X

Yapmanız gereken en önemli rejim: Düşünsel rejim

“Yapılması gereken tek rejim düşünsel rejimdir. Yani kendimizi olumsuz düşüncelerden arındırmak…”
Louise L. Hay

Engel olamıyoruz değil mi? İçimizden bir ses mutlaka “Sen yeterince güzel değilsin” diye fısıldıyor. Sen yeterince akıllı değilsin. Sen yeterince özel değilsin. Sen yeterince olumlu değilsin. Sen yeterince kıymetli değilsin. Sen yeterince doğru değilsin. Sen yeterince “yeterli” değilsin. Sen yeterince şanslı değilsin. Sen yeterince zengin değilsin. Sen yeterince çalışkan değilsin. Sen yeterince emek verememektesin!

İşte bunlar kendimize dair, beynimizin içinde dönüp dolaşan mesajların sadece birkaçı… Biraz daha okumak ister miyiz? Hemen biraz daha kağıda dökelim o halde. Sen yeterince özellikli ve özel değilsin. Sen yeterince sevilmeyi hak edecek kadar hoş bir kadın veya yakışıklı bir adam değilsin.

Sana söyledikleri doğru mu? Sana yalan mı söylüyor? Yine aynı olumsuzluklarla karşılaşacaksın. Kaybedeceksin. Üzüleceksin! Bu iş yerinde de başarılı olamayacaksın. Burada da verdiğin emeklerin karşılığını alamayacaksın…

İşte bu ve bunun gibi düşünceler, evet, kontrolsüzce kafamızın içinde büyütmekte olduğumuz sevgili düşüncelerimizdir. Hiç düşündük mü; ya bunları adeta sineklikle sinek avlar gibi avlamak ve bu dünyadan tamamen silmek şansımız olsaydı, nasıl olurdu? Yani içimizden bizi için için yiyen o ses, bir daha yeterince güzel olmadığımızı fısıldayamasaydı veya diğer kişinin bizden daha güzel, daha alımlı, daha potansiyelli, daha genç, daha tutkulu, daha parlak olduğunu fısıldayamasaydı nasıl olurdu? Bir daha kendimizi kötü hissedebilir miydik? Bir daha bir diğer kişiyi sırf aynı değiliz, sırf ona benzemiyoruz diye kıskanabilir miydik?

Hayatta düşüncelerimiz tıpkı vücudumuzda birikmekte olan yağlar gibidir. Zehirli inançlarımız olarak içimizde birikirler. Bu birikimleri o derece “ağırdır” ki fiziksel etkilerini belki çoğu kez bunalım olarak, stres olarak, bir şey yapmanın içimizden gelmemesi olarak görürüz.

Oysa ki her anımız sonsuz derecede kıymetlidir. Sırf bu biriktirdiğimiz düşünceler ile elimizden gelebilecek ve belki de birçok kişiye ulaşabilecek işlere, açılımlara, olaylara adım bile atmaktan çekiniriz. Ne de olsa yeterli değilizdir, yeterince akıllı değilizdir, yeterince şanslı değilizdir, yeterince doğru değilizdir…

Gelin bugün bir değişiklik yapalım, o sesleri daha yakından dinleyerek hepsini tek tek üzerimizden atalım. Her bıraktığımız cümleye yeni bir cümle yazalım; “Ben yetersizim” düşüncesini bırakalım, onun yerine “Ben hayatta başıma gelen ve gelecek her şey için son derece ve sonsuz boyutta yeterliyim” cümlesini koyalım… “Ben yeterince akıllı değilim” yerine “Ben bugün ve gelecekte yaşayacağım her an için yeterince ve sonsuz nimetle donatılmış durumdayım” diyelim… “Ben şanssızım” yerine, “Ben bugün ve gelecekte karşılaşacağım her an için yeterince ve şükürle son derece şanslıyım, şans daima benimle” diyelim…

Bugün bu yazımda bana eşlik ediyorsanız; gelin kendimiz için çok ama çok büyük bir şey yapalım, bu “ağır” yükleri bir bir aklımızdan beynimizden ve inanç sistemimizden çıkartalım!

İlginizi çekebilir: “Her şeyden önce ben, sonra hayat!” diyebilmek

Pınar Özeken (Ulus): 2007 yılında Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü ile Kimya bölümlerini bitirdi. Aynı üniversitede Biyomedikal Mühendisliği ve İspanya Pompeu Fabra üniversitesinde master derecelerini aldı. Özellikle 2011’den bu yana moda ile ilgili çalışmalara ağırlık verdi ve hala moda üzerine yazı dizileri, farklı moda kaynaklarında yayınlanmaktadır. Yoga eğitmeni olma yolunda ilerleyen Pınar, bir Arjantin Tango aşığı. Gerçek tutkularından bir diğeri ise seyahat etmek."Dünya üzerinde ayak basılmadık toprak kalmasın" mottosu ile dünyayı dolaşmaya devam ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale