X

Vejetaryen beslenme kanser riskini düşürüyor mu?

Vejetaryenlik ve vegan beslenme son yıllarda daha da gündemde. Özellikle doğal ve sürdürülebilir beslenme kavramları arttıkça, bu beslenme tarzlarına olan ilgi de artıyor. Vejetaryen beslenme bazı düşünce tarzlarının yanı sıra sağlık açısından da tercih edilebiliyor. Peki sağlık için gerçekten faydalı mı ve vejetaryen beslenme kanser riskini düşüyor mu bir bakalım…

Bir vejetaryen veya bir vegan olmanın kanser riskini düşürüp bu kişilerde görülmediğini söylemek zor. Bu çoğunlukla yine aynı şekilde vejetaryenliğin çeşidine ve kişinin beslenmesine göre değişebilir.

Kansere karşı vejetaryenlikle ilgili pek çok çalışma, bu diyetlerin lif, vitaminlerKansere karşı , mineraller, izoflavonlar (soya fasulyesinde, nohutta, fıstıkta daha fazla bulunur) ve karotenoidler (havuç, tatlı patates, brokoli, lahana, ıspanak, domateste bulunur) açısından zengin diyetler olduğu sonucuna varıyor. Vejetaryenlik sağlıklı yaşam tarzının bir parçası olduğunda kanser dahil olmak üzere birçok hastalıktan korunmaya yardımcı gibi görünüyor.

Almanya’da 11 yıllık bir çalışma, 1.900 vejetaryen arasında bağırsak kanserini inceledi. Araştırmacılar, genel popülasyona kıyasla, çalışma katılımcılarında midebağırsak kanserini , kolon ve akciğerkolon  kanserlerinden ölümlerin azaldığını, özellikle de en az 20 yıl vejetaryenlik uygulayanların arasında daha az ölüm olduğunu kaydettiler. Bununla birlikte, çalıştıkları vejetaryenlerde vücut ağırlığıazaldığını,  ve egzersiz miktarı gibi diğer faktörlerin ölüm hızlarını etkilediğini ileri sürüyor

Araştırmalar, vegan ve vejetaryen diyetin vejetaryen diyetin tip 2 diyabet riskini azaltabileceğini göstermiştir. Ve yapılan bir araştırma da, vejetaryenlerde trigliseridtip 2 diyabet , glikoz seviyelerikan basıncıglikoz seviyeleri,  ve vücut kütle indeksinin (BKİ) daha düşük olduğunu buldu.

Bunun yanı sıra işlenmiş et ürünlerinin kanser riski olan ilişkisini de değerlendirmek mümkün. Geçtiğimiz yıllarda Dünya Sağlık Örgütü’nün et ve et ürünleriyle ilgili rapora göre işlenmiş etler ve kanser arasında artmış bir ilişki var.  Rapora göre risk genellikle tüketilen et miktarı ile artıyor. 10 çalışmadan elde edilen verilerin analizine göre, günlük yenen işlenmiş etin her 50 gramlık kısmının kolorektal kanser riskini yaklaşık % 18 artırdığı tahmin ediliyor.

 

İlginizi çekebilir: Ramazan ayında sağlıklı seçimler yaparak vücudunuzu dengede tutun

Dilara Koçak: 1990 yılında beslenme ve diyet mesleğine gönül veren Koçak, Hacettepe Üniversitesi, “Beslenme ve Diyetetik” mezunudur. Yüksek lisansını da aynı üniversitede tamamlayarak uzman ünvanını almıştır. Hâlâ Mezura Kliniğinde bireysel ve kurumsal beslenme ve danışmanlık hizmeti vermektedir.

Sosyopix ile sevgi paylaşıldıkça çoğalır, hatırlandıkça sonsuzlaşır

Telefonlarımızın galerisi, aslında hayatımızın en güzel anlarının sergilendiği ama kimsenin tam anlamıyla gezmediği gizli bir müze gibi. Binlerce fotoğraf, yüzlerce gülümseme ve “bu anı hiç unutmayalım” dediğimiz o saniyeler… Peki, neden aşkın en saf hali sadece bir ekran camının soğukluğuna hapsolsun?



Alınan rastgele hediyelerin yerini, yaşanmışlığın ağırlığı ve dokunulabilir hatıralar alsın. Çünkü sevgi, sadece söylenince değil, paylaşılan bir kareye dokununca da hissedilebilir. Sosyopix’in sevgililer günü özel hediyeleri alışılagelmiş hediyelerin ötesine geçiyor.

Pikselden hatıraya: Dokunulabilir bir hikaye yazmak

Bazıları için aşkı anlatmanın en zarif yolu, onu kronolojik bir yolculuğa çıkarmaktır. Klasik bir hediye yerine, birlikte geçtiğiniz yolları, paylaştığınız sofraları ve o plansız kahkahaları bir fotoğraf albümü içinde toplamak, aslında “Seninle geçen her ana değer veriyorum” demenin en şık halidir. Sayfaları çevirdikçe tazelenen o duygular, dijital bir kaydırmadan çok daha fazlasını hissettirebilir.

Eğer “bizim hikayemiz her yerde olmalı” diyorsanız, yüksek kaliteli fotoğraf baskısı seçenekleriyle evin en güzel köşesini bir anı duvarına dönüştürebilirsiniz. Şık ve minimalist çerçeveler içine yerleştirilen o tek bir kare, bazen binlerce kelimelik bir mektuptan daha derin anlamlar taşır.

Günlük rutinlere sızan küçük mutluluklar

Aşk, sadece büyük kutlamalarda değil; sabah içilen o ilk kahvede veya mutfaktaki kısa bir sohbette gizlidir. En sevdiğiniz karenin yer aldığı bir baskılı kupa, en uykulu sabahları bile bir gülümsemeyle başlatabilir. Ya da buzdolabının kapağına iliştirilen, her baktığınızda sizi o tatile, o güne götüren fotomagnet çeşitleri… Bu küçük dokunuşlar, hediyeyi bir eşya olmaktan çıkarıp günlük hayatın içine sızan birer sevgi göstergesine dönüştürür.

Özenle hazırlanmış bir mutluluk: Hediye kutuları

Bazen tek bir hediye, anlatmak istediklerinizin yanında sessiz kalır; bir hikaye anlatmak, o hikayenin her sayfasına ayrı bir dokunuş bırakmak istersiniz. Sosyopix’in hediye kutusu seçenekleri, tam da bu “dile dökülemeyen” duygular için tasarlandı. O kutunun kapağını açtığınız an hissedilen şey sadece içindekilerin uyumu değil; “Seni neyin mutlu edeceğini, hangi kokunun seni gülümseteceğini ve en çok hangi anımızda huzur bulduğunu biliyorum” diyen o eşsiz özen… İçindeki her bir hediyenin birbiriyle fısıldaştığı, her detayda “seni gerçekten tanıyorum” mesajının gizlendiği bu kutular; hediye vermeyi bir alışverişten çıkarıp, sevdiğiniz kişinin ruhuna yapılan zarif bir yolculuğa dönüştürüyor. Çünkü en büyük lüks, bir başkasının kalbinde bu kadar iyi tanındığını hissetmektir.

Gelecekteki size en güzel mesaj: “İyi ki”

14 Şubat sadece bir tarih olabilir; ona asıl ruhunu veren şey ise sizin o tarihin içine sığdırdığınız yaşanmışlıklar. Sosyopix ile dijital ekranlardan çıkıp avucunuza düşen her kare, sadece bir kağıt veya nesne değil; aslında birbirinize verdiğiniz “daima yanındayım” mesajının en sessiz ve en güçlü tanığı. Yıllar sonra, bir akşamüstü o fotoğraf albümünü kucağınıza aldığınızda ya da her yeni aya en sevdiğiniz karenin eşliğinde başladığınız o takvimin her yaprağında size ‘iyi ki’ dedirten anların bıraktığı küçük tebessüm, bugünün en kıymetli yatırımı olacak. 

Çünkü hayat, biz planlar yaparken akıp gidiyor ama sevgiyle dokunulan anılar zamanı durdurmayı başarıyor. Bu Sevgililer Günü’nde sevdiğinize sadece bir obje değil; yıllar geçse de baktıkça “ne güzel zamanlardı, ne güzel seviliyoruz” dedirtecek bir hatıra bırakın. Çünkü bazı duygular paylaşıldıkça çoğalır, hatırlandıkça sonsuzlaşır.



İlgili Makale