X

Uyurgezerlik neden olur?

Uyurgezerlik çeşitli ilaçlardan veya stres, uykusuzluk gibi sağlık problemlerinden kaynaklanabilir. Bazı ilaçlar ise uyurgezerliği azaltabilirler. Toplumda en az bir defa uyurgezerlik yaşamış olanların oranı %6.9 civarındadır. Özellikle çocuklarda daha yaygın görülse de, yetişkinlerin %1.5 civarı çocukluk yıllarından sonra da uyurgezerliğe devam ederler. Bu problem ilaçlardan, genetik faktörlerden ve uykuyu bozan sağlık problemlerinden kaynaklanabilir.

Önemli not: Bu yazıda yer verilen tüm bilgi ve öneriler bilimsel destekli makaleler baz alınarak, genel bilgilendirme amaçlı hazırlanmış olup herhangi bir uzman tavsiyesi içermemektedir. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren öğelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurun.

Uyurgezerlik tam olarak nedir?

Uyurgezerlik NREM uykusu adı verilen derin uyku içerisinde ortaya çıkan bir bozukluktur ve genelde uyuduktan 1-2 saat sonra gerçekleşir. Uyurgezerlik nöbeti esnasında ayağa kalkabilir, yürüyebilir, hatta normal aktivitelerinize devam edebilirsiniz ve bu esnada uyuyor olursunuz. Gözleriniz açıktır ancak hala derin bir uykuda olursunuz. Psikiyatri dernekleri tarafından günlük yaşantıyı bozmadığı sürece bir bozukluk olarak görülmez.

Uyurgezerlik neden olur?

Çocuklarda daha yaygın görülen uyurgezerlik, genelde ergenlik yıllarında geride bırakılır. Ancak yetişkin hale gelen herkes uyurgezerliği bırakmaz. Nadir olsa da yetişkinlik yıllarında uyurgezerlik yaşamaya başlayanlar da vardır. Uyku üzerine araştırmalar uyurgezerlik nöbetlerini tetikleyen bazı sağlık sorunları, aktiviteler ve maddeler olduğunu gösterdiler. Ayrıca genetik aktarımla bu eğilimi almak da mümkün. Bazen ailede nesiller boyunca görülür.

Stres: Stres ve anksiyete iyi uyumanıza engel olur. Bazı uyku uzmanları günlük stresin de rahatsızlığa katkıda bulunabildiğini belirtiyorlar. 193 hasta ile yapılan bir çalışmada uyurgezerliğin temel tetikleyicilerinden birisinin gün içinde karşılaşılan stresli olaylar olduğu görülmüş.

Günlük stres düzeylerinizi azaltmak ve böylece gece iyi dinlenmek istiyorsanız, aşağıdaki stres azaltma tekniklerinden faydalanabilirsiniz:

  • düzenli egzersiz
  • mindfulness uygulamaları
  • kafeini azaltmak
  • nefes egzersizleri yapmak
  • yogayı denemek

Uykusuzluk: Yeterince uyumayan insanlarda uyurgezerlik riski daha fazladır. 2015 yılında uyku üzerine 100 kişiyle yapılan bir araştırmada, düzenli olarak uyurgezerlik yaşayanların migren başta olmak üzere yaşam boyu süren baş ağrıları ile de baş etmek zorunda kaldıkları oldukça yaygın şekilde görülmüş.

Ateş: Uyurgezerlik özellikle çocuklarda ateşli hastalıklarla da bağlantılıdır. Ateşlenme uyku terörüne de yol açabilir ve bu uyku bozukluğunda çığlık atarsınız, kollarınızı sallarsınız ve uykunuzda gördüğünüz korkunç şeylerden kaçmaya çalışırsınız.

Nefes bozuklukları: Uyku apnesi, uyurken kısa aralıklarla nefes almayı bırakmanıza sebep olan bir bozukluktur ve horlamadan daha ötesidir. Ağır uyku apnesi gündüz yorgun kalkmanıza, yüksek tansiyona, inmeye ve kalp hastalıklarına sebep olabilir. Eğer ağır bir uyku apneniz varsa uyurgezerlik ihtimaliniz hafif bir apneye sahip olanlara göre daha yüksektir. Ayrıca astım sahibi olan çocuklarda uyurgezerliğin daha yüksek olduğuna dair raporlar da mevcut. Astım uykusuzluğa sebep olabilir ve ayrıca bazı astım ilaçları bazı çocuklarda uyurgezerliği tetikleyebilirler.

Reflü: Reflünüz varsa, midenizdeki şeyler nefes borusuna kaçarlar ve bu da rahatsız edici bir yanma hissine sebep olur. Pek çok insan için belirtiler gece daha kötü hale gelirler.

Reflüsü veya başka mide problemleri olan insanlar uyurgezerlik gibi çeşitli uyku bozukluklarına daha yatkındırlar. Reflü uykuyu bozduğu için uzun vadeli bitkinliğe yol açabilir ve bu da uyurgezerlik nöbetlerini daha olası hale getirir.

Parkinson Hastalığı: Parkinson hastalığı, bedenin hareketini etkileyen bir sinir hastalığıdır. Hastalık ilerledikçe beyin sapının hareketi kontrol eden çeşitli kısımları etkilenebilir ve ayrıca uykuyu kontrol eden bölümler de etkilenebilirler. Normalde REM uykusu esnasında rüya gördüğünüzde, beyniniz bazı kasları felç ederek rüyalarda hareket etmenizi ve kendinize zarar vermenize engel olur. Bazı çalışmalarda Parkinson hastalığının bu geçici felci engelleyebildiği gösteriliyor. Bunun sonucunda uyurgezerlik ortaya çıkabilir.

Huzursuz Bacak Sendromu: Huzursuz bacak sendromunun uyurgezerliğe sebep olabileceğini gösteren çalışmalar var. Bazı çalışmalarda bu rahatsızlığa sahip olanların uyurgezerlik yaşama ihtimallerinin diğerlerinden daha fazla olduğu görülmüş. Başka çalışmalarda ise uyurgezerlik ile huzursuz bacak sendromu tedavisinde kullanılan ilaçlar arasında bağlantı görülmüş.

İlaçlar: Bazı uyku ilaçları uyurgezerliğe sebep olabilirler. Bunun yanında narkolepsi ilaçları, antidepresanlar, antipsikotikler ve kalp hastalıkları ile anksiyete ilaçları da bu sonuca yol açabilirler.

Birisinin uyurgezer olduğu nasıl anlaşılır?

Uyurgezerlik yaşayan birisi dikkatini çektiğinizde size tepki vermez. Gözlerinde uzaklara doğru bir bakış olur. Uyku uzmanlarına göre uyurgezerler bu durum içerisinde şunları yapabilirler:

  • yeme
  • konuşma
  • yemek hazırlama
  • tuvalet olmayan yerlere idrar yapmak
  • evden çıkmaya çalışmak
  • cinsel ilişki yaşamak

İnsanlar çoğu zaman yaşadıkları bu deneyimi hatırlamazlar. Eğer uyurgezerlik nöbeti esnasında uyanırlarsa, ne olduğunu anlamakta zorlanabilirler.

Uyurgezerlik tehlikeli midir?

Çoğu uyurgezerlik vakası herhangi bir sakatlanma olmadan bitse de çok tehlikeli olabilir. Bazı insanlar araba sürmeye çalışabilirler veya ne olduğunun farkında olmadan başka işler yapmak isteyebilirler. Yapılan bir çalışmada tekrar eden uyurgezerliği olan 100 hastayla görüşülmüş ve yüzde 57.9’unun nöbetlerde bir şekilde sakatlandığı veya yaralandığı görülmüş.

Bu durum genellikle merdivenlerden düşme, nesnelere çarpma gibi şeylerden kaynaklanıyor. Nöbet esnasında kişinin kendine veya bir başkasına zarar verme ihtimali olduğundan o kişiyi uyandırmak iyi bir fikirdir. Ancak bunu nazikçe yapmanız önerilir.

Ne zaman doktora görünmeli?

Çoğu çocuk ergenlik yıllarına geldiğinde nöbetleri geride bırakır ve tedavi gerekmez. Ancak yetişkinliğe kadar uyurgezerlik yaşamadıysanız ve sonradan ortaya çıktıysa, doktorunuzla sebepleri üzerine konuşmak isteyebilirsiniz. Eğer sık sık uyurgezerlik yaşıyorsanız, bu durum hayatınızda problemlere sebep olursa, doktorla konuşmak iyi olur.

Nasıl teşhis ve tedavi edilir?

En yaygın teşhis yolu bir başkasının sizi bunu yaparken görmesidir. Çoğunlukla çocuklukta ortaya çıktığı için şikayet genellikle ebeveynler tarafından aktarılır. Eğer doktorunuz uyurgezerlikten şüphe ediyorsa, sizi bir uyku testine alabilir. Uyku testi esnasında siz uyurken kan oksijen düzeyleriniz, beyin dalgalarınız, nefesiniz ve hareketleriniz takip edilir.

Eğer uyurgezerliğiniz ağır değilse, stresi azaltarak ve uyku alışkanlıklarınızı düzenleyerek ondan kurtulabilirsiniz. Eğer bu yöntemler işe yaramazsa, doktorunuz ilaç yazabilir. Çocuklarda genelde tedavi gerekmez çünkü çocuk büyüdükçe nöbetler azalarak biterler.

Sonuç olarak uyurgezerlik, uyku esnasında yürüdüğünüz, konuştuğunuz ve başka aktiviteler yaptığınız ve bu esnada derin uykuda olduğunuz bir problemdir. Uykunun en derin aşamasında ortaya çıkar ve bu da uyuduktan bir iki saat sonrasına denk gelir.

Çocuklarda yetişkinlerden daha yaygındır ve ergenlikte çoğunlukla geride bırakılır. Ancak yetişkin olan herkes onu geride bırakmaz.

Genelde nesiller boyunca sürebilir. Stres, uykusuzluk, ilaçlar, nefes problemleri, nörolojik rahatsızlıklar, ateş ve migrenden kaynaklanabilir. Sık sık uyurgezerlik yaşıyorsanız ve gece dolaşmanız sorunlar yaratıyorsa, doktorunuza danışmanız uygun olacaktır.

Önemli not: Bu yazıda yer verilen tüm bilgi ve öneriler bilimsel destekli makaleler baz alınarak, genel bilgilendirme amaçlı hazırlanmış olup herhangi bir uzman tavsiyesi içermemektedir. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren öğelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurun.

İlginizi çekebilir: En sık karşılaşılan uyku problemleri ve çözüm önerileri

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale