X

Uzun ömürlülüğü destekleyen fakat daha iyisini bulma uğruna kaybedilen alışkanlıklar

Sağlık optimizasyonu, farklı yaşam tarzı değişikliklerini ve tedaviler aracılığıyla bütüncül iyilik halini geliştirmeye odaklanıyor. Günümüzde hızla popülarite kazanan bu konsept, DNA’ya özel takviyeler almaktan kan şekerini düzenli olarak takip etmeye kadar uzanıyor. Sağlık optimizasyonu denildiği zaman akla longevity yani uzun ömürlülük de geliyor.

Uzun ömürlülük anlayışı, veri odaklı ve bilim destekli pratiklerle şekilleniyor. Bu pratikler yaşam süresini uzatmaya yardımcı olsa da hayat kalitesini iyileştiren kritik eylemler bu pratiklerin gerisinde kalıyor. Bu yazımızda, uzun ömrün ve sağlıklı yaş almanın kilidini açan ama çoğu zaman görmezden gelinen pratikleri sizler için kaleme aldık.

Uzun ömürlülüğe yönelik basit ama kıymetli pratikler

Longevity alanında genellikle ölçülebilir şeyler takip ediliyor. Bu metrikler arasında günlük adım sayısı, kalp atış hızı ve kan basıncı gibi biyobelirteçler bulunuyor. Bu ölçülebilir şeylere odaklandıkça bizi ayakta tutan ama somut olarak takip edilemeyen güçleri unutuyoruz. Aidiyet, neşe ve bağlantı bu güçler olarak ön plana çıkıyor ve bizler çoğu zaman bu elementleri göz önünde bulundurmuyoruz.

Görmezden geldiğimiz bu güçler, aslında binlerce yıldır insan sağlığını destekliyor. Örneğin, sevdiğimiz birisine sıkı sıkı sarıldığımız zaman oksitosin salgısı artıyor ve kortizol hormonu azalışa geçiyor. Bu basit eylem, mutluluk hissini açığa çıkarırken stres tepkisini yatıştırıyor.

Sarılmaya ek olarak, yakın arkadaşla yürüyüşe çıkmak da uzun ömürlülüğü güçlendiriyor. Bu eylem, doğada vakit geçirme, fiziksel aktivite ve sosyal bağlantı olmak üzere üç tane önemli longevity aracını harmanlıyor.

Sevilen bir sanatçının konserine gitmek de bir uzun ömürlülük pratiği olarak ele alınabiliyor. Konserler katılımcıların nefes ve kalp ritimlerini senkronize ediyor ve açığa çıkan kolektif ritim de sinir sistemini doğal olarak düzenliyor.

Günümüzün teknolojilere bağlı sağlık optimizasyonu kültürü, ne yazık ki bizleri izolasyona itiyor. Bu durum, her bir insan vücudunu bir laboratuvar ortamına dönüştürüyor. Bu dönüşüm de her bireyin sağlığının tek kişilik bir projeye evrilmesine yol açıyor. Bir diğer yandan, sarılmak, arkadaşla yürüyüş yapmak ve konsere gitmek gibi pratikler longevity’nin bu karanlık yanıyla mücadele ediyor.

Popüler uzun ömürlülük pratikleri ne zaman sorun haline geliyor?

Biohacking, denge kaybolduğu zaman kritik bir sorun teşkil edebiliyor. Bu sorun, ölçülebilir olanların gerçekten hem bedeni hem de ruhu besleyenlerin önüne koyulmasıyla açığa çıkıyor.

Dengesizlikle başa çıkmak için günlük adım hedefinize ulaşmaya çalışırken gün batımını kaçırmamaya özen göstermelisiniz. Uyku hijyenini sağlarken sevdiğiniz insanlarla keyifli bir akşam yemeğinden vazgeçmemelisiniz. Mükemmel kalp atış hızı değişkenlik puanının peşinden koşarken ağlayana kadar gülmenin nasıl bir his olduğunu unutmamalısınız.

Kısacası, canlı hissetmenizi sağlayan deneyimlerin çoğunun plansız, ölçüyle bildirilmemiş ve derinlemesine insani olanlar olduğunu fark etmelisiniz. Bu deneyimler, genellikle katı programları, rutinleri ve hatta kontrolü geride bırakmaya yoğunlaşıyor.

Ölçülemeyenlerin arkasındaki bilim

Bilim, kan belirteçlerini, kalp atış hızını ve uyku döngüsünü önceliklendirdiği gibi insani güçleri de eskisinden daha çok öne çıkarıyor.

Çeşitli araştırmalar, doğada vakit geçirmenin ve müzik dinlemenin iltihap belirtilerini azalttığını ve kalp atış hızı değişkenliğini iyileştirdiğini ifade ediyor. Bazı çalışmalar, güçlü sosyal bağlara sahip kişilerin daha uzun yaşadığını öne sürüyor. Hatta, yalnızlığın günde 15 sigara içmeyle benzer bir risk taşıdığı da vurgulanıyor. Bu araştırmalar, gelişmiş sağlık sonuçlarının çoğu zaman bir laboratuvar yerine hayatın içinde ortaya çıktığını gösteriyor.

Sonuç olarak, uyku takibi, düzenli egzersiz ve takviye alımı gibi uzun ömürlülük alışkanlıklarını benimserken sevdiklerinizle vakit geçirmeyi, doğayla bağlantı kurmayı ve sanatla içli dışlı olmayı unutmayın. Dans edin, müze gezin, gün batımını seyredin, temas kurun, kahkaha atın, hikaye anlatın ve şarkı söyleyin. Kısacası, giyilebilir cihazlar gibi modern bilim araçlarını kullanırken ölçülemeyenleri gözden kaçırmayın.

İlginizi çekebilir: Uzun yaşamın görünmeyen mimarı: Sosyal bağların gençlik üzerindeki gücü

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      



3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale