X

Uçak fobisini yenebilirsiniz: İlk adım fobinin ardında yatan zihinsel kayıtlara ulaşmak

Dilediğince uçmak, uzak diyarları keşfetmek için uçak fobisini gelin birlikte aşalım! 

  • Seyahat özgürlüğünüzü kısıtlayan fobi, korku ve kaygılarınızın ardında bilinçaltı boyutta duygular olabilir.
  • Sizi gitmek, görmek istediğiniz yerlerden alıkoyan uçmakla ilgili korkular ve duygular üzerine regresyon, eft, meditasyon teknikleriyle çalışabiliriz, bu durumu birlikte aşabiliriz.
  • İsterseniz uçuş öncesi, isterseniz uçuş esnasında, anında, yanınızda çözümlemelerle özgürce istediğiniz yere yolculuk yapabilir, uçabilirsiniz.

Uçak fobisini Konya uçuş yolculuğumuzda aşan Elif’in söyledikleri;

Uçarken en çok korktuğum anda Hande müdahale etti. Tam o sırada benimle regresyon çalışması yaptı. Regresyon, farklı bir şuur halindeyken (hipnoz değil), bilinçaltındaki kayıtlara ulaştıran bir çalışma. Özellikle 0-5 yaş aralığında farkında olmadan kaydettiğimiz kodlara ulaşıp, öğrendiğimiz yanlış kodları yeniden düzenleme tekniği diyebilirim. Hande buz gibi ellerimi tuttuğu o korku dolu uçuş anında, bana bilincimin derinliklerindeki tüm dosyaları arattı. İlk olarak benim dört yaşımda yaşadığım bir trafik kazası kafamda beliriverdi, hemen ardından da yine o yaşlarda yaşadığım mutfağımızdaki tüpün patlama anı ortaya çıktı. Belki de çocuk zihnimde çok basit bir ev kazası anını, kodlarla inanılmaz bir korku filmine çevirmiştim. Trafik kazası bir yokuşun başında park halinde olan arabamızı hareket ettirmemizle yokuştan geri geri kaymasıyla gerçekleşmişti. Bu geri kayma anında vücudumun aldığı direnme halini, her uçak kalkışında yaşıyor, ardından da evimizde parlayan o tüp benim beynimin içinde yeniden alevleniyor, tehlike sinyalleri çalışıyordu. #handeakın tüm kodlarımı bir matematik problemini çözer gibi önüme serdi. Kendisinin müthiş dinlendirici sesi, güç veren cümleleri ile uçakta olma halinde aklıma gelen kodları yeniledik, yazdık. Bu sefer #ilham verici harika bir hikaye ortaya çıktı. Şimdi, her uçağa bindiğimde o hikayenin içinde oluyor, havalandıkça hafifliyorum. Korkumla savaşıp kendimi yoracağıma onu kabullenip, hatta onunla eğlenip, kendimle dalga geçerek hayata devam ediyorum. Uçağa bineceğim zaman yine korku gelip gırtlağıma oturuyor. Ama ben hayallere dalıyorum. O zaman beni esir alan korku kendiliğinden gidiyor.

Uçmak özgürlüktür.

Özgürlüğümüzü kısıtlayan korkular, kaygılar, duygular olabilir. Bunlar aşılabilir.

Kişi hem kendini, hem de dünyayı keşfetmeye başladığında yaşam coşkulu bir şölen haline gelir.

Her şey kutlamaya değer.

Var mısınız? Göklerde yaşamı kutlamaya, özgürce uçmaya…

Bir uçuşta buluşmak, uçuş korkunuzu birlikte yenmek dileğiyle…

Sevgilerimle…

Bireysel danışmanlık ve dönüşüm çalışmaları randevu için: 0532 783 2141

İlginizi çekebilir: Paylaşmak yakınlaştırır: Duygularınızı ifade edebildiğinizi düşünüyor musunuz?

Hande Akın: 5 Şubat 1977 İstanbul doğumluyum. Şişli Terakki Lisesi’nde okudum. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-TV Sinema Bölümü’nden mezun oldum. 15 yıl reklam sektöründe prodüksiyon ve müşteri ilişkileri yöneticilikleri yaptım. 28 yaşlarında başlayan sorgulama, kendimi keşfetme, tanıma, anlama maceramda 33. yaşım milat oldu. Reklamcılıkla vedalaştım. Aldığım ve almakta olduğum sayısını artık hatırlamadığım pek çok eğitim, seminer oldu. Kişisel gelişim alanında yaşam koçluğu yapmaya başladım yıl 2010... “Ben zamanı”nın kurucusuyum, Bu slogandan hareketle; EFT (Duygulardan Özgürleşme Tekniği), REGRESYON, Ezoterik şifa teknikleriyle harmanladığım kalbimin rehberliğinde özgün bireysel seanslarımın yanı sıra kişisel gelişime dair eğitimler, seminerler veriyorum. Kadın Olmak ve AŞK’a gel özellikle dişil enerji üzerine çalıştığım workshoplarım. İlham veren, motive eden, umudu yeniden yeşerten kitlelere özel konuşmalar yapıyorum. Kitabım “Kadın Olmak” 2014’te çıktı. 2015 ve 2016 yıllarında televizyon programı hazırlayıp, sundum. Akışta kalma deyimini içselleştirerek yapabildiğimce teslimiyetle gelişmek ve geliştirmek bana keyif veriyor. Birbirimizden öğrenerek, birbirimize destek vererek geliştiğimize, hepimizin birbirinden ilham aldığına ve her bireyin kendini şifalandırabileceğine inanıyorum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale