X

Umut varsa, hayat da var

Yazı yazmanın ruhumda uyandırdığı mutluluğa her daim yer veriyor olsam da, aslında beni nasıl hayata bağladığını, tüm işi gücü bırakıp, ıssız bir adaya yerleşip, bütün gün sadece müzik dinleyip, yazı yazmak istediğimi ne kadar dile getiriyorum bilmiyorum doğrusu.

Başka bir yazımda yine bahsetmiştim. İlk günden beri hep birbirinden farklı konuları buluşturdum sizlerle. Bazen çevreyle ilgili, bazen filmlerle, bazen başarılı kadınlardı yazıya döktüklerim, kimi zaman hislerim. Engelleri aşanlardan da bahsettim, yeri geldi ‘her daim’ uygulayamasam da, mutluluğun kendimce formülünü de verdim. Bambaşka konulara değinsem de her yazımda, inanın bir şeyden hiç vazgeçmedim…

Umut! Ah o umut yok mu, en zor anda bile hissettiğim(iz).

Benimki biraz değişik aslında. Yeri gelir, hiç olmadık zamanlarda Dünya’nın en karamsar insanı olabiliyorken, kimi zaman nasıl da Polyanna’ya dönüştüğümü beni tanımayanların anlaması kolay değil de, tanıyanlar da anlam veremiyor ya neyse 🙂

Umut diyorum albayım, her seferinde yerle bir olsa da yeniden inşa edebildiğim…

Birçok insan, kim bilir nasıl da güzel bir hayatım olduğunu düşünüyor, bilmez miyim. Nasıl düşünmesinler ki? Hayatlarımızı örümcek ağı gibi sarıp sarmalamış olan sosyal medya ve yanılgısı olduğu sürece bunun önüne hangimiz geçebilir ki?

Aslında çok da güzel bir hayatım olduğunu söyleyebilirim. Aç değilim, açıkta değilim tıpkı eskilerin dediği gibi. Hiç kimseye muhtaç değilim, en önemlisi benim de, sevdiklerimin de sağlığı yerinde ya, gerisi vız gelir tırıs gider.

Ya bunca savaşın, bunca kötülüğün, bunca iktidarsızlığın içerisinde hala hayatta olmama ne demeli?

Yaşanılan onca acıya rağmen güzel şeyler de olmuyor mu hayatlarımızda? Oluyor elbet, olmaz mı! Hem de her birimizin hayatında inanın bana. Çok acı olacak bu söyleyeceğim belki ama evladını kaybedenlerin bile hayatlarında onları mutlu eden olaylar yaşanmıyor mu, kalpleri her daim paramparça olsa bile, onların da hayatına güzellikler dokunmuyor mu dersiniz?

Başka evlatları varsa mesela, onların varlığında, onların sevinçlerinde mutluluk bulmuyorlar mı? Ya da hasta olan bir yakınlarının iyileştiğini duyduklarında kalpleri huzurla dolmuyor mu? Sevdikleri biri mesela, evlendiğinde veya bir bebek dünyaya getirdiğinde ya da hayallerini gerçekleştirdiğinde? Kim bilir belki de bambaşka bir sebep…

Evet hayat çok garip… Evet yeryüzünün bizden aldığı canlarımızı kaybetmiş olmanın acısını hiçbir şey telafi edemeyecek belki ama içimizde her daim yeşeren umut da güzel şey değil mi? Lütfen öldürmeyelim onu, lütfen öldürmesinler onu…

Gerçek hayattan değil de dizilerden örnek verecek olursam, Friends’in Rose’u da HIMYM’da Ted de aşka olan inançlarını hiç kaybetmediler mesela ilk bölümden son bölüme kadar, her iki dizinin sonu da mağlumunuz 🙂

Sadece aşk için değil elbette bu söylediklerim.

Hadi gelin gerçek hayattan başarı örneklerine değinelim.

Okuduğumuz, gördüğümüz, bildiğimiz, belki de izlediğimiz başarılarla dolu hayatlara imza atan o kadar insan, umudunu bir an olsun kenara atsaydı ne mi olurdu halimiz dersiniz? Ben söylemeyeyim siz bir düşünün isterseniz…

Aslında benim umut ile ilgili düşüncem ne biliyor musunuz? İnanıyorum ki, içimizdeki çocuğu yaşattığımız sürece, işte o zaman içimizdeki umudu da her daim koruyabiliriz. Siz ne dersiniz?

Unutmayın, umut varsa hayat da vardır…

Sağlıklı, umutlu yarınlara…

İlginizi çekebilir: Ben de kendi yolumda mıy(d)ım acaba?

Gizem Okut: 1986 yılında İstanbul'da doğdum ve Kıbrıslı'yım. 2010 yılında DAÜ'de Turizm ve Otel İşletmeciliği bölümünü bitirdikten sonra Londra'da moda yazarlığı da dahil olmak üzere moda ile ilgili kurslara katıldım. Bir buçuk senelik bir Londra macerasının ardından tatil için gittiğim İstanbul'da ailemle kalmaya karar verdim ve İstanbul'da çeşitli firmalarda Stil Editörlüğü, Sosyal Medya Yönetimi, Müşteri İlişkileri gibi farklı pozisyonlarda çalıştım. 2016'da Kıbrıs'a geri dönmem ile birlikte üniversite yıllarımda staj yaptığım ve ülkenin en eski otellerinden olan Dome Hotel'de Misafir İlişkileri ve Sosyal Medya Yönetimi pozisyonlarında 2 yıl çalıştım. Daha sonra turizm sektörüne ait olmadığıma karar vererek ani bir kararla birbirinden tamamen farklı sektörlerde, birbirinden farklı işlerde çalıştım ve çalışmaya da devam ediyorum. Yazı yazmak, kitap okumak, müzik dinlemek, plajda vakit geçirmek gibi vazgeçemeyeceğim hobilerimin yanı sıra, seramik objeler yaratmak, bahçe ile uğraşmak, farklı tarifler denemek gibi hobilerim de mevcut. Şu hayattan istediğim üç şey; sağlık, barış, huzur.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale