X

Uykusuzluk problemini çözmek kendi elimizde

Uyku düzenimiz vücut ve zihin sağlığımız için son derece önemli. Ancak uykusuzluk şikayeti çekenlerin sayısı hiç de az değil. Çözüme kavuşmazsa metabolik ve mental açıdan sorunlar yaratma potansiyeli olan uykusuzluk; kilo alımına, kalp krizi riskinin artmasına, dikkat ve odaklanma güçlüğüne ve hafıza problemlerine yol açabiliyor. Peki sağlıklı bir uyku için neler yapabiliriz?

Sorunu çözmek için önce sebebini bilmeliyiz. Günümüzde uykusuzluk sorununu doğuran iki temel tetikleyici bulunuyor. Birincisi stres ve kaygılar, ikincisi teknolojik cihaz kullanımı. Özellikle modern şehir yaşamında stres ve endişe sayesinde kronik bir aşırı uyarılmada yaşıyoruz ve uykunun iyileştirici gücüne mutlak ihtiyacımız var.

Ancak genellikle çoğumuz başımızı yastığa koyduğumuzda dinlenme sürecine geçmek yerine çoğalan ve sonu gelmeyen düşünceler, kaygılar, endişeler içinde bir o yana bir yana döner dururuz ve geç saatlere kadar uykuya dalamadığımız çok olur. Kaygılara takılıp kalmaktansa zihnimizi bu kaygılardan kurtararak uykuya zemin hazırlamamız mümkün. Bunu da ancak kendi düşüncelerimizin daha fazla farkına vararak gerçekleştirebiliriz.

Öncelikle iyi bir uykuya hazırlık için hemen öncesinde yaptıklarımızı gözden geçirmemiz gerekir. Tablet veya telefonla vakit geçirmemizin, bu cihazlardan yayılan mavi ışığın uyanık kalmamıza sebep olduğunu bilmemiz gerekiyor. Mavi ışık, uykuya neden olan melatonin düzeyinin azalmasıyla beynimizi etkiler. Yatağa girmeden en az 10-15 dakika önce telefon ve benzeri teknolojik cihazlara veda etmeliyiz.

Yatağa girdiğimizde zihnimizi endişe ve kaygılardan kaçıracak bazı odaklanmalar gerçekleştirmemiz de uykuya dalmamız için bize fayda sağlayabilir. Örneğin yatağa uyumak için girdiğimizde iki, üç dakika nefesimizin bedenimizde yarattığı duyumlara farkındalık getirmeye çalışalım. Özel bir şekilde nefes alıp vermemize gerek yok. Sadece her zamanki gibi alıp verdiğimiz nefesimize dikkat edelim yeter.

Nefesin izlediği yolu takip edelim. Bedenimizde nerelere temas ediyor? Burun deliklerimizden, göğsümüze ve karnımıza ve tekrar aynı yolu takip ederek burun deliklerimizden dışarı çıkışını fark edelim. Ve her nefes alışverişimizde nefesimizin bedenimizde yarattığı değişiklikleri de fark edelim: Omuzlarımız yükselip alçalabilir, göğüs kafesimiz yükselip alçalabilir, karnımız genişleyip daralabilir. Ve nefesimizi en rahat en konforlu şekilde bedenimizin neresinde hissettiğimizi belirleyelim. Belki en rahat karnımızda hissediyoruz, belki burun deliklerimizde. Bu pratiği gecenin herhangi bir saatinde uyandığınızda da uygulayabilirsiniz.

Bize endişe veren konular yerine zihnimizi daha keyifli ve eğlenceli konulara yönlendirmek vücudumuzdaki gerilimin azalmasını sağlayabilir. Güzel hayaller kurmak uykuya dalabilme konusunda son derece etkilidir. Çok sevdiğiniz veya özlediğimiz bir yerde olduğumuzu hayal ederek burada bizi etkileyen ve 5 duyumuza hitap eden uyaranları düşünebiliriz. Gittiğimiz restorandaki lezzetli bir yemeğin tadını, ilkbaharda kamp yaptığımız ormanın kokusunu, yazın kumsaldaki güneşin tenimizi ısıtışını veya bir konserdeki müziğin bizde bıraktığı etkiyi hatırlamak ve tekrarını hayal etmek mutluluk verecektir.

Uykuya dalabilmek için zihnimizi olumsuz fikirler ve kaygılardan arındırmanın bir yolu da yakın geçmişteki güzel şeyleri düşünmek olabilir. Örneğin önceki gün yaptığımız alışverişte aldığımız kıyafetin bize ne kadar yakıştığını, yaptığımız bir iyiliğin karşımızdaki kişide bıraktığı güzel etkiyi, bizim için bir başkasının yaptığı iyiliğin hissettirdiği duyguyu veya yaptığımız güzel bir konuşmada ifade ettiğimiz ince detayların karşımızdaki kişide bıraktığı izlenimi… Tüm bunlar zihnimizde bir keyif penceresi açacak ve uykusuzluğumuza sebep olan endişe ve kaygılara baskın gelebilecektir.

Uykusuzluğumuza neden olan endişemiz spesifik bir durum veya konuyla ilgiliyse yapabileceğimiz şeylerden biri de bu durum veya olayın hemen sonrasındaki sıradan şeyleri düşünmemiz olabilir. Örneğin konu işyerinde patronumuzla yapacağımız kritik bir toplantıysa, toplantı çıkışı ne yapacağımıza odaklanabiliriz. Bir kahve almak, bir telefon görüşmesi yapmak veya bir şeyler atıştırmak. Hayatın doğal akışı içinde olan rutin alışkanlıklarımızı zihnimizde canlandırıp bizi endişelendiren konuyla bütünleştirmek kaygı verici durumu da normalleştirme konusunda işe yarayabilir.

Yatakta uzun süre uykuya dalmaya çalışmak bizde uyku endişesi yarattıysa konum değiştirmek de faydalı olabilir. Zihindeki yatak-uyku kombinasyonunun strese dönüşmesini engellemek için mekan değiştirip farklı bir odada veya salondaki kanepede uykuya dalmak daha kolay olabilir. Tüm bunları keşfedip çözümler üretmek kendi farkındalığımızla yapabileceğimiz şeylerdir.

İlginizi çekebilir: Acı ve üzüntüyle nasıl başa çıkabiliriz?

Tuba Müftüoğlu: Ankara doğumlu Tuba Müftüoğlu, Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünü bitirip, Amerika’da Uluslararası Hukuk alanında burslu yüksek lisansını tamamladı. Yurt dışında Marka ve Strateji üzerine on yıldan fazla çok uluslu şirketlerde çalıştıktan sonra ise Türkiye’ye kesin dönüş yaparak bir holdingte üst düzey yönetici olarak çalışmaya başladı ve halen de bu görevine devam ediyor. Evli ve bir erkek çocuk annesi olan Müftüoğlu, koşuşturmalı bir hayat tarzının ve gitgide artan bir iş temposunun hakim olduğu, kendinden kopuk, yaşam kalitesinin gitgide düştüğü, daimi yorgun, keyifsiz ve tatminsiz hissettiği uzun yıllarının sonunda bu otopilot döngüsünün daha fazla içinde kalamayacağına karar vererek, bu durumu değiştirmek için bir çözüm aramaya başladı. Mindfulness, şefkat, nöroplastisite, yoga, koçluk gibi pek çok alanda yolculuğuna başlayan Tuba Müftüoğlu, aldığı eğitimler ve gerçekleştirdiği grup çalışmaları sayesinde hayatının tamamına sirayet edecek dönüşümler yaşadı. Keşif yolculuğuna ilk günkü heyecanla hala devam ederken kendisine iyi geleni daha çok insana ulaştırmak amacıyla Talk TuBaNa çatısı altında, kurum ve kişilere eğitimler aracılığıyla ihtiyaçları olan çözüme gidecek yolda mentörlük sağlayıp, bireysel seanslar veriyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale