X

Yağmur seven kişilerin hayatta daha mutlu olmasının 7 sebebi

Sizde gökten su taneleri düşmeye başladığı zaman keyifleniyor musunuz? Yağmurlu günler dendiği zaman zihninizde battaniye, sıcak bir içecek ve güzel bir kitabın hayali mi canlanıyor? Eğer öyleyse siz de plüvofil kabilesine üyesiniz demektir. Plüvofil; kısaca tanımlamak gerekirse yağmurdan zevk alan insan demektir. Muhtemelen siz yağmur yağdığı zaman ıslandığınız ve üşüdüğünüz için söylenirken, yağmurseverler puslu bir günde nasıl böyle eşsiz bir gök olayından minnet duymadığınız için şaşıracaklardır. Eğer plüvofilseniz, yalnızca yağmur yağmasına sevinmezseniz, aynı zamanda yağmur zamanlarını diğer tüm zamanlara tercih edersiniz ve hatta hayatta genel olarak diğer insanlardan daha mutlusunuzdur. İşte yağmurseverlerin hayatta neden daha mutlu olduklarının 7 nedeni:

1. Hayatı doya doya yaşamak konusunda daha duyarlı olurlar

 Yağmurseverler, yağmur yağdığında ellerini havaya kaldırıp bulutlara teşekkür edecek kadar mutlu olurlar.

Yağmuru seven insanlar, kendi deneyimlerinden zevk alan kişilerdir. Yağmuru tüm detaylarıyla, canlılığıyla anlatıp yağmur damlasının pencereye çarpması sahnesini büyüleyici bir şekilde tasvir edebilirler. Plüvofiller yağmurdan sonra ortaya çıkan kokunun ve suyun derilerine çarptığında yarattığı hisse bayılırlar. Yağmur suyunun tadını bile bilen bu kişiler, yağmur yağdığı zaman ellerini sevinçle havaya kaldırıp bulutlara teşekkür edecek kadar sevinçli olurlar.

2. Anı yaşarlar

Mutluluk araştırmacısı Dr. Matt Killingsworth, ‘Mutluluğunu Takip Et’ isimli akıllı telefon uygulaması sayesinde insanların spesifik aktivitelerdeki mutluluk seviyelerini gerçek zamanlı olarak ölçümleyebiliyor. Bulgularına göre, her ne yapıyorsanız yapın mutluluk ile anı yaşama, ‘an’da olma arasında direk bir bağlantı bulunuyor.

3. Kendilerine güvenleri tamdır

Şimdi şöyle bir düşünün; eğer bir yetişkin yağmur yağdığında 4 yaşındaki bir çocuk gibi etrafta çılgınca geziyorsa, muhtemelen başka insanların ne düşündüğünü çok da önemsemiyordur. Gerçekte, yağmurseverler kendileriyle ve bu durumla gurur duyarlar. Yağmuru kaçıran, o an kapalı bir alanda olan herkes adına üzülürler. Plüvofiller yağmur yağdığında sırılsıklam olup makyajları aksa dahi önemsemezler ve şaşırtıcı bir şekilde yine de güzel görünürler.

4. Zor zamanların üstesinden gelme konusunda başarılıdırlar

Plüvofiller, hayattaki zor zamanlar geldiğinde ‘bunlar da geçecek’ demesini iyi bilirler. Gerçekte, zorlukların büyük fırsatların önünün açacağını bilirler. Siz de şunu unutmayın; gökkuşağı her zaman yağmurdan sonra ortaya çıkar.

5. Bir şeyi bir bütünsellik için değerlendirmeyi bilirler

Gerçek bir yağmur sever asla hava durumu konusunda korku duymaz. Onlar hayatın gerçeklerine doğru bir şekilde bakmanın yolunu bulup, onları bir bağlam içerisinde değerlendirirler. Eğer biriyle konuşma isteği duyuyorsunuz, bu kişiler hem çok iyi dinleyicidirler, hem de farklı yorumlarıyla olayları daha iyi analiz etmenizi sağlarlar.

6. Üzüntünün içerisindeki güzelliği görürler

                                      Plüvofiller, yağmur yağdığı zamanlarda acıklı film izlemekten hoşlanırlar

Yağmurun temiz havayı ve yeni yaşamı getirdiği gibi, yağmur aşıkları da ağlamanın yenilenmenin bir simgesi olduğunu bilirler ve buna değer verirler. Yağmur yağdığı zaman bunu değerlendirmek için en sevdikleri aktivitelerden biri de yastığa sarılarak acıklı film izlemektir.

7. Ölümlülük hakkında bilinç sahibidirler

Yağmuru seven insanlar her ne kadar yağmur damlaları altında dans edip şarkı söylemekten zevk alsalar da, aynı zamanda içebakışçı bir yapıya sahiptirler. Fırtınalı bir gün onlar için hayat hakkında düşünmek için mükemmel zamanlardır.

Bulutlar yavaşça hareket ederken ve yağmur damlaları ağaçlardan süzülürken, geçmiş günler üzerine düşünüp değerlendirme yaparlar.

Kaynak:

lifehack.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale