Yas herkes içindir, yaşanmalıdır

Yas, kişinin kayıp karşısında verdiği doğal bir yanıttır. Kayıplarımız somut (ölüm ve ayrılık sebebiyle oluşan kayıplar) ve gelişimsel (anneyi kaybetme kaygısı, sevgiyi kaybetme kaygısı vs gibi oluşan kayıplar) olabilir. Bu yazımız, somut kayıp sonucu oluşan yas üzerine olacak.

Kişinin bedensel ve sosyal işlevlerini de etkileyen yas, kişi açısından acı verici bir yaşantıdır. Bu acı verici duruma zaman içerisinde uyum sağlama ve yaşama kaldığı yerden devam etme, sürecin normal yas olarak yaşandığını bize ifade eder.  Normal yas seyrinizde öfke, aşırı hareketlilik, psikosomatik belirtiler, kişinin çevresindekilerle olan ilişkilerinde bozulma beklenen tepkilerdir. Genel olarak yas süreci kişiye göre değişse de ortalama 6 ay sürmesi beklenir, bu süreç 6 aydan daha fazla uzayan bir hal alıyorsa yardım almanın gerekliliği üzerine düşünülmelidir.

Normal yas ve 4 ana evresi

Yaşanması beklenen yani normal kabul edilen yas, dört ana evreden oluşmaktadır. Parkes’ın tanımladığı bu dört evre şöyledir:

  • Birinci dönem, kayıp sonrası hemen başlayan uyuşukluktur.
  • İkinci dönem, kaybedilen kişiye özlem, inkar ve öfke eşlik eder.
  • Üçüncü dönem, dezorganizasyon ve çaresizliktir.
  • Dördüncü dönem ise yeniden organize olma ve yaşama uyum sağlamadır.
Komplike yas ve belirtileri
Psikopatolojik hastalıklara yakalanmamak ve “komplike yas belirtilerini” yaşamamak için yasınızı yaşayın.

Fakat bir de komplike yas (travmatik, çözülmemiş, anormal yas…) vardır ki şöyle tanımlanmaktadır: Kişinin kayıp sonrası yas sürecini tamamlanması gereken zamanda tamamlayamayarak, yas süresince gösterilmesi beklenen normal tepkilerin çok şiddetli verilmesi ve kişinin kayıp öncesi işlevselliğine dönememesi olarak tanımlanır. Komplike yas yaşayan kişilerde yoğun anksiyete, aşırı sinirlilik, kaybedilen kişinin davranışlarını taklit etmek, suçluluk, özgüven eksikliği, düşmancıl tepkiler, sosyal becerilerde uyumsuzluk ve ilişkilerinde bozulma, sürekli özlem duyma, somatik belirtiler, aşırı zihinsel uğraşı bazen de kayıp olayı hiç yaşanmamış gibi davranma ve kaçınma davranışları gözlendiği araştırmalarla tanımlanmıştır.  

Komplike yas içinde olan bir kişi için destek yöntemleri kaybın gerçekliğini artırmak, yaslı kişinin duygusal ve davranışsal açıdan acısıyla baş etmesine yardımcı olmak, kaybın ardından yeniden uyum sağlaması için çeşitli engelleri aşmasına yardımcı olmak şeklinde belirlenmiştir. Burada uygulanan teröpatik yöntemin amacı yas sürecinin tamamlanmasını sağlamak, kişiye yas süreci ve sonuçları hakkında bilgi vermek son olarak kişinin kayıp sonrası değişen yaşamında yas sürecine uyum sağlamasını sağlamaktır.

İnsan gelişimi açısından baktığımızda yaşamın bir gün son bulacağı beklenen bir sondur. Her ne kadar hepimiz bu sonu bilsek de kabullenmek istemeyiz. Ancak şu da bir gerçektir ki kabul etmek hangi durum olursa olsun en iyi başlangıçtır. Mezarlık ziyaretleri yapmak, kaybedilen kişiyle ilgili anıları gözden geçirmek hatta yazıya dökmek durumu kabullendirerek, kişiye yas sürecini yaşatan adımlardan bazılarıdır.

Yasınızı yaşayın ki yukarıda ifade edilen “komplike yas belirtilerini” yaşamaktan ve dolayısıyla depresyon başta olmak üzere psikopatolojik hastalıklara kaymaktan kendinizi kurtarın.

İdil Arasan Doğan
Üsküdar Üniversitesi Uygulamalı Psikoloji Yüksek Lisans eğitimi ile başladığı akademik çalışmalarını, Psikoloji Doktora programı ile sürdürmektedir. Pozitif psikoloji ve KİPT (Kişilerarası İlişkiler Psikoterapisi) temelinde ... Devam