyi düşündükçe bir yerde duvara çarpmış gibi oluyor insan.

Mesela neden hep bir sınırımız var? Bazen sanki bir simülasyonun içinde sıkışıp kalmışız gibi düşünüyorum. Sınırı geçmeye çalıştığımız anda “game over” oluyor ve oyun bitiyor. Belki bir yerlerde tekrar başlıyoruz, onu da bilemiyoruz. Ve bunca şeyi düşündükçe yaşam amacını bir kez daha sorguluyor insan. Ben gerçekten kimim? Yaşamdaki amacım nedir? Tek bildiğim bu sorunun cevabını bazılarımızın bildiği, bazılarımızın ise cevabı bulmaya çalışan birer öğrenci olduğudur.

Cevapları bulsak da, bulamasak da bir şeyden çok eminim: Kalbimi verdiğim hiçbir yoldan pişman olmadım. Çünkü sadece hissettiğim sürece varım, biliyorum.

Hepimizin yaşam amacını bulabilmesi ve gerçekleştirebilmesi dileğiyle…

Sevgilerimle…

İlginizi çekebilir: Her şeyi olduğu gibi, olduğu şekliyle kabul etmek: Akışa engel olmayın

Gamze Okutan: 15 Aralık 1986 Beykoz İstanbul doğumlu olan Gamze Okutan 2004 yılında Paşabahçe Ferit İnal Lisesi’nden mezun olduktan sonra uzun yıllar mağazacılık sektöründe satış danışmanlığı ve sağlık sektöründe hizmet veren bir firmada yönetici asistanlığı yaptı. Çalışma hayatı sebebiyle üniversiteye biraz ara verdikten sonra 2015 yılında Anadolu Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri bölümünden mezun oldu. Şu anda Yazılım ve Teknoloji alanında hizmet veren bir firmada Mali & İdari İşler Yetkilisi olarak meslek hayatına devam ediyor. Evli ve bir kız çocuk sahibi bir anne. Pusula kitabının yazarı. Gamze Okutan’ın kendini bildi bileli sanata, kişisel gelişime, psikolojiye olan ilgisi hep vardı. Zaman zaman şiir yazmayı, deneyimlerini ve gözlemlerini paylaştığı yazılar yazmayı, kendi çapında hobi olarak müzikle uğraşmayı ve söylemeyi çok seven biri. Ayrıca arada sırada meditasyonla zihnini sakinleştirip stres atmayı, yoga ile bedensel enerjisini korumayı seviyor. Hayatta pozitif ve negatif her şeyin bir bütün olarak güzel olduğunu düşünüyor. Olaylara bakarken çoğunlukla pozitif taraftan değerlendirmeyi yani bardağın dolu tarafından görmeyi ve çözüm odaklı olmayı seviyor. Fakat negatifin ağır bastığı durumlarda duyguların sonuna kadar yaşanması gerektiğini aksi takdirde mutlu olmanın mümkün olmayacağını düşünüyor. Hayatı dolu dolu, tutkuyla, hissederek yaşamayı seven aslında hayatın kendisine aşık, hayalperest bir yolcu olarak tanımlıyor kendini. Hayatın paylaştıkça güzellikler getireceğine olan inancını ve umudunu hiçbir zaman kaybetmemiş biri olarak paylaştıkça belki küçük dokunuşlarla bakış açımızdaki yansımaları çok daha renklendirebiliriz diye düşünüyor. Hep birlikte, el ele birbirimizin yoluna daha çok ışık tutarak yönümüzü bulmamıza bir nebze olsun katkı sağlayabileceğimize inanıyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale