X

Verici olarak mutluluğunuzu katlamanın 5 yolu

Parayla saadet olmaz ama yardımseverlikle olur.

Daha okul sıralarında başlayarak zenginlik ve mutluluk arasında aslında ters olan bir bağıntı kurmaya başlarız. “Adam” olmak, başarı ve maddi zenginlikle olur sanırız. İşte bu sebeptendir bütün hırsımız, koşturmalarımız.. Kazandıkça daha fazlasını isteriz. Şaşırtıcı gelebilir ancak zenginlik ve mutluluk arasında doğrudan bir ilişki bulunmuyor. Temel ihtiyaçlarımız (yiyecek, barınma ve belli bir ölçüde mali güvenlik) karşılandığında ancak, zenginliğin mutluluk üzerinde kısmi bir etkisinden söz edebiliriz.

Örneğin, yürütülen çalışmalara göre piyango kazananlar öncekine nazaran daha da mutlu olmuyor; ne de son derece zengin insanların başka insanlardan daha mutlu olduğu söylenebilir.

Öyleyse zenginlik, mal-mülk için bunca çabamız niye?

Zenginlik, mal-mülk mutluluk getirmezken; elimizdekileri paylaşmak mutluluk verir. Cömertlik ve mutluluk arasında sıkı bir bağ vardır. Yapılan araştırmalara göre gönüllü işlerle uğraşan kimselerin psikolojik ve zihinsel sağlığı daha iyi olmakla birlikte, bu kişiler daha uzun bir ömre sahipler. Öyleyse daha fazla mutluluğa ulaşmak için, temel ihtiyaçlarınızı karşıladığınız müddetçe yastık altına para yığmaktan vazgeçin. Cömert ve fedakâr olun, ihtiyacı olanlara daha fazla ses verin, size açılan elleri boş çevirmeyin.

Vererek mutlu olursunuz. Ancak verirken de daha fazla mutluluğa nasıl erişilir diye merak ettik ve Uplifers okuyucuları için vererek mutluluğu kat be kat artırmanın 5 yolunu sizler için sıraladık:

  • Belirli projelere bağış yapın

Bağışınızın somut, elle tutulur bir amaç uğruna harcanacağını bildiğiniz zaman boşuna gideceği hissinden kurtulursunuz. Şahsen bir yarar sağlayacağınızı bilmek daha fazla vermenizi ve vermekten daha fazla memnuniyet duymanızı sağlar.

  • Küçük miktarlarda ama sık sık verin

1000 TL bağış yaparak, 100 TL bağış yaptığınızdan 10 kat fazla mutluluğa erişemezsiniz. Bu nedenle, vermenin getirdiği hazzı daha sık yaşamak için, küçük miktarlarda da olsa sık sık bağış yapın.

  • Bir karşılık beklemeden verin

Karşılığında elle tutulur bir kazanç alma beklentisi içerisinde bağış yapmak mutluluğunuzu kısıtlayabilir. Bu nedenle ekonomik çıkarlarınızı sosyal kararlarınızla karıştırmayın ve hiçbir çıkar amacı bulunmayan yardım kuruluşlarına bağış yapın.

  • Yardımlarınızın kimlere ulaşacağını bildiğinizde verin

Çocuk destek programları bu yola sıkça başvuruyor aslında. Sefalet ve açlık içerisindeki bir çocuğun gösterildiği reklamları sevmeyebilirsiniz, ancak bağıştan yararlanacak kitlenin ismini ve fotoğrafını yapılan kampanyalarda belirtmek daha fazla bağış yapılmasını sağlıyor. Mutluluğunuzu katlamak için yardımınızın ulaşacağı insan(lar)ın hikâyelerinden bahseden kuruluşlara bağışta bulunun.

  • Bağışınızı alenen yapın

Bir yanınız yaptığınız bağışı gizli tutmak istese de, aslında içten içe herkes bilsin ve takdir etsin istersiniz. Alenen bağışta bulunmak başkalarını da teşvik etmekle kalmaz; pozitif bir pekiştirme olduğundan, vermekten duyduğunuz memnuniyeti artırır. Öyleyse, vermekten daha fazla mutluluk duymak için alenen bağışta bulunun ve yardım kuruluşunun da bunu başka insanlarla paylaşmasını sağlayın.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale