X

Uçuş planlarken sakın düşmeyin: Uzmanların kaçındığı tuzaklar

Seyahatin en keyifli kısmı tatil hayalleri kurmak ve yeni çıkılacak macerayı planlamaktır. Ancak henüz işlerin başındayken olasılıkların sınırsızlığı güzel gelse de iş ciddiye binince seçenek bolluğu bir krize dönüşebilir. Özellikle de işin en önemli kısımlarından olan uçuş planlaması doğru yapılması, rezervasyonlar yanabilir, hatta tüm tatil planı suya düşebilir. Bazen de anlık kampanyalar ve sürekli değişen fiyatlar, havalimanına gittiğinizde yerini son dakika bagaj ücretlerine ve ekstra pahalı masraflara bırakabilir.

Peki, tüm bunların seyahat keyfini gölgede bırakıp modunuzu düşürmenize izin mi vereceksiniz? Aslında seyahatler için kritik olan uçuş planlamasını doğru yapmak için kaçınacağınız bazı gizli tuzaklar var!

1. Tek kriteriniz ucuzluk olmasın

Uçuş planlarken farklı seçenekleri karşılaştırmak gayet normal. Ama bunu yaparken sadece fiyat odağında değil uçuş detayları, saatler ve süreler gibi konularda kıyaslama yapmaya odaklanın. Çünkü tek kriterin ucuzluk olması aynı zamanda olası bir aksilikte ücret iadesi alamayacağınız veya uçuş tarihini değiştiremeyeceğiniz anlamına gelir. Bazen bu tür uçuşlardaki uygun fiyata, bagaj gibi ekstraların dahil edilmemesinden kaynaklanır. Dolayısıyla havalimanına valizinizle gittiğinizde şok fiyatlarla karşılaşabilir ve normal bir uçuş için ödeyeceğinizden çok daha fazlasını ödemek zorunda kalabilirsiniz. Haliyle gördüğünüz ufak yazıları ve tüm ayrıntıları detaylıca okumanız çok önemli.

2. Aktarmalı seçeneklerde çok dikkatli olun

Aktarmalı uçuşlar cazip fiyatlı olsa da yüksek risk taşır. Çünkü uçuşlardan birinin rötar yapması diğerinin kaçması anlamına gelebilir. Eğer yakın zamanda benzer bir uçuş yoksa havalimanında tahmin edilenden uzun süre, bazen birkaç gün geçirmeniz gerekebilir. Bu risklerden korunmanın en kolay yolu aktarmasız uçuş tercih etmektir. Ücret daha yüksek olsa da rötar riskinden doğacak ve size çok daha pahalıya patlayacak masrafların önüne geçmeye yardımcıdır. Aktarmalı uçuş yapmanız gereken durumlarda ise iki uçuş arası saat farkının yeterince uzun olmasına dikkat edebilirsiniz.

3. Birbirine çok yakın saatteki uçuşları tercih etmeyin

Özellikle büyük havalimanlarında seyahat ederken iki uçuş arası süre asla yeterli değildir. Bir uçuştan diğerine geçerken süreyi havalimanı büyüklüğüne göre de değerlendirmeniz gerekir. Çünkü bu adımı iyi planlamadığınızda, kendinizi oradan oraya koştururken bulabilir ve tüm bunlara rağmen aradığınız kapıya zamanında varamayabilirsiniz. Terminal detaylarına biraz araştırmayla kolayca ulaşabilir ve ortalama havalimanı yürüyüş süresini tahmin edebilirsiniz. Bu size stres olmadan hareket etme ve kısa bir yemek molası verme gibi faydalar da sağlayacaktır.

4. Koltuk seçiminde özensiz davranmayın

Koltuk seçimi, sadece pencere veya koridor yanı kriterlerinden ibaret değildir. Aynı zamanda konfor ve güvenlik meselesidir. Uçağın genel koltuk haritasını inceledikten sonra karar vermek tüm uçuş deneyimini etkileyebilir. Örneğin; tuvalet ve mutfak alanlarından uzak koltukları seçerek, daha sakin bir uçuş geçirebilirsiniz. Acil çıkış kapıları veya ön sıraları tercih ederek ise daha fazla diz mesafesine sahip olursunuz. Bu da özellikle uzun süreli uçuşlarda sizin için hayati olabilir.

5. Birlikte seyahat ederken ayrı hareket etmeyin

Grup, aile veya çift olarak seyahat ettiğiniz zamanlarda her zaman birlikte hareket etmeye odaklanın. Kendinize özel mil ve rezervasyon fırsatlarınız olsa bile toplu seyahat anları, bunları kullanmak için doğru zaman olmayabilir. Çünkü kullanılan ekstra avantajların yaratacağı farklılık, sizi grubun dışına itebilir, bazen uçuş bekleme alanını bile değiştirebilir. Ayrı rezervasyonlar, rötar ve iptal gibi grup planlarının da dışında kalmanıza neden olur. Bu nedenle tüm grup olarak tek bir rezervasyon numarası altında toplanmak her zaman en akılcı çözümdür. Böylece işlemlerin takibi de kolaylaşır.

6. Uçuş ararken tekrar tekrar tarayıcı kullanmayın

İdeal uçuşu bulana kadar sayızı arama yaptığınıza ve bunu yaparken ne tarayıcıya ne de kullandığınız cihaza dikkat etmediğinize emin olabiliriz. Aslında aynı uçuş için tek bir rota kullanmak, her zaman aynı IP’den bağlanarak benzer sonuçlar almakla eşdeğerdir. Bu da karşınıza çıkan sonuçların üç aşağı beş yukarı aynı olmasını sağlar. Geri besleme mantığında çalışan arama motorları, siz bir şeye ne kadar bakarsanız onu istediğinizi düşünüp, karşınıza benzerlerini daha çok çıkarma eğilimindedir. Dolayısıyla sizin için en iyi uçuşu sırf bu yüzden kaçırıyor olabilirsiniz. Bunun yerine arama yaparken VPN kullanırsanız, arama sonuçlarında konuma ve kullanıcı alışkanlıklarına bağlı olmayan sonuçlar edinirsiniz. Sonuçta da kriterlerinize en uygun uçuşu daha kolay bulabilirsiniz.

7. Zaman farkını hesaba katmadan hareket etmeyin

Uluslararası seyahatlerde gözden kaçırılan bir diğer konu da varış saatidir. Genellikle kullandığımız cihaz saatleri yerel saate ayarlı olduğundan, bazen diğer ülke saatlerini kontrol etmek aklımıza gelmeyebilir. Bazen de AM, PM, GMT gibi terimler kafamızı karıştırabilir. Ancak seçtiğiniz uçuşun, gideceğiniz yerin saatiyle kaçta varacağını bilmek çok önemli bir detaydır. Bu detay sayesinde otele giderken kullanacağınız ulaşım seçeneğinden, sonraki gün yapılacaklara kadar birçok seyahat detayını şekillendirebilirsiniz. Örneğin; eksik veya yanlış kontrol sebebiyle gece yarısından sonra havalimanında olursanız, mecburen otele varış için de ya pahalı taksileri kullanmanız ya da gün tekrar başlayana kadar beklemeniz gerekebilir. E haliyle, ikisi de çok can sıkıcı sorunlardır ve aslında biraz özenle önlenebilir.

Kaynak: huffpost

İlginizi çekebilir: Sık seyahat edenler için wellness ipuçları

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.



Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale