X

Uzakları yakın edene koşmak

Fener… Işıl ışıl, uzakları aydınlatan, bazen de hayal edileni yakınlaştıran, “Kara göründü” dedirten, “Buradan taa şuralara” giderim diye düşündüren.

Göç eden kuşların mekanı: Gelidonya (Kaledonya)

Gelidonya orası, Kaledonya da denebilir beki. Likyalılar zamanında konmuş adı; kırlangıç demekmiş aslında. Göç ederken uğruyorlarmış oraya; soluklanmak, birbirlerine destek olmak, kuvvet kazanmak, eş-dosttan geri kalmamak için.

Likyalılar, göç eden kırlangıçların mekanı olduğu için buraya ‘kırlangıç’ anlamına gelen Gelidonya adını koymuşlar.

Eğer yolunuz geçerse Gelidonya’dan, bir şekilde koştuysanız, yürüdüyseniz oralardan gerçekten şanslısınız. Kırlangıçlar gibisiniz aynı, elbette yok kanatlarınız ama yolculuğunuz var bir oraya bir buraya, bazen içinizdeki en derinlere, bazen beyninizin bilinmezlerine… Yüzleşiyorsunuz kendinizle ve tekrar tekrar buluşmak üzere sözleşiyorsunuz. Ben geçen sene randevulaştım benle ve yine gidiyorum işte bu sene.

İlk kez görecekseniz inanamıyorsunuz öncesinde; “Ben oraya bilmem kaç kere gittim, yine giderim, tekrar giderim” diyenlere. “Olamaz” diyorsunuz, ‘Gerçekliği yok bunun. Ne kadar etkiler, ne kadar seni senden daha iyi tanımlar, ne kadar içine içine sızabilir ki?”

Yapıyor vallahi, öyle bir coğrafyadaki bu fener. Acı çekiyorsun, kendinle çelişiyorsun ama yine de ilerliyorsun, ayakların sızlıyor, bacakların ağrıyor, yetmiyor sanki bu çekilenler, bir sonraki günü düşlüyorsun. Her şeye rağmen açıksın yeniliklere, başına gelecek her türlü şeye…

Likya Yolu Maratonu için geri sayım başladı 🙂

Ne gelecekse gelsin başıma, yeter ki oralarda gelsin, Likya Yolu’nda gelsin. Beni benimle bırakın, arkama bakmadan ilerleyeyim, ufka doğru yelken açayım. Ama ulaşayım, varacağım yere ulaşayım mutlaka.

İlgili yazı: Likya Yolu: Öze dönüş hikayesi

Geliyorum Likya Yolu Ultra Maratonu, geri sayımda son 3 :))

Kıvanç Ergun: Kıvanç Ergun bugün bisikletin tepesinde, yarın ormanda çamurun içinde… Harekete, iyilik peşinde koşmaya doyamıyor, başkalarına çılgınca gelen şeyleri yapmaktan inanılmaz keyif alıyor. İflah olmaz bir spor tutkunu olan Kıvanç, ‘yükseklerde’ yaşamanın, hayattan keyif almanın yolunu sporda bulmuş ve her gün yeni alanlara kayıp, kendini bilinmezlerde kaybetmekten hiç ama hiç çekinmiyor. Yaşını başını almış ama adrenalin söz konusu olunca kendini alamıyor, aktiviteye dalıyor. 2013 İstanbul Maratonu’nda ilk maratonunu (42 km), 2014'te Frig Vadileri'nde ilk Ultra Maraton’unu (60 km) koştu. Ulaşım aracı olarak bisikleti kullanıyor ve bisiklet kullananların sayısını kültürel gelişmeyle eşdeğer tutuyor. Yazdığı yazılarda sınırları nasıl zorladığından, deneyimlerinden bahsederken, bir yandan da hareket etmemek için yaratılan bahaneleri çürütmekten büyük keyif alıyor. Yardımseverlik koşusunun Türkiye'de tanınmasını sağlayan Adım Adım Yardımseverlik Platformu'nda Marka ve İletişim Koçluğu görevini yürütürken, aynı zamanda TOG'un AA içindeki STK Sorumlusu ve gönüllü koşucusu olarak da devam ediyor yaşamına... Fotoğraf konusunda fena değildir, takip etmek isterseniz: instagram/kiverg
İlgili Makale