X

Uyumadan önce yaptıklarınız, rüyalarınızı nasıl etkiliyor?

Geçen yazımda kehanet rüyalarından bahsetmiştik ve bu yazımda da devam edeceğimi yazmıştım. Öyleyse devam edelim. Dr. Dossey, kehanet rüyalarının bize genetik olarak verildiğini düşünüyor demiştik. Peki bu ne demek? Aslında herkesin içinde kehanet rüyalarını bilen ya da çalıştırabilecek bir tarafın olduğunu, içimizde çalışan bir genetik sistemin bizi korumak amacıyla rüyalarımızda yol gösterdiğini söylüyordu. Hepimizde olan ama hepimizin farkında olmadığı… Dünya giderek farkında olmaya doğru ilerlerken, biz de bu durumu fark edenlerden olalım. Fark etmeyişimizin ya da her zaman bu rüyaları hatırlamamamızın çeşitli nedenleri var elbette.

Bazıları modern dünyada kullanılan teknolojik aletler ve onların yaydığı enerji nedeniyle kendimizle olan iletişimimizin zayıfladığına inanıyor. Ben de bu fikre inananlardanım. Bunun dışında telepatik tarafımızı yeterince kullanmadığımız, belki de yeteri kadar güvenmediğimiz için bu tarafımız giderek bizden uzaklaşmış olabilir. Belki de farkında bile olmadığımız altıncı hissimiz, onu önemsemediğimiz için bizden ayrı olabilir. Nedeni hangisi olursa olsun, frekansımızın rüyada gördüklerimizle ya da göreceklerimizle aynı olmaması bizim o rüyaları hatırlamamıza engel oluyor. Peki aynı frekansta olmak ne demek? Örneğin telefonunda oyun oynarken uyuyakalan, bitmeyen dizi sezonlarının içerisinde kaybolurken uykuya dalan biri, rüyasında kendi gelişimi ile ilgili bir bilgi alamaz. En fazla izlediği ya da oynadığı oyunun içerisinden kesitler ya da detaylar görür. Hatta bilinçaltında bu durumlarla ilgili daha önceden kayıtlar varsa, onlar da iyice yerleşir dosyalara…

O nedenle en azından uyumadan önce telefon, tablet ve TV karşısında uyumamaya özen gösterirsek, uyumadan önce de merak ettiğimiz konuları net ve kısa cümlelerle sorarsak uyku sürecini faydalı geçirmiş oluruz. Aynı zamanda yetersiz olduğumuz duygu ve düşünceleri de telkin ederek uykuya dalabiliriz. Tam tersi ile örnek verecek olursam, eski kültürlere ya da geleneklere dair bir kitap okuyarak uyursanız, oradaki bilgilerin sizde var olan hali ile rüyalar görebilirsiniz. İşte ne ile frekansta kalarak uyuduğumuz bu nedenlerle çok önemli…

Kendimizi eğiterek çok kısa zamanda rüyalarımızla, yani içteki saf enerjimizle uyumlu hale gelebiliriz. Zihnimizi eğitmek için neler yapabiliriz? Meditasyonlar yapabilir, rüya günlükleri tutabilir, uyumadan önce başucumuzda defterimizi, kalemimizi bulundurabiliriz. Bu gibi küçük ayrıntılar farkındalığımızı güçlendirecektir, iç benliğimizle ilişkimizi derinleştirecektir.

Yazımı çok beğendiğim bir söz ile sonlandırmak istiyorum:

Bütün gördüğümüz ya da görüyor gibi göründüğümüz, rüya içinde bir rüya.
Edgar Allan Poe

Farkındalığı bol rüyalar görmenizi dilerken, bir sonraki yazımda buluşmak üzere. Rüyalarınızı yorumlatmak ve rüyalarınızın rehberliğinde ilerlemek konusunda destek almak isterseniz nefesleterapi@hotmail.com mail adresinden detaylı bilgi alabilir, @nefesin sesi Instagram ve Facebook hesaplarını takip edebilir, sorularınız için benimle iletişime geçebilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Rüyalar gelecekten haber verebilir mi: Kehanet rüyaları nedir?

Serap Özdağ: 06 Temmuz 1978 tarihinde İstanbul’da doğdu. 2000 yılında Ankara Üniversitesi Kimya Mühendisliğinden mezun oldu. Uzun yıllar ilaç sektöründe çalıştı. İnsanların bedensel sağlığı üzerine çalışırken, diğer taraftan ruh sağlıklarıyla yakından ilgilenmeye başladı. İlgisi önce kişisel gelişim konuları ile ilgili kitap okumakla başlarken, sonraları konuyla ilgili birçok seminere katılmakla devam etti. Merakı artarak devam ettiği için kariyerini bu yönde devam ettirmeye karar verdi. Işık Elçi Akademi’den Spritüel Yaşam Danışmanlığı eğitimi aldı. Aynı zamanda yine aynı kurumdan NLP Uygulayıcılık Eğitimi, Reiki Master, Rüya Analizi Eğitimlerini almış ve aktif olarak danışanlarına uygulamaya başlamıştır. Nefes Okulu’ndan Mustafa Kartal eğitmenliğinde Sertifikalı Nefes Koçluğu, Sertifikalı Holoterapi Eğitmenliği ve Sertifikalı Çocuk Nefes Koçluğu programlarını başarıyla tamamlamıştır. Nefes Okulu bünyesinde bireylere, kurumlara, diğer gruplara Doğru Nefes Alma Eğitimi, Holoterapi Çalışmaları, Nefes Teknikleri Atölyeleri ve çocuklar için Çocuk Nefes Atölyeleri düzenlemektedir. Aynı zamanda Yaşam Koçluğu çalışmalarını kapsayan farkındalık seminerleri, Meditasyonlar içerikli grup ve bireysel çalışmaları düzenlemekte, uzmanlık alanlarında seminerler vermeye devam etmektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale