X

Travma nedir, nasıl ortaya çıkar?

Her yerde işitmeye başladığımız, sohbet aralarında, dizilerde, filmlerde sıklıkla bahsedilen “travma” kelimesi… İşittiğim ve gördüğüm kadarıyla bu konuda çok fazla yanlış mitler ve bilgilerle karşılaşıyorum. ‘Yaşadığımız her olumsuz deneyim travma mıdır?’, ‘Travmalar asla unutulmaz mı?’, ‘Yaşamımızı her zaman olumsuz mu etkiler?’, ‘Travma kalıtsal mıdır?’ gibi pek çok sorunun cevabını bulmanıza yardımcı olmaya çalışacağım.

Öncelikli olarak travma ne demek bunu bir anlayalım. Travma, kişilerin hayati bir tehditle karşı karşıya kalması, fiziksel veya cinsel bir saldırıya maruz kalmasıyla ortaya çıkabildiği gibi başkasının yaşadığı travmaya şahit olmak, dinlemek, tekrar tekrar yaşanan travmatik olaylara maruz kalmak gibi durumlarda da kişiler travma yaşayabilmektedir. Travma, yaşanılan olaydan çok o olay veya durumun kişinin üzerindeki etkisi olarak tanımlanmaktadır. Yaşanılan her travmatik olay da travma yaratmayabilir. Bu daha çok kişilerin baş etme mekanizmalarıyla, kişilik özellikleriyle, sahip oldukları çevre ve destekleyici ilişkilerle ilgili olabilmektedir.

Travma, içinde çok farklı dinamikler barındırabilir hatta ortaya çıkan semptomlar başka bir durum yaşadığımızı bile düşündürebilir. Bazen de yaşadığımız olaydan etkilendiğimizi fark etmeyebiliriz. Yani söz konusu travma olduğunda rastgele ele alınacak bir konu olmadığını ve profesyonel destek (konuyla ilgili eğitim ve yetkinliği olan psikoterapist ve/veya psikiyatrist) alınması gerektiğini bilmemiz gerekir.

Travmatik olayın daha az akla gelmesi, tam olarak hatırlanmaması, olayın kişi üzerinde yarattığı etkinin azalması bazı terapi yöntemleriyle mümkün olabilmektedir.

Elimizde bir kağıt olduğunu ve bu kağıtta büyük harflerle bizi çok etkileyen bir durum veya olayın yazdığını düşünelim. Bu kağıdı gözlerimize yakınlaştırdıkça o kağıttan başka bir şey görememeye başlarız. Hatta bazen o kadar yakınlaştırırız ki önümüzü görmediğimiz için yürüyemez ve hareket edemez hale geliriz. Travma da tam olarak böyle bir şey diyebiliriz. Travmatik olayla ilgili düşünce ve imgelerimize o kadar yoğunlaşırız ki o olay veya durumu tekrar tekrar yaşarız. Düşüncelerimizle kurduğumuz bu bağlılığın fark edilmesi ve yeniden etrafımızda olup bitenlere dikkat verebilmemiz psikoterapi ile mümkün olabilmektedir.

Travma aynı zamanda fizyolojiktir. Sinir sitemimizde savaş, kaç, don tepkilerimizin oluştuğu alanla bağlantılıdır. Travmatik olaylarla karşılaştığımızda kalp çarpıntısı, terleme, titreme gibi belirtiler göstermemiz de bu yüzdendir. Bununla ilgili ayrıntılı bilgi için Polivagal Teoriyi araştırmanızı öneririm.

Travmalarımız; aile içindeki dinamikler, anne babamızla olan ilişkimiz hatta onların anne babalarıyla kurdukları ilişkilerle de bağlı olabilir.  Örneğin; anneannesi cinsel saldırıya maruz kalmış birinin annesinden bu olayı dinlemiş ya da duymuş olması ve aynı şekilde kızıyla paylaşması ve/veya kızının da aynı olayı yaşamaya dair korkularıyla boğuşması, yahut konuyu hiç bilmeden annesinin davranış örüntülerinden, diyaloglarından bu konuyla ilgili endişesini fark edip kaygılanması gereken bir durum olduğunu düşünmesi, kendini tehdit altında hissetmesine sebep olabilir. Burada dikkat edilmesi gereken şey her travmanın kalıtsal olduğu anlamına gelmediğidir. Yazımın başında dediğim gibi travma çok farklı dinamiklerle ilişkili olabilmektedir. Yaşamınıza ilişkin bu tarz deneyimler veya travma yaşadığınıza veya yaşamınızda sürekli tekrarlanan örüntü veya deneyimleriniz olduğuna  dair düşünceniz varsa profesyonel yardım ve destek almanın önemini tekrar hatırlatmak isterim.

Kitap Önerileri:

İlginizi çekebilir: İlişki, bağlanma, bağımlılık: Sizin ilişkileriniz nasıl?

Merve İnaç: Merhaba ben Merve İnaç. Klinik psikolog ve psikoterapistim. 2012 yılında Atılım Üniversitesi Psikoloji Bölümünden mezun oldum. Hemen sonrasında Hasan Kalyoncu Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı’nı tamamlayarak uzmanlığımı aldım. Kariyerimin uzun dönemini Unhcr ve Unicef’in farklı projelerinde sığınmacı ve göçmenlerle çalışarak geçirdim. Bu süreç içerisinde Bilişsel Davranışçı Terapi ve Transaksiyonel Analiz Terapi eğitim ve süpervizyonlarımı tamamladım. Son yıllarda Mindfullness, Aile Dizimi ve Sanat Terapi ve varoluşçu yaklaşımlar üzerine eğitimlerimi tamamlamaktayım. Psikolojinin farklı bakış açılarından aldığım bu eğitimleri benimsediğim bütüncül bakış açısıyla birleştirerek danışanlarımın ihtiyaçlarına göre eklektik çalışmayı tercih ediyorum. Bana merveinac@hotmail.com e-posta adresimden ulaşabilirsiniz.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale