X

İçsel bir psikolojik deneyim: Tükenmişlik sendromunun kökleri

Stres her birey için fiziksel, duygusal ve kimyasal etkileriyle mevcut dengeyi değiştirecek tarzda bedensel ve zihinsel gerilime sebebiyet vermektedir. Stres yaratan olayın devam ediyor olması gerekli değildir. Geçmiş olayların hatıraları (travmatik deneyimler), hatta hiç olmamış olayların gerçekleşme olasılığını düşünmek (gelecek anksiyetesi) bile vücudun fizyolojik ve psikolojik cevaplar vermesine neden olmaktadır. Ve stres bireyin baş etme kaynaklarını zaman içerisinde tüketmekte, kaygı ve depresyon artmakta ve akabinde tükenmişlik ortaya çıkmaktadır. Burada önemli olan stres değil strese verdiğimiz yanıttır.

Stres her birey için fiziksel, duygusal ve kimyasal etkileriyle mevcut dengeyi değiştirecek tarzda bedensel ve zihinsel gerilime sebebiyet verir.

Vücudumuzun sempatik (savaş/kaç; enerji gerektiren faaliyetler) ve parasempatik (dinlen, sakinleş; vücudu yenileyen sistem) sistemleriyle tepkiler üç dönem halinde yaşanabilir. Bunlar alarm, direnç ve tükenme dönemleridir.

Dönemlerin en dibi olan tükenme içsel bir deneyimdir çünkü beklentiler, tutumlar, güdüler ve duyguları içerir. Tükenmişlik sendromu; başarısız olma, yıpranma, enerji ve gücün azalması veya tatmin edilemeyen istekler sonucunda bireyin iç kaynaklarında meydana gelen tükenme durumudur. Bu durumu ölçümleyebildiğimiz en iyi ölçek olan Maslach’ın yaratıcılarından Maslach’ın ifadesine göre, “yoğun duygusal taleplere maruz kalmak durumunda kalan kişilerde görülen fiziksel bitkinlik, uzun süreli yorgunluk, çaresizlik ve umutsuzluk gibi duyguların hayata ve diğer insanlara karsı olumsuz tutumlarla yansımasıyla oluşan bir sendrom” olarak adlandırılmaktadır.

Dönemlerin en dibi olan tükenme içsel bir deneyimdir çünkü beklentiler, tutumlar, güdüler ve duyguları içerir.

Tükenmişlik yaşayan birey, yaşamın anlamını yitirdiğini ve tüm isteklerinin kaybolduğunu düşünür. Metaforik olarak açıklamak istersek enerji boşalması, mumun sönmesi hali vardır. Daha önce kendisi için anlamlı olan uğraşlar, artık sıkıcı gelmekte ve hiçbir ödül vaat etmemektedir. Bu bireyler garip, eleştirici, kızgın, katı, önerilere kapalı ve itici davranışlar içinde görülürler. Tükenmiş bireyler, bağlandığı bir yaşam tarzı ya da ilişkiden beklediklerini elde edememesine bağlı bir yorgunluk ve hayal kırıklığı içerisindedirler. Bireylerin yaşadıkları duygusal, fiziksel ve psikolojik tükenme, zamanla heyecanlarını kaybetmelerine yol açar. Bu durum onların kişisel başarılarında düşüşe ve ilişkide bulundukları kişilere karşı duyarsızlaşmalarına da sebep olmaktadır.

Bireylerde tükenmeye yatkın olma nedenleri içerisinde; fazla vaatte bulunmak, söz vermek, hayır diyememek, kendisini herhangi bir şeye adamak, kendini tam olarak tanımamak, kişilik yapısının strese elverişli olması (A tipi kişilik yapısı), iş ve özel hayat arasında dengeli bir ilişki kuramamak, stresli iş ortamı, yetki ve sorumluluğun eşitsizliği, yetersiz kaynakla iş yapmaya çalışmak, yetersiz destek almak, aşırı duygusal talepler vb. durumlar sayılabilir.

Tükenmişlik sendromunun belirtileri nelerdir?

Bu durumlara ne kadar maruz kalırsanız tükenmeniz de bir o kadar kolaylaşacaktır. Tükenmişliğin belirtilerine bakacak olursak; canlılığı kaybetmek, yorgunluk ve bitkinlik hissi, uykusuzluk, sık olan baş ağrıları, solunum güçlüğü, uyuşukluk, genel ağrı ve sızılar, kilo kaybı, yüksek kolesterol, çok sık grip soğuk algınlığı ve kalp/damar problemleri gibi belirtiler karşımıza çıkmaktadır. Ayrıca stresle başa çıkma yeteneğinde azalma, baş dönmesi,  sinirlilik, uyku bozuklukları da sık karşılaşılan belirtilerdendir.

Bu süreci, kendimizi, kaynaklarımızı ve desteklerimizi anlamaya çalışarak, düşünme sistemlerimizi olumlayarak aşabiliriz.

Tükenmişlik sendromunun fiziksel, duygusal ve zihinsel boyutları vardır. Tükenmişliği öfkeyle başlayıp, benlik kaybıyla devam eden ve kendimizi çatışmanın ortasında bulduğumuz bir süreç olarak da düşünebiliriz. Bu süreci, kendimizi, kaynaklarımızı ve desteklerimizi anlamaya çalışarak, düşünme sistemlerimizi olumlayarak ve daha yapılabilecek birçok olumlu müdahalelerle ve terapötik yaklaşımlarla aşabiliriz. Evet, aşabiliriz ancak yine de önceliğimiz stres yanıtlarımızın farkında olmak olmalıdır…

 

İlginizi çekebilir: İlişkinizin durumu kök ailenizde yaşadıklarınızda saklıdır

İdil Arasan Doğan: İstanbul doğumlu olan Öğr. Gör. İdil Arasan Doğan, Üsküdar Üniversitesi Psikoloji Yüksek Lisans programı ile başladığı akademik yaşamını Psikoloji Doktora Programı ile sürdürmektedir. Yüksek Lisans Bitirme Tezini, Prof. Dr. A. Oğuz Tanrıdağ danışmanlığında "Alzheimer Hastaları Bakım Veren İyi Oluş Psikoeğitim Programının Bakım Verenlerin Tükenmişlik Sendromu Üzerine Etkisi" konusunda vermiştir. Üsküdar Üniversitesi Anne & Bebek Ruh Sağlığı Merkezi ve Türkiye Alzheimer Derneği’nde yönetim kurulu üyeliği bulunmaktadır. Akademik çalışmalarına; geriatri, anne & bebek ruh sağlığı, kişilerarası ilişkiler, pozitif psikoloji bağlamında devam etmekle birlikte özellikle yaşlanma, demans; Alzheimer, kişilerarası ilişkiler alanlarında yoğunlaşmıştır. Yapılandırmış olduğu "Hasta Yakınları İyi Oluş Programı"nı Kadıköy Alzheimer Merkezi’nde 3 yıl boyunca uygulamıştır ve halen aynı merkezde ayda 1 kez olmak üzere "Hasta Yakını Destek Programı"nı yürütmektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale