X

Yapay zeka, yaşam kalitesini ve sağlığı iyileştirebilir mi?

Artık arama motorlarında sağlıkla ilgili konuları aratmak tarih mi oluyor? Son dönemlerde yapay zeka teknolojisi çok hızlı bir yükselişe geçti ve bu durum sağlık ve wellness sektörlerinde de kendisini belli ediyor. Dünyanın farklı lokasyonlarında yaşayan pek çok insan, ChatGPT ve Gemini gibi yapay zeka bazlı sohbet robotlarına iyi hissetme hali ve genel sağlık ile ilgili sorular soruyor. Gelin, yapay zekanın yaşam kalitesini ve sağlığı iyileştirmek için nasıl tercih edildiğini birlikte inceleyelim.

Her 3 Amerikalıdan en az biri sağlık yönetimi için yapay zekaya başvuruyor

ABD merkezli bir pazar araştırması şirketi olan Talker Research, 16-22 Mayıs 2025 tarihleri arasında yapay zeka kullanımı temalı çevrim içi bir anket yürüttü. Bir besin takviyesi perakendecisi olan The Vitamin Shoppe tarafından talep edilen bu ankete 2000 Amerikalı katıldı.

Bahsi geçen ankete göre, katılımcıların %35’i sağlık ve zindelik ile ilgili sorularına cevap bulmak ve etkili sağlık yönetimi için yapay zekayı kullanıyor. Yapay zekayı kullandığını belirten katılımcıların %31’i tıbbi durumlar ve sağlık problemleri hakkında bilgi almak adına bu teknolojiye başvuruyor. Bu katılımcıların %25’i ise haftalık yemek tarifleri için yapay zekadan yana tercih yapıyor. Ayrıca, bu yetişkinlerin %23’ü egzersiz rutini geliştirmek ve %20’si de terapötik destek ve tavsiye almak için bu teknolojiye güveniyor.

Sosyal medya mı yapay zeka mı?

Anket katılımcılarının %24’ü, sosyal medyadan, sağlık profesyonellerinden veya arkadaşlarından edindikleri sağlık ve wellness ile ilgili bilgileri kontrol etmek için yapay zekayı kullandığını belirtiyor.

Bu teknoloji yeni yeni gündelik hayata ve çeşitli sektörlere entegre edilse de sosyal medyanın önüne geçme potansiyeline sahip. Katılımcıların %63’ü, bu teknolojiyi sağlık hakkında bilgi edinmek ve rehberlik almak için güvenli buluyor. Bu oran, bahsi geçen bilgi edinme ve rehberlik için sosyal medyayı (%43) ve influencerları (%41) tercih eden katılımcıların üzerinde. Her ne kadar yapay zeka yavaş yavaş sosyal medya platformlarını geride bıraksa da katılımcıların %93’ü doktorlara ve %82’si de arkadaşlarına yapay zekaya kıyasla daha çok güvendiğini vurguluyor.

Yapay zeka mı arama motoru mu?

Ankete katılan Amerikalıların %31’i, yapay zekaya spesifik sorular sormanın arama motorlarına gitmekten daha kolay olduğunu düşünüyor. Ayrıca, katılımcıların %27’si bu teknolojiye erişimin bir sağlık profesyoneline ulaşmaktan daha kolay olduğunu belirtiyor.

Birçok internet kullanıcısı, yapay zekanın karmaşık bilgileri işleyerek özetlenmiş bir şekilde sunmasından yararlanıyor. Arama motorları ise bazen bu teknoloji kadar hızlı ve kompakt yanıtlara ulaşma fırsatı sunamıyor. Bu nedenle, sağlık yönetimi konusunda hızlı bilgiler ve cevaplar arayanlar yapay zekaya yöneliyor. Örneğin, anket katılımcılarının %21’i bu teknoloji sayesinde güncel sağlık ve wellness trendleri hakkında kısa sürede bilgi edindiğini vurguluyor. Yapay zeka kullanımından bağımsız bir şekilde Amerikalıların %73’ü en son ortaya çıkan sağlık trendlerini takip ediyor. Aynı zamanda, Amerikalıların %68’i, bu teknolojinin sağlık yönetiminde giderek daha önemli bir hale geleceğini belirtiyor.

Amerikalıların beslenme, uyku ve yaş alma odaklı yaygın düşünceleri

The Vitamin Shoppe’nin başkanı Muriel F. Gonzalez, yapay zekanın sağlık bilincine sahip tüketiciler için güçlü bir araç olduğunu ifade ediyor. Gonzalez, aynı zamanda uzun ömür ve hücresel sağlık için NAD+’ın öne çıktığını da vurguluyor. Bunlara ek olarak, fonksiyonel gıdalarda ve hazır içeceklerde protein talebi artıyor ve sporcu beslenmesinde de peptitlerin yeni uygulamaları somutlaşıyor. Ayrıca, takviyelerin sıvı ve jelibon gibi alternatif formları da ilgi çekiyor ve shilajit gibi adaptojenler de yeni wellness trendleri arayışında olanlar tarafından deneniyor.

Talker Research’ün anketine göre, katılımcıların %51’inin peptitlerin sağlık üzerindeki etkisine dair farkındalığa sahip olduğunu ve %66’sının da beş yıl öncesine kıyasla diyetine daha fazla protein eklemeye çalıştığını gösteriyor.

Anketin bir diğer şaşırtıcı sonucu ise Amerikalıların uyku ve dinlenmeye egzersiz yapmaya göre daha fazla önem veriyor oluşu; katılımcıların %54’ü wellness rutininin en önemli odak noktasının uyku ve dinlenme olduğunu belirtirken %46’sı spor yapmayı önceliklendiriyor. Bununla birlikte, katılımcıların %42’si zihinsel ve duygusal sağlığı ön planda tutarken %38’i kilo yönetimi ve kilo kaybını göz önünde bulunduruyor.

Gonzalez, Amerikalıların %75’inin yaşlanmanın sağlık üzerindeki etkilerinden korktuğunu ve bu nedenle NAD+ ve peptitlere yönelik ilginin yükseldiğini belirtiyor. Anket katılımcılarının %44’ü yaş almakla savaşmak yerine yaşlanmayla barışık olmayı tercih ediyor. Son olarak, katılımcıların %69’unun vitamin ve takviye aldığını ve %34’ünün de sıvı, jelibon ve çiğnenebilir formlar gibi alternatif takviye yöntemlerinden yana tercih yaptığını vurgulamak istiyoruz.

Bu anket sonuçları, dünyanın en büyük ülkeleri arasında yer alan ABD’de wellness odaklı yapay zeka kullanımının hızla yaygınlaştığını kanıtlıyor. Bu kanıt doğrultusunda, dünyanın farklı noktalarında da bu teknolojinin yoğun bir şekilde wellness ekosisteminde yerini alacağını belirtebiliriz.

İlginizi çekebilir: Japonya merkezli Konel uykusuzlukla mücadele için inovatif uyku giysisini duyurdu

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.



Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale