X

Uyku ve zihinsel süreçler: İnsan beyni uyku sırasında karmaşık bilişsel işlemler yapabiliyor

Uyku sırasında zihnimizin tamamıyla dış dünyaya kapandığı, artık geçerliliği olmayan bir söylem. Uyku sırasında bedende ve zihinde neler olup bittiği, özellikle bilişsel psikoloji ve nöroloji alanında yapılan yeni çalışmalarla açıklanmaya çalışılıyor.

Uyku sırasında zihnimizin bazı fonksiyonları çalışmaya devam eder. Örneğin; uyurken dış seslere kapalı olduğumuz halde kendi adımızı duyduğumuzda uyanabiliriz. Aynı şekilde telefon alarmı, yangın alarmı gibi koşulsuz olarak şartlandığımız sesler de bizi uyandırabilirken, dışarıdan gelen bir korna sesine ya da köpek havlamasına uyanamayabiliriz.

Current Biology isimli bilimsel dergide yayınlanmış olan araştırma, uyku sırasında bazı öğrenme süreçlerinin ve zihinsel aktivitelerin aktif olmamasına karşın, zihnimizde hali hazırda var olan bilgilerin  tıpkı uyanık olduğumuz anlardaki gibi  karar verme sürecinde etkili olabileceğini gösteriyor.

Araştırmacıların izlediği yaklaşım, zihnin bilgiyi işleme sürecinin, hali hazırda var olan bilgilerin kompleks hale getirilmesiyle gerçekleştiği üzerine. Bu yaklaşımı anlamak için basit bir örnek olan araba kullanma davranışı üzerinden gidelim. Aslında oldukça basit gibi görünen ve günlük hayatta çok da fazla zihnimizi yormadan gerçekleştirdiğimiz bu aktivite, özünde aynı anda bir çok farklı zihinsel mekanizmayı aynı anda aktive etmemizi gerektiriyor. Vites değişiminden trafik kurallarına, hızlı karar verme yetisinden dikkat toplamaya bir çok farklı zihinsel aktiviteyi aynı anda kullanıyor olsak da, zihin bu süreçleri zaman içinde otomatikleştirdiği için çok fazla efor harcamadan işyerimizden eve gelebiliyoruz.

Uyku sırasında beyin ve zihinsel aktiviteler

Uyku sırasında beynin dikkat toplama ve yönerge izleme gerektiren işler yaptığımızda aktifleşen bölgeleri devre dışı kalıyor. Bu nedenle de dikkat ve detay gerektiren işleri uyku sırasında başlatabilmek mümkün olmuyor. Ancak bu çalışmada araştırmacılar, bir görevi otomatik olarak başlattıktan sonra beynin bu aktiviteyi devam ettirip ettiremediğini araştırıyorlar.

Bunu yapabilmek için, araştırmaya katılan bireylerden, kendilerine söylenen kelimeleri gruplandırmalarını istiyorlar. Katılımcılara sözlükte yer alan, sık kullanılan kelimeler ve hiç bir anlamı olmayan kelimeler karışık olarak dinletiliyor.

Katılımcılardan adını duydukları kelimeleri, önlerindeki butonlardan sağdakine ya da soldakine basarak gruplandırmaları isteniyor. Sınıflandırma davranışı otomatik hale geldiğinde, katılımcılara kendilerine söylenen kelimeleri gruplandırmaya devam etmeleri ancak diledikleri zaman uyuyabilecekleri söyleniyor. Karanlık bir odada, yatarak kendilerine söylenen kelimeleri dinleyen ve bir taraftan da bu kelimeleri gruplandırmaya devam eden katılımcılar, bir süre sonra farkında olmadan uyuyakalıyorlar.

Katılımcıların gerçekten uyuyup uyumadığını kontrol etmek için başlarına EEG kabloları takılıyor ve beyin dalgalarındaki hareketler izlenerek uyku durumları kontrol ediliyor.

Katılımcılar uykuya daldıklarında bir süre boyunca aynı kelimeler üst üste dinletilmeye devam ediliyor. Katılımcılar uykuya daldıktan sonraysa, anlamlı ve anlamsız olarak gruplandırabilecekleri farklı kelimeler dinletiliyor.

Burada katılımcılardan beklenen davranış, kelimenin anlamını kavrayabilmeleri ve bu kelimenin gerçekten var olup olmadığını anlayarak gruplandırma yapabilmeleri.

Katılımcılar uykuya daldıktan sonra buton kullanabilmeleri mümkün olmadığından, beyinlerinin duydukları kelimelere verdiği tepkileri ölçümleyebilmek adına, MRI yardımıyla beyin dalgaları inceleme altına alındı.

Sağ butona basıldığında beynin sol lobunda, sağ butona basıldığında da sol lobunda aktivasyon olduğu için, sonuçlar beynin bu bölgelerindeki hareketler değerlendirilerek kayıt altına alındı.

Kelimelerin dinletilmesinden sonra beynin ilgili bölümlerinde aktivasyonun uyanık olunduğu anlardaki gibi devam ettiği gözlemlendi.

Daha da ilginci, deneyin sonunda katılımcılar uyandıklarında, yalnızca uykuları sırasında duymuş oldukları kelimeleri hatırlayabildiklerini belirttiler. Yani, katılımcılar derin uyku sırasında bile kompleks zihinsel işlemler gerektiren bir görevi, bilinçleri kapalı bir şekilde tamamlayabildiler.

Bu çalışma, uyku sırasında zihinsel işlemlerin nasıl sürdürüldüğü ve beynin sınırlarının ne kadar genişletilebileceği konusunda güzel bir başlangıç niteliğinde.

 

Kaynak: Current Biology, 22 Eylül 2014 yayını

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale