X

Yalan söylemenin kendine özgü dili ve bu dili fark etmenin yolları

Farkında olalım ya da olmayalım; her gün pek çok kez yalan cümleler duyuyoruz. Ve insanlık tarihinin büyük bir kısmı, bu yalanları ortaya çıkarmak için yöntemler bularak geçti. Şimdiye kadar bulunan yöntem ve araçlar belli koşullar altında işe yaramış olsa da, çoğu yeterince hazırlık yapılırsa aldatılabilir aletlerdi. Peki ya bu uygulamalar yerine iletişimin inceliklerini dikkate alarak söylenilen yalanları anlamaya çalışırsak?

Neden yalan söyleriz?

Söylenilen yalanları anlamak için öncelikle genel itibariyle yalan söyleme nedenimizi çözmemiz gerekir. Psikolojik olarak; gerçekte olduğumuz insandan daha çok olmak istediğimiz insana benzemek için yalan söyleriz. Ancak beynimiz hayal kurmakla meşgulken, birçok sinyalin akıp gitmesine de izin verir. Öte yandan yapılan araştırmalar da bilincimizin gerçek olmayan bir hikaye anlatırken farklı bir dil geliştirip kullandığını söylüyor. Tüm bunlar dikkate alındığında yalan söylemenin dilini aşağıdaki dört maddeye dikkat ederek anlayabilmemiz mümkün:

İlginizi çekebilir: Neden en çok kendimize yalan söyleriz?

1.Kurulan cümlenin şahsı

İlk olarak, yalancılar yalan söylerken kendilerine daha az gönderme yaparlar. Kendilerini yalanlarından uzaklaştırmak ve ayrı tutmak için sıklıkla üçüncü şahıstan bahsederek diğerleri hakkında daha çok konuşurlar. Örneğin; “Bu evde bir parti vermedim,” demek yerine “Bu evde bir parti düzenlenmedi,” demeyi tercih ederler.

2.Negatiflik

Yalan söyleyenler, daha negatif olma eğilimindedirler; çünkü bilinçaltında yalan söyledikleri için suçlu hissederler. Örneğin; telefonunun şarjının bittiğine dair yalan söyleyen bir kişi bu duruma ve telefonuna lanetler okuyarak konuşuyor olabilir.

3.Basitlik

Beynimiz karmaşık bir yalan yaratmada zorlandığı için, yalancılar genel olarak olayları basit terimlerle anlatırlar. Yargılama ve değerlendirme beynimiz için karmaşıktır ve yalan söylerken genellikle bununla uğraşmak istemez.

4.Gereksiz kelimeler

Son olarak, yalancılar betimlemelerini basit tutsalar da, kullandıkları gereksiz kelimeler yalanı desteklemek için alakasız ama kulağa gerçekçi gelen detaylar kullanarak daha uzun ve karmaşık cümle yapısı kullanma eğilimindedirler.

Aşağıdaki videoda yalan söylemeyle ilgili daha fazlasını ve yalan söyleyen bazı ünlülerin konuşmalarının dilbilimsel analizini bulabilirsiniz: 

 

İlginizi çekebilir: Yalan söyleme psikolojisi: Yalan söylediğimizde beynimizde neler oluyor?

Kaynak

TedEd

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale