X

Yağ tüketimi beyni etkiliyor

Yeni bir araştırmaya göre; beslenmede yer verilen yağ türleri, beynin yeme eylemi üzerindeki kontrolünü etkiliyor. Frontiers in Cellular Neuroscience dergisinde yayımlanan araştırmada, yüksek oranda doğmuş yağ tüketmenin, beynin bu konuda zorlanmasına neden olduğu sonucuna ulaşıldı. Edinilen diğer bulgulara göre kilo vermeye çalışan insanların doymuş yağlardan uzak durması gerekiyor. Çünkü bu tür yağlara sahip yiyecekler, iltihapa neden olarak, beyinde ‘hipotalamus’ adı verilen ve açlığı düzenlemekle görevli organı olumsuz yönde etkiliyor. Bu ise, obezitede görülen yeme miktarını, ne zaman duracağını ve ne tür yiyecekler yiyeceğini kontrol edememe durumuna neden oluyor.

Kilo vermeye çalışan insanların doymuş yağlardan uzak durması gerekiyor.

İlginizi çekebilir: Omega-3 yağ asitleri nedir ve aslında ne işe yarar?

Denek olarak farelerin kullanıldığı araştırmada, doymuş yağ bakımından zengin öğünlerin yenmesinin ardından bilişsel fonksiyonların azaldığı gözlemlendi. Çalışmayı yürüten Profesör Marianna Crispino ve Profesör Maria Pina Mollica, konuyla ilgili şunları ifade ediyor:

“Bu günlerde beslenme şekillerinin insanların genel mutluluğuna etkisine büyük önem verilmeye başlandı. Fazla yağ tüketiminin metabolizmaya olan etkisi çokça çalışılmış olsa da, bunun beyne olan etkisiyle ilgili çok az şey biliniyor.”

Öte yandan yağ bakımından zengin bir beslenme, birden çok şekilde karşımıza çıkabiliyor. Bunun nedeni tereyağı ve kızartmalardaki gibi doymuş ve balık, avokado ve zeytinyağı gibi doymamış yağ türlerinin farklı etkilere sahip olması. Örnek vermek gerekirse; araştırmada domuz yağı yerine balık yağının tercih edilmesinin önemli ölçüde fark yarattığı sonucuna yer veriliyor. Balık yağının tercih edilmesi durumunda beyin fonksiyonları normal kalıyor ve gereğinden fazla yemekten kaçınıyor.

Crispino, araştırmayla ilgili ifadelerini şu sözlerle noktalamakta:

“Yağlı beslenme şeklinin beyindeki etkisi ve neden olduğu fark şaşırtıcı ölçüde netti. Edindiğimiz sonuçlar, obezite ve diğer metabolik hastalıklardan korunmada yağ tercihinin önemini ortaya koymuş durumda.”

İlginizi çekebilir: Yağ tüketiminin beslenmedeki yeri hakkında son zamanlarda ortaya çıkan gerçekler

Kaynak:

sciencedaily.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale