X

Uyanır uyanmaz telefonumuzu elimize almamamız gerektiğinin 3 kanıtı

Sıcacık, rahat yatağımızdayız, alarm sesiyle gözlerimizi ovuşturuyoruz. Alarmı kapamak için telefonumuza uzanıyoruz. Sonra aklımız mesajlara ve maillere gidiyor; Instagram, Twitter, bir de hava durumuna bakalım derken, bir bakmışız biz uyurken olup bitenlerde kaybetmişiz kendimizi. Ancak gözümüzü açtığımızda elimize ilk aldığımız şey olan telefonun akıl sağlığımıza, beynimize, vücudumuza ve güne başlarkenki motivasyonumuza etkisini bilseydiniz, bu bağımlılığınızdan bir an önce kurtulmak isterdiniz. ABD’deki IDC Research’e göre, akıllı telefon kullanıcılarının yaklaşık yüzde 80’i uyandıkları ilk 15 dakika içinde telefonlarını kontrol ediyor. Gelin uyanır uyanmaz telefonunuzu kontrol etmenin bizi nasıl etkilediğine birlikte bakalım!

1. Stresi ve kaygı bozukluğunu arttırıyor

Mesai saatleri dışında iş maillerinizi kontrol etmenizin akıl sağlığınızı kötü etkilediğini ve dahası maillere ne kadar seyrek bakarsanız daha az stresli olacağınızı biliyor muydunuz?  Kalifornyalı Psikiyatrist Dr. Nikole Benders-Hadi’ye göre, uyanır uyanmaz telefonlarımızı elimize almak ve daha ayılmadan yoğun dış uyaranlara maruz kalmak, bizi daha stresli hale getirir ve daha güne karışamadan olanlar karşısında bitkin hissederiz.

İsveç’deki Gothenburg Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma, 20’li yaşlardaki kişilerde  yüksek oranda telefon kullanımının cinsiyet farkı gözetmeksizin artan depresyon vakaları ile  doğrudan ilişkili olduğu ortaya koydu. Sizce de bu durum endişe verici değil mi?

2. Hem zamanınızı hem de dikkatinizi gasp ediyor

Yüzlerce kişinin bir anda evinize girdiğini, hepsinin fikirlerini ve taleplerini durmaksızın size anlattıklarını düşünün. Buna maruz kalmak ister miydiniz? Cevabınız hayırsa, tek bir cihazla bu karmaşayı ve bilgi kirliliğini zihnimize bile bile davet ettiğimizin farkında mıyız? Sizden istenilenler, reklamlar, kötü haberler…Bu şekilde hem düşünceleriniz berraklığını yitiriyor hem de zaman algınızı kaybedebiliyorsunuz. Bir anda geç kaldığınızı fark edip işe yetişmek için yatağınızdan fırlıyor, güne koşuşturmalı ve stresli başlıyorsunuz.

3. Odaklanma becerinizi köreltiyor

New York Times’ın en çok satan yazarı Julie Morgenstern Never Check Email In the Morning: And Other Unexpected Strategies for Making Your Work Life Work kitabında, uyanır uyanmaz bildirimlere ya da maillere bakmamızın dikkat dağınıklığına yol açtığını, her yerden çıkan bilgilerin, sizden beklenenlerin, problemlerin ucu bucağı olmadığını söylüyor. Zihnimizi gerekli gereksiz bu kadar uyarıcıya maruz bırakmanın odaklanma yeteneğine zararının büyük olduğunu ve görevleri önceliklendirme becerimizi körelttiğinin altını çiziyor.

Beynimiz dopamin salgılayacak davranışları stimüle edecektir. Bizi keyifli ve güvende hissettiren nörotransmitter dopamin internette dolaştığınız, mesajlaştığınız, paylaşımlarda bulunduğunuz bu zaman diliminde oldukça fazla salgılanır. 6 yaşındaki çocukla şekerin ilişkisi nasılsa, beyinle dopamin arasında da benzer bir ilişki vardır. Yani, beyin bu davranışta bulunarak kolayca iyi hissedeceğini bilir ve ne zaman zorlu ya da daha az stimüle edici bir görevle karşılaşsa benzer davranışları gösterir.

Beyinle savaş kolayca kazanılacak bir şey değildir. Gözümüzü ilk açtığımızda gördüğümüz şeyin telefon olmaması bizi daha çok ana odaklanmaya iter. Nasıl hissettiğimize odaklanarak, anın tadını çıkarabiliriz ya da telefonumuzda bizi bekleyen maillerin, Instagram fotoğraflarının, bildirimlerin bize kendimizi nasıl hissetmemiz gerektiğini söylemelerine izin veririz.

Peki sabah rutinimizden telefonu nasıl çıkaracağız? Sabahları daha basit ihtiyaçlarımıza odaklanabiliriz. Duşumuzu alabilir, ne giyeceğimize karar verebilir, hedeflerimize ulaşmamızı sağlayacak adımları yazabiliriz. Kendimize vakit ayırarak, meditasyon yaparak güne başlarkenki bu dinginliğimizi ve iyi olma halimizi hatırlayıp, zorlu görevler karşısında bu hissi koruyabiliriz. Egzersiz yaparak ufak esneme hareketleriyle kaslarımızı açabilir ve güne daha dinç başlayabiliriz. Telefonu direkt eline almanın aksine bu aktiviteler stresi azaltır. Beynimizi bizi daha az uyaran şeylere alıştırmak dikkat kaybını önler ve bizi bekleyen bol koşuşturmalı güne daha dinç, kontrollü ve farkındalığımız yüksek biçimde hazır olmamızı sağlar!

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale