X

Unutulmaz bazı Açık Radyo programları

Açık Radyo’nun çoğumuzun hayatında unutulmaz bir yeri vardır. Çocukken arka koltukta yapılan araba yolculuklarında, uykuyla uyanıklık arasında rüyalarımıza karışan tınılar; biraz daha büyüyüp ön koltuğa oturma yaşımız geldiğinde annenin/babanın dinlediği sohbet programlarından kulağımıza çalınan sesler ve belki nihayet kendi arabamız olduğunda uğramadan geçemeyeceğimiz 95.0 frekansının bin bir çeşit programından herhangi biri bizi yakalamış ve hem bireysel hem de toplumsal hafızamıza yerleşmiştir…

Ömer Madra ve oğlu Cem Madra’nın “metinlere bağlı kalmadan, serbest stilde” bir radyo kurma fikrinden doğan “kainatın tüm seslerine, renklerine ve titreşimlerine Açık Radyo” 13 Kasım 1995’te yayın hayatına başladı. O günden beri %99’u gönüllü 1416 programcı, 1279 program yaptı ve Açık Radyo varoluş felsefesi gereği temel ilkeler üzerinde anlaşmak dışında bu programların hiçbirinin içeriğine müdahale etmedi, herkesin özgür ve özgün seslerini olabildiğince sansürsüz bir şekilde duyurma görevini üstlendi. İklim değişikliği konusundaki ısrarlı duruşu başta olmak üzere 29 yıl boyunca birbirinden zengin müzik programlarının yanı sıra bilim, edebiyat, sosyoloji, psikoloji, kadın ve çocuk gibi aklınıza gelebilecek her türlü konuda bilgilendirici ve merak uyandırıcı programlara imza attı.

2002 yılında da 15 günlük bir süreyle kapatılmış olan Açık Radyo’nun bildiğimiz radyo hayatına, 3 Temmuz 2024 tarihinde yayın lisansının kökten iptal edilmesi kararıyla son verildi. Neyse ki hayatımızdan bu şekilde çıkmayı reddetti ve yayın hayatına internet radyosu olarak devam etmeye koyuldu. Apaçık Radyo bizi kainatın tüm sesleri, renkleri ve titreşimlerinden mahrum etmeden ve toplumsal kimliğimizde bir yarılmaya yol açmadan; arabalarımız ve radyolarımız yerine bilgisayar ve cep telefonlarımızda yerini alırken, biz de birçok unutulmaz Açık Radyo programından birkaçını (bazıları hala devam eden) anmak istedik.

Açık Gazete (Ömer Madra’nın deyişiyle ‘Açık Gaste’)

Ömer Madra’nın başta oğlu Cem Madra, sonra diğer oğlu Ege Madra’yla ve yıllar içinde Füsun Aymergen, Şerif Erol gibi çeşitli co-pilotlardan sonra uzun süre Avi Haligua ile devam ettiği, son yıllarda da Özdeş Özbay’la sunduğu sabah programı. Belli başlı konulara istinaden belli başlı konukların katılımıyla zenginleşen bu klasik, 29 yıldır her gün jenerik müziğinden sonra Ömer Madra’nın “merhaba kainat” lafıyla açılmaktadır. Birçok insana yıllarca işe giderken eşlik eden Açık Gazete’nin en güzel tarafı (istikrarının yanı sıra) Türkiye ve dünya gündeminden bahsederken bir yandan da tarihte o gün doğmuş ve ölmüş kişileri, yüzyıllar öncesinde dahi yaşanmış önemli ve bazen de sadece ilginç olayları not düşmesi. Haber almanın en güzel yollarından biri diyebiliriz.

Koku

Aynı zamanda fotoğrafçı da olan parfümör ve koku uzmanı Vedat Ozan’ın 2009-2012 arasında sunduğu ve Açık Radyo arşivine bakılırsa 2015-16 arasında iki yayın dönemi boyunca yeniden yayımlanan program. Sıra dışı kabul edilebilecek olmasının yanında sadece kokuya ilgililerin değil koku dendiğinde ilk anda aklınıza gelmeyebilecek birçok konuya değinmesi sayesinde herkesin ilgisini çekebilecek özel bir yayındı kendisi. 1300’lerde ilk defa yapılan bin bir derde deva Macar Suyu’ndan kokuda algı bozukluğu Kokosmia’ya, koku değişimine bağlı takvimlerden çikolatanın tarihine birbirinden enteresan konuyu uzman konuklarla ele alan programın arşiv kayıtlarını çeşitli podcast platformlarından dinleyebiliyorsunuz. Meraklısıysanız Vedat Ozan’ın Kokular Kitabı serisine de bakmanızı öneririz.

Ahşaptan Betona, Mecidiyeden Jetona

Bu sene onuncu yılını kutlayan ve hala devam ettiği için şükrettiğimiz bu program, mimar ve yazar Pınar Erkan tarafından haftalık olarak yayımlanmakta. Pınar Erkan’ın 20 küsur dakikaya akıl almaz sayıda bilgi sığdırdığı ve bu bilgileri çok hoş bir anlatım ve diksiyonla aktardığı “alameti kerametinden menkul kent hikayeleri”. Köklü İstanbul semtlerinin tarihleri, İstanbul’un çeşitli yönlerden Avrupa’daki tezahürleri, Osmanlı’da içecek ve yiyecek alışkanlıkları, deprem ve yangınlar, İstanbul’un fantastik hikayeleri gibi İstanbul, Osmanlı ve Türkiye hakkında birçok bilgiye sahip olabileceğiniz programın bütün bölümlerini podcast platformlarından tekrar tekrar (bazen bir seferde her şeyi sindirmek mümkün değil) dinleyebilirsiniz.

Didik Didik Freud

Serol Teber ve Şenol Ayla’nın sohbet havasında sunduğu epey eski ve kısa soluklu bu programa listede yer vermemizin sebebi, belki de Freud’un hayatı ve hayatının çalışmalarına yansımalarıyla ilgili öğrenebileceğiniz en ayrıntılı dosyayı içermesi. Nöro-psikiyatrist Serol Teber’in “Bilimsel Bir Peri Masalı: Freud’un Aile ve Tarihsel Romanı” kitabı etrafında dönen ve 2022’de kendisi de kitaplaştırılmış olan program, psikanalizin babası Sigmund Freud’un keşiflerle dolu hayatını merak edenlere bir hediye niteliğinde. Uzun araba, otobüs ve tren yolculukları için birebir, 2022’de eklenen Serol Teber anısına bonus bölümüyle 20 bölüme ulaşmış program podcast platformlarından dinlenebilir. Program yayımlandıktan çok kısa bir süre sonra vefat eden Serol Teber’i saygıyla anıyoruz.

Açık Bilinç

“Güven Güzeldere’yle bilim ve felsefe sohbetleri” diye de anılan Açık Bilinç, Açık Radyo’nun klasikleşmiş ve hala devam etmekte olan programlarından bir diğeri. Prof. Dr. Güven Güzeldere çoğunlukla Amerika’dan canlı bağlanarak Ömer Madra ve son birkaç yıldır Özdeş Özbay’ın yorumları eşliğinde konusuna göre uzman konuklarla derinlemesine söyleşir. İnsan beyni ve duyuların işleyişi, tepkilerimizin nörolojik ve psikolojik kaynakları, neredeyse değinmedik nokta bırakmayan sosyolojik ve psikolojik fenomenlerin yanı sıra ifade özgürlüğü, yapay zeka ve kediler-köpekler dahil aklınıza gelebilecek her konuyu tane tane, anlaşılır bir kavramsal dille dinleyebileceğiniz programın 12 yıl boyunca yayımlanmış bütün bölümleri platformlarda mevcut.

Metropolitika

“Bir mimar, bir antropolog, bir şehir planlamacı ve bir edebiyatçı bir araya gelirse neler olur?” Aysim Türkmen, Korhan Gümüş, Murat Güvenç ve Deniz Gündoğan İbrişim arasında farklı kombinasyonlar ve sinemacısından felsefecisine konuklarla 16 yıl boyunca süren “kent ve kentlilik üzerine tartışmalar” olur. Metropolitika, Açık Radyo’nun en uzun süren programlarından biri olarak hem kendisinden önce gelen hem de yayımlandığı yılları kapsayan tarih boyunca kent ve kentlilik üzerine yaşanan şeylerin kaydını tutmuştur. Bölümlerine şöyle bir göz gezdirirseniz Emek Sineması, 1 Mayıs yasakları, Gezi Parkı direnişi , “Barınamıyoruz” hareketi gibi birçok sosyopolitik meseleden İstanbul’un semtlerinin yıllar içinde geçirdikleri dönüşümlere, Türkiye’de tasarım tarihine, flanör kavramı ve Wong Kar Wai filmlerine kadar ilginizi çekebilecek bir şeylere mutlaka rastlayacaksınız.

Felsefe Gevezelikleri

Didik Didik Freud’da olduğu gibi aslen 2000-2001 döneminde yayımlanmış ama Oruç Aruoba’nın vefatı üzerine 2020-21’de tekrar yayına konmuş, Oruç Aruoba ve çekirgesi Ferhat Taylan’ın bilimi olabildiğince karıştırmadan felsefe üzerine gevezelik ettikleri bir Açık Radyo klasiği. Programın kısacık ömrü sebebiyle ancak birkaç bölüm yapabilmiş olmaları sizi yanıltmasın, bunlar insan ve toplum olmakla ilgili son derece temel ve katmanlı konuları içeriyor. Türkiye’nin ve dünyanın 20 küsur yıl öncesinin gündemini hatırlatması da cabası. Bölümleri podcast platformlarından dinleyebilirsiniz.

Açık Radyo’nun unutulmaz programları saymakla bitmez: Açık Dergi, Açık Deniz, Ekonomi Politik, İnceden Kültür, Yerden Yüksek, Yeşilçam Arkeolojisi, Tohumdan Hasada Ekolojik Yaşam, Yeşil Bülten, Tezahür, Dinleyici Destek Projesi, Müziğin Başka Türlüsü, Sarhoş Atlar Zamanı, Caz Portreleri… Meraklısının podcast platformlarında var olanlarına bir göz atmalarını tavsiye ederiz.

Radyoyla kalın…

Kaynaklar: bbc.com, apacikradyo.com

İlginizi çekebilir: Estetik algılara ayna tutan film: The Substance film incelemesi

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale