X

Uyku pozisyonunuz partnerinizle birlikte nasıl bir çift olduğunuzu gösteriyor

İlk bakışta önemsiz gelebilir ancak her gece partnerinizle birlikte uyurken bedeninizin aldığı
şekil, ilişkinizle ilgili birçok şey söylüyor. Uyurken insanın bilinçaltı ortaya çıktığı için
aslında sizin yerinize beden diliniz “konuşmaya” başlıyor ve neler hissettiğinizi anlatıyor.
İşte uyurken bedeninizin aldığı şeklin, ilişkinizle ilgili söyledikleri:

1. Kaşık pozisyonu

Yapılan çalışmalara göre çiftlerin yüzde 18’i bu pozisyonda uyuyor. Oldukça korunmasız bir
pozisyon olan kaşık pozisyonu bir taraftan cinsel arzuyu simgeliyor, bir taraftan da “Sana tamamen güveniyorum
anlamı veriyor.

2. Ayrık kaşık pozisyonu

Ayrık kaşık genelde olgunlaşmış ve romantizmin azaldığı ilişkilerde görülüyor. İlişkide
özgürlüğü ama aynı zamanda güçlü güven hissini temsil ediyor. Bir anlamda “Korkma, arkandayım
mesajı verirken, tutkulu bir cinsel yaşamın artık olmadığını gösteriyor.

3. Kovalama pozisyonu

Kovalama pozisyonu, kendi içinde birçok farklı anlam barındırıyor. Bunlardan ilki, çiftlerden birinin kovalandığı ve ilişkide “zor insan” rolüne büründüğü şeklinde. Bu kişi kovalanmayı istiyor da olabilir, bilinçli olarak uzak durmayı tercih ediyor da olabilir. İkinci olarak da çiftlerden biri daha yakın olmak isterken diğerinin daha fazla serbestlik istediği anlamı çıkıyor.

4. Düğüm pozisyonu

Tüm pozisyonlar arasında en saf hisleri gösteren düğüm pozisyonu, ilişkide çok yoğun romantik duygular yaşandığını gösteriyor. Aynı zamanda çiftlerin birbirlerine çok bağlı olduğunu da ifade ediyor.

5. Çözülmüş düğüm pozisyonu

Bu, ilk başta düğüm olarak başlayan ancak daha sonra çözülen bir pozisyon. Aslında iyi bir işaret olan bu pozisyon, güçlü bir ilişki olduğunu ancak çiftlerin biraz özgürlük ve mahremiyet istediğini gösteriyor. Belki de tüm pozisyonların en iyisi sayılabilir.

6. Bağımsız aşıklar pozisyonu

Partnerinizle birlikte zaman zaman bu pozisyonu tercih ediyorsanız, bu kesinlikle birbirinizden uzaklaştığınız anlamına gelmiyor. Tam tersine bağımsız aşıklar pozisyonu her iki tarafın da biraz uzak durarak kendini daha rahat hissettiği ama yeterli iletişimin korunduğu anlamına geliyor.

Kaynak:
Higher Perspectives

 

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale