X

Tüketimin sosyal ve psikolojik belirleyicileri

Tüketim, sadece ihtiyaçları karşılamanın ötesinde, kişilerin sosyal ve psikolojik dünyalarını da yansıtan dinamik bir olgudur. İnsanlar hangi ürünleri tercih edeceklerini, toplumsal statüleri, çevreleri ve içsel motivasyonları doğrultusunda belirler. Bundan dolayı tüketim davranışları, ekonomik göstergelerle beraber bireyin sosyal ilişkileri ve psikolojik durumuyla da bağlantılıdır. 

Sosyal normlar, kültürel değerler ve medya-reklam etkisi, hangi ürünlerin rağbet göreceğini belirleyen temel unsurlar arasında yer alırken duygular, kimlik ve tatmin arayışı ise seçimleri yönlendiren olgular arasındadır. Özellikle belirsiz ekonomik kriz dönemlerinde tüketim alışkanlıkları, kendini ifade etme ve psikolojik denge kurma aracı olarak değerlendirilebilir. Bu çerçevede, tüketimin sosyal ve psikolojik belirleyicilerini anlamak, gerektiğinde yeniden tanımlamak gerekir. 

Tüketim nedir?

Tüketim, kişi ya da kurumların mal ve hizmetleri ihtiyaçlarını karşılamak veya yaşam kalitelerini artırmak amacıyla satın almaları ve kullanmalarını ifade eder. Genel olarak sadece ürün satın almakla sınırlı kabul edilen tüketim, aynı zamanda zaman, kaynakların harcanması ve deneyim gibi süreçleri de kapsar. Tüketim, ekonomik yapıların temelini oluşturan bir olgu olarak, bireylerin önceliklerini ve yaşam tarzlarını da yansıtır. Böylece tüketim davranışları, ekonomik ve sosyal bir olgu olarak kabul edilebilir. 

Günümüzde tüketim, hayatta kalmak için yapılan bir eylem olmaktan çıkarak kişisel kimliğin ve sosyal statünün bir göstergesi haline geldi. İnsanlar, hangi ürünleri tercih edeceklerine sadece ihtiyaçlarıyla değil, aynı zamanda kendilerini ifade etmek ve toplumsal çevrelerle etkileşim kurmak amacıyla karar veriyor. Dolayısıyla modern dünyada tüketim, bireysel motivasyonlar ve sosyal etkenlerle şekillenen çok boyutlu bir davranış olarak ele alınıyor. 

Tarihsel süreçte tüketim kültürü ne şekilde değişti?

Tarih boyunca tüketim kültürü ekonomik, teknolojik ve toplumsal değişimlerle şekillenmiş, insanların ihtiyaç ve arzularına bağlı olarak değişim göstermiştir. Sanayi devrimiyle birlikte seri üretim ve hızlı kentleşme, tüketimi gereksinimden çıkararak sosyal statü ve prestij aracı haline getirmiştir.

Tüketim kültürünün tarihsel gelişimi özetle şu şekildedir:

  • Sanayi devrimi: Seri üretim sayesinde ürünler daha ulaşılabilir oldu, orta sınıfın tüketimi arttı.
  • 20. yüzyılın başları: Reklamcılık ve marka bilinci gelişti, tüketim bireysel kimliğin bir yansıması haline geldi.
  • Büyük buhran dönemi: Ekonomik krizler, lüks tüketimi azaltırken, psikolojik tatmin sağlayan küçük harcamaları öne çıkardı (Örneğin ruj etkisi).
  • İkinci dünya savaşı sonrası: Refah artışı ve modern pazarlama teknikleri ile kitlesel tüketim kültürü güçlendi.
  • Günümüz: Dijitalleşme ve sosyal medya, tüketimi hem global hem de anlık bir fenomen haline getirdi.

Bugün tüketim kültürü, ürün sahipliğini de aşarak deneyim ve görünürlük gibi kavramlarla da ilişkilendiriliyor. Bireyler satın aldıkları ürünlerle sosyal statülerini ve kimliklerini ifade ederken bu değişim, tüketimi ekonomik bir faaliyet olmaktan çıkararak sosyal ve psikolojik boyutlarıyla da incelenmesi gereken bir alan haline getirmiştir. 

Tüketimin sosyal ve psikolojik belirleyicileri

Tüketim davranışları ekonomik bir tercih olmaktan çıkarak sosyal ve psikolojik süreçlerle de şekillenmektedir. İnsanlar hangi ürünü ya da hizmeti satın alacaklarını, daha çok aileleri, arkadaş çevreleri, içinde bulundukları sosyal sınıf ve kültürel normlar gibi sosyal etkenler doğrultusunda belirler. Bununla beraber bireysel motivasyon, duygu durumu, kimlik arayışı ve tatmin ihtiyacı gibi psikolojik etkenler de tüketim kararları üzerinde doğrudan etkilidir. 

1-Sosyal etkenler

Tüketim kararları üzerinde etkili olan sosyal faktörler, aile ve yakın çevre, sosyal sınıf, arkadaş grupları, medya ve reklamlar gibi unsurlardan oluşur. Özellikle geleneksel olarak şekillenen kültürel değerler, günümüzde tüketimin sosyal belirleyicileri arasında önemli bir alan olarak kabul edilir. 

Aile ve yakın çevre

Kişilerin tüketim alışkanlıklarının şekillenmesindeki en etkili sosyal faktörlerden biri, aile ve yakın çevredir. Çocuklukta gözlemlenen alışkanlıklar, aile fertlerinin harcama öncelikleri ve yakın çevre değerleri, bireylerin ileri dönemdeki tüketim tercihlerini doğrudan etkiler. 

Aile ve yakın çevre, tüketim davranışlarını şu şekilde etkiler:

  • Gelir ve harcama alışkanlıkları: Birey, anne babalarının harcama önceliklerini gözlemleyerek kendi tüketim biçimini oluşturur.
  • Yakın çevrenin rol modeli: Arkadaş ve akrabaların yapacağı tercihler, yeni ürünler hakkında seçim yapmada etkilidir. 
  • Değerler ve normlar: Tasarruf, lüks veya sürdürülebilir ürünler gibi değerler üzerinden tüketim davranışları yönlendirilebilir. 

Sosyal sınıf

Tüketimin sosyal belirleyicileri arasında en önemli faktörlerden biri de kişilerin gelir düzeyi, eğitim seviyesi ve mesleki konumlarına bağlı olarak şekillenen statüdür. Örneğin üst sınıfa mensup olan bireyler, prestijli markalara ve lüks ürünlere yönelirken orta sınıf, daha çok fiyat-performans dengesini gözetir. Sosyal sınıf, aynı zamanda hangi ürünlerin sosyal statü göstergesi olarak kabul edildiğini de belirler. Lüks otomobil, tasarım, kıyafet ya da tatil gibi tüm harcamalar, doğrudan tüketim biçimlerine örnek oluşturur. 

Arkadaş grupları

Tüketim alışkanlıklarını doğrudan etkileyen sosyal faktörlerden biri diğeri arkadaş gruplarıdır. Günümüzde özellikle sosyal medyayla güçlenen bir unsur olan arkadaş grubu, deneyim paylaşımları, trendler ve çevrenin tercih ettiği markalarla kişilerin hangi ürünleri satın alacağını ve hangi hizmetleri deneyeceğini belirlemeye yardımcı olur. Fiziksel ve dijital ortamda ortaya çıkan bu etki, özellikle genç yetişkinler arasında tüketim davranışına yön verir. Örneğin arkadaş gruplarının onayı ve beğenisini önemseyen kişiler, tüketim kararlarında sosyal kabul görerek aidiyet hissi yaşayabilir. 

Medya ve reklamların rolü

Modern dünyada tüketim kararlarını belirleyen önemli faktörlerden biri de medya ve reklamlardır. Tüketim kültüründe bireylerin tercih ve algılarını şekillendirme noktasında güçlü özelliklere sahip olan bu unsurlar, televizyon, internet, sosyal medya aracılığıyla etki sağlar.

Tüketim davranışlarını etkilemede medya ve reklamların rolü şu şekildedir:

  • Televizyon ve dijital reklamlar: Ürün ve hizmetleri geniş kitlelere tanıtarak talebi artırır.
  • Sosyal medya etkisi: Influencer’lar ve kullanıcı paylaşımları, trendleri belirleyici rol üstlenir.
  • Marka bilinci ve imaj: Reklamlar, tüketicilerin markalarla duygusal bağ kurmasını sağlar.
  • Hedeflenmiş pazarlama: Bireysel tercihlere yönelik algoritmalar, satın alma kararlarını etkiler.

Kültürel ve geleneksel faktörler

Toplumsal değerler, dini inançlar ve bölgesel gelenekler, hangi ürünlerin tercih edileceğini belirleme noktasında etki gücüne sahiptir. Örneğin bazı toplumlarda özel günlerde hediyeleşme ya da belirli gıda ve giysi tercihleri yapılır. Kültürel normlarla şekillenen bu davranışlar, doğrudan tüketim kararları üzerinde de etkilidir. 

Toplumsal beklentiler

İnsanlar, daha çok sosyal çevrelerinde uygun görülen ürün ve hizmetleri tercih ederek kabul görme ihtiyacını karşılama eğilimindedir. Örneğin belirli bir meslek grubunda giyim tarzı ya da teknoloji kullanımı, toplumsal beklentilerle uyumlu olacak şekilde belirlenir. Kişiler ise sosyal statülerini korumak ya da yükseltmek adına bu standartlara göre harcama yapar. Bu haliyle toplumsal beklentiler, tüketim davranışlarını belirleyen sosyal etkenlerden biridir. 

Ekonomik çevre

Kişilerin gelir düzeyi, istihdam durumu ve genel ekonomik koşulları da tüketim kararlarını etkileyebilir. Ekonomik kriz dönemlerinde harcamalar kısıtlanırken refahın yüksek olduğu zamanlarda deneyim ve lüks odaklı tüketim davranışları artar. Örneğin Büyük Buhran döneminde kadınlar giyim harcamalarını azaltarak kozmetik ürünlere yönelmiş, böylece ekonomik zorluklara rağmen psikolojik tatmin sağlamışlardır. Bu sebeple ekonomik çevre, kişilerin hangi ürünü, ne zaman, ne ölçüde tüketeceklerini doğrudan belirleyen bir faktördür.

2- Psikolojik etkenler

Günümüzde tüketim davranışları sadece sosyal etkenlerle değil, aynı zamanda duygusal durumları, motivasyonu ve kişisel arzuları içerecek şekilde psikolojik etkenlerle de alakalı olarak belirlenir. İnsanlar, ne zaman hangi ürünü satın alacaklarını ihtiyaçları, tatmin arayışı, kimlik ifadesi ve duygusal denge gibi unsurlarla da belirleyebilir. 

Bireysel ihtiyaçlar

Tüketim davranışlarının temelini oluşturan psikolojik unsurlardan biri kişisel ihtiyaçlardır. İnsanların hayatta kalma, konfor ve gelişim hedeflerine bağlı olarak ürün ve hizmetleri tercih etmesini ifade eden bu unsur, satın alım kararlarını doğrudan etkiler. İhtiyaçlar, fizyolojik, sosyal ve psikolojik boyutlarıyla şekillenebilir. Örneğin yiyecek ve barınma temel ihtiyaçlar arasında değerlendirilirken, eğitim ve kişisel gelişim araçları daha üst düzey ihtiyaçlara yöneliktir. 

Duygusal durum

Tüketim davranışlarını doğrudan etkileyen güçlü bir faktör olan duygusal durum, mutluluk, stres, kaygı ve üzüntü gibi hisleri tanımlar. Bu duygular, hangi ürünlerin seçileceği, harcamanın ne şekilde olacağı gibi unsurları belirler. Stresli ve mutsuz dönemlerde kişiler kendilerini ödüllendirmek amacıyla daha fazla kozmetik, yiyecek ya da eğlence odaklı harcama yapabilir. 

Kendini şımartma davranışı

Tüketimin psikolojik belirleyicileri arasında kendini şımartma davranışı da yer alır. Ekonomik ve sosyal kısıtlamalara rağmen küçük zevkler ve lükslerle psikolojik tatmin arayışını yansıtan bir tüketim biçimi olan bu unsur, satın alım kararlarında da etkilidir. Örneğin ekonomik durgunluk dönemlerinde kadınların giyim harcamalarını kısmalarına rağmen kozmetik ürünlere yönelmesi, akademik çevrede ruj etkisi olarak bilinmektedir.  

Ödül ve tatmin mekanizması

Tüketim kararlarını etkileyen en önemli unsurların başında ödül ve tatmin mekanizması gelir. Psikolojik haz ve memnuniyet sağlama yolu olarak değerlendirilen bu yöntem, insanların ürün ya da hizmet satın alırken anlık mutluluk, başarı hissi ve sosyal onay gibi ödüller elde etmesini tanımlar.

Ödül ve tatmin mekanizması, tüketim kararları üzerinde şu adımlarla işler:

  • Anlık haz: Lezzetli gıdalar ya da küçük hediyelerle kısa süreli memnuniyet sağlamak.
  • Başarı ve ödül duygusu: Kendine hediye ya da özel deneyim satın alarak başarıyı pekiştirmek.
  • Sosyal tatmin: Popüler ürünler aracılığıyla çevreden onay almak.
  • Özsaygı ve moral yükseltme: Kişisel bakım ve estetik ürünlerle kendini iyi hissetmek.

Kimlik ve benlik

Kişilerin tüketim tercihleri, kişisel değerler, yaşam tarzları ve sosyal kimlikler üzerinden de etkilenir. İnsanlar, satın aldıkları ürün ve hizmetler aracılığıyla kendilerini ifade etmektedir. Aidiyet duygusu kazanan birey, bu şekilde çevresine belirli bir imaj sunabilir. Örneğin sürdürülebilir ürünleri tercih eden kişiler çevre bilincini, belirli markaları kullanan kişiler sosyal statüsünü ve tarzını göstermeyi amaçlayabilir. Böylece tüketim davranışı, ihtiyaçları karşılamanın da ötesinde kimlik ve benlik inşası için de şekillendirilebilir.  

Gelecek kaygısı

Gelecek kaygısı, kişilerin risk algısı ve belirsizlik unsuruyla tüketim kararlarını etkileyen önemli bir psikolojik faktördür. Ekonomik belirsizlik, iş güvencesi eksikliği ya da gelecekteki ihtiyaçlara yönelik endişeler, harcama ve tasarruf davranışlarını doğrudan etkiler. Özellikle kriz dönemlerinde bireyler temel ihtiyaçlara öncelik vererek lüks tüketimi azaltırken, bazı durumlarda psikolojik rahatlama sağlamak amacıyla küçük ödüller satın alarak kendilerini teselli edebilirler. 

Bağımlılık ve alışkanlıklar

Tüketimin psikolojik belirleyicilerinden bir diğeri bağımlılık ve alışkanlıklardır. Tekrarlayan satın alma ve kullanım davranışları, çoğunlukla bağımlılıktan kaynaklanır. Özellikle kahve, dijital içerik abonelikleri ya da kozmetik grubundaki ürünler, düzenli kullanım sayesinde alışverişlerin merkezinde yer alabilir.

Kaynaklar: sciencedirect, psycnet

İlginizi çekebilir: Tüketim kültürü ve harcama alışkanlıkları: Neyi, neden, nasıl ve ne kadar harcıyoruz?

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Ailelerin gizli seyahat ritüelleri ve keyifli rota önerileri

Her ailenin dışarıdan görünmeyen, yalnızca kendine ait küçük yolculuk alışkanlıkları vardır. Aynı playlist, aynı mola noktası, aynı atıştırmalık, aynı yolculuk telaşı… Bu ritüeller bazen gidilen yerden bile daha kıymetlidir. İstanbul’a yakın rotalar ise bu alışkanlıkları en keyifli haliyle yaşatır. Doğru yol arkadaşıyla, alanı, esnekliği ve pratikliğiyle Kangoo Multix gibi bir araçla, bu yolculuklar hem daha konforlu hem de daha özgür bir deneyime dönüşür.



Rota değil ritüel

Bir aile seyahatini özel kılan şey çoğu zaman manzara değildir.

Camın hafif aralanmasıyla içeri dolan rüzgar, arka koltuktan yükselen kahkaha, mola verildiğinde bagajdan çıkarılan atıştırmalıklar… Asıl hatırlanan, bu küçük anların toplamıdır.

Aileler için yolculuk artık yalnızca yeni yerler görmek, keşfetmek değildir. Birlikte geçirilen zamanın kendisidir. Yolculuklar planlanan kadar spontane gelişen, organize olduğu kadar özgür olan bir deneyimdir.

Bu deneyimde araç görünmez ama yolculuğun keyfini belirleyici bir karakterdir. Eşyaları, planları, alışverişleri ve anlık kararları taşıyan güvenli bir alan sunar. Kangoo Multix’in geniş iç hacmi, modüler koltuk düzeni ve kolay erişilen bagaj yapısı, yolculuğu zorlaştırmaz. Aksine aile ritüellerini destekler ve süreci daha akıcı hale getirir.

Ailelerin gizli seyahat ritüelleri

Yola çıkış seremonisi

Her yolculuk daha kapıdan çıkmadan önce evin içindeki telaşla başlar. Matara doldurulur, yedek kıyafet yerleştirilir, termos hazırlanır, çocukların ihtiyaçları kontrol edilir.



Bagaj kapağı kapatırken hissedilen o küçük rahatlama, aslında yolculuğun ilk anıdır.

Kangoo Multix’in geniş bagaj hacmi, yolculuk için gerekli eşyaların sığma kaygısını ortadan kaldırır. Aileniz için gerekli olan her şey bagajda yerini bulur. Bu da yola daha hafif bir zihinle çıkmayı mümkün kılar.

Aynı şarkı aynı gülüş



Her ailenin bir yolda dinlemelik müzik listesi vardır. İlk şarkı çaldığında mesafe kısalır, anlar uzar.

Yolculuk boyunca paylaşılan müzik yalnızca bir arka plan değildir. Ortak bir hafızanın parçasıdır.

Kangoo Multix’in ferah kabini ve yüksek görüş açısı, sıkışıklık hissini azaltır ve yolculuğu gerçek bir paylaşım alanına dönüştürür. Böylece araç içinde geçirilen zaman sabırsızlıkla beklenen bir ana dönüşür.

Spontane mola

Haritada işaretlenmemiş bir göl, yol kenarında açmış kır çiçekleri ya da küçük bir köy fırını…

En güzel anlar çoğu zaman planlanmamış olanlardır.

Bagajdan çıkan termos, katlanır sandalye ya da piknik örtüsü birkaç dakikada küçük bir mola alanı yaratır. Kangoo Multix bu anları zahmetsiz hale getirir. Çünkü spontane kararlar pratik çözümlerle desteklendiğinde gerçekten keyifli olur. 

Bagajdan kurulan gün

Varış noktası bazen sadece bir başlangıçtır.

Bagaj açılır, masa kurulur, sandalyeler yerleştirilir, çocuklar koşmaya başlar. Piknik hazırlığı bir aile ritüeline dönüşür.

Kangoo Multix bu noktada yalnızca bir ulaşım aracı değildir. Mobil bir yaşam alanı gibi işlev görür. Ekipman taşımak zorlaşmaz, günün keyfi bölünmez.

İstanbul’a yakın keyifli rotalar

Şile ve Ağva sahil yolu: Gün batımı rotası



Şile’den Ağva’ya uzanan kıvrımlı sahil yolu, yolculuğun kendisini deneyime dönüştürür.

Kerpe ya da Kovanağzı’nda denize girebilir, gün batımında bagajdan piknik örtüsünü çıkararak kısa bir mola verebilirsiniz. Dönüşte aynı playlisti açmak ise yolculuğu tamamlayan küçük ama anlamlı bir detaydır.

Islak havlular, plaj çantaları ve şemsiyeler için geniş alan sunan Kangoo Multix, dönüş karmaşasını ortadan kaldırır.

Polonezköy ve Beykoz orman rotası

İstanbul’dan uzaklaşmadan doğayla temas etmek isteyen aileler için ideal bir kaçamak noktasıdır.

Tabiat parkında yürüyüş yapabilir, beğendiğiniz bir noktada durarak bagajdan katlanır masa çıkarıp kahvenizi yudumlayabilirsiniz.

Renault Kangoo Multix’ in geniş bagaj hacmi sayesinde masa, sandalye ve çocuk ekipmanları rahatça taşınır. Hazırlık süresi kısalır, keyif süresi uzar.

Sapanca Gölü: Sessizlik ve oyun rotası

Sakin, çocuk dostu ve doğayla iç içe bir atmosfer sunar.

Göl kenarında yürüyüş yapabilir, çimlerde oyun oynayabilir ve bagajdan çıkardığınız battaniye ile kısa bir piknik organize edebilirsiniz.

Bisiklet, top ya da oyun ekipmanları için de alan sunan Kangoo Multix, ailece geçirilen zamanı kesintisiz hale getirir.

Kilyos ve Terkos yolu: Plansızın güzelliği

Denizden ormana geçiş hissi sunan bu rota, kısa ama etkili bir kaçamak alternatifi oluşturur.

Rüzgarlı bir tepede fotoğraf çekilme molası verebilir, termostan kahvenizi çıkararak manzaranın tadını çıkarabilirsiniz.

Kolay erişilen bagaj yapısı, bu kısa durakları pratik ve zahmetsiz hâle getirir.

Yolculuk birlikte güzeldir

En güzel rota, haritada çizili olan değil; sevdiklerinizle birlikte deneyimlenenlerdir.

Ailelerin gizli seyahat ritüelleri, paylaşılan anların hafızasını oluşturur. Bu hafızayı taşıyan şey ise çoğu zaman arka planda duran ama her detayı mümkün kılan bir yol arkadaşıdır.

Kangoo Multix alanı, esnekliği ve pratikliğiyle hem aile yaşamına hem de yeni nesil girişimcilerin temposuna uyum sağlar. Çünkü yolculuk yalnızca varış değildir. Birlikte geçirilen zamandır.

*Bu yazı Renault katkılarıyla hazırlanmıştır. 





Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.



Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.







İlgili Makale