X

Geleneksel kadınlık rolleri geri mi dönüyor: Tartışmalı bir akım olan tradwife nedir?

Son dönemlerde sosyal medya platformlarında ‘’tradwife’’ olarak bilinen akımı takip eden kişilerin gönderilerine rastlamak fazlasıyla mümkün. Aynı zamanda, sosyal medyada bu akıma yönelik olumsuz eleştiriler barındıran birçok gönderi de bulunuyor. Peki, hem destekçileri hem de yargılayıcıları bulunan tradwife nedir? Gelin, yoğun tartışmalara yol açan tradwife akımını bugün birlikte keşfedelim.

Tradwife akımı nedir?

Türkçe’ye ‘’geleneksel eş’’ olarak çevrilen tradwife kelimesi, ‘’traditional wife’’ söyleminin kısaltılmış hali olarak karşımıza çıkıyor. Tradwife akımı, temelde geleneksel cinsiyet rollerinin normalden çok daha fazla benimsenmesi olarak tanımlanıyor. Bu akımı benimseyen kadınlar, hayatları boyunca tamamen ev işlerine odaklanıyorlar ve eşlerine en iyi ‘’hizmeti’’ sunmayı amaçlıyorlar.

Modern feminizmin tam karşısında bulunan tradwife, kadınların iş hayatından uzak durup evde çocuk büyütmesini ve temizlikten yemek hazırlığına kadar tüm ev işleriyle ilgilenmesini kapsıyor. Bu akımın destekçileri, eşlerini mutlu etmeyi öncelikli bir görev olarak değerlendiriyorlar. Bu kişilere göre, bir kadın için en ideal yaşam biçimi 1950’lerde benimsenmiş olan geleneksel ev hanımı rolü.

Tradwife akımını sahiplenen kadınları çoğu, retro tarzda giyinerek ev işlerini büyük bir tutkuyla yerine getiriyor. Aynı zamanda, bu kadınlardan bazıları geleneksel aile yapısını destekleyen diğer bireyler için Instagram ve TikTok başta olmak üzere çeşitli sosyal medya platformlarında tradwife temalı içerikler üretiyorlar. Bu kadınların başında da Instagram’da 10 milyondan fazla takipçisi bulunan Hannah Neeleman bulunuyor. Bir nevi influencer olan Neeleman, ballerinafarm isimli Instagram hesabında eşini memnun etmeye çalıştığı, ev işleriyle ilgilendiği ve sekiz çocuğunu büyüttüğü anları paylaşıyor.

Tradwife’a yönelik pozitif ve negatif eleştiriler

Tradwife akımına yönelik hem olumlu hem de olumsuz düşünceler dile getiriliyor. Bu hareketi destekleyen kişiler, bu yaşam tarzının bilinçli bir tercih olduğunu ve kimseye zorla dayatılmadığını belirtiyorlar. Geleneksel cinsiyet rollerini benimsemenin özgür bir seçim olduğunu vurgulayan destekçiler, modern feminizmin kadınları istemedikleri halde çalışmaya ve kariyer yapmaya zorladığını vurguluyorlar. Ayrıca, destekçilere göre modern feminizm ev kadınlığını ve anneliği küçümsüyor.

Tradwife akımına negatif bir bakış açısıyla yaklaşan eleştirmenler ise bu hareketin toplumsal cinsiyet eşitliğine zarar verdiğini vurguluyor. Negatif eleştirmenler, bu akım yüzünden kadınların eşlerine ekonomik olarak bağımlı hale geldiklerini düşünüyorlar. Ayrıca, bazı yargılayıcılar bu hareketin gerici bir akım olduğunu ifade ederek tradewife yüzünden kadınların geleneksel rollere hapsolduğunu iddia ediyor. Bunlarla birlikte, eleştirmenler 1950’li yılların günümüz dünyasında idealize edilmesinin doğru olmadığını, o dönemin kadın hakları açısından büyük eşitsizlikler barındırdığının göz ardı edildiğini belirtiyorlar.

Feminist perspektif ve tradwife hareketi

Tradwife feminizmin tam zıttı bir akım olarak karşımıza çıksa da bu hareketin feminizm için karmaşık bir konu olduğunu ifade edebiliriz. Feminizm, temelde her kadının kendi yaşam tarzını seçme özgürlüğüne sahip olması gerektiğini savunuyor. Bu savunma doğrultusunda da bir kadın profesyonel iş hayatına dahil olmak yerine kendini eşine, çocuklarına ve ev işlerine adamayı tercih edebilir.

Her ne kadar feminist bir bakış açısıyla tradewife akımını takip eden hiçbir kadın yargılanamayacak bir konumda bulunsa da bu bakış açısı bu akımın geleneksel cinsiyet rollerini pekiştirerek diğer kadınların bağımsızlıklarını kısıtladığını belirtiyor. En nihayetinde feminizm önemli olan şeyin kadınların toplum baskısı olmadan gerçek anlamda özgür seçimler yapabilmesini savunuyor.

Bazı kadınlar için huzurlu ve tatmin edici bir yaşam tarzı olan tradwife, bazı kadınlar tarafından da toplumsal gerileme olarak değerlendiriliyor. Günümüzde bu akımın gerçekten özgür bir tercih mi yoksa toplumsal baskının bir sonucu mu olduğu hala tartışılıyor.

İlginizi çekebilir: ‘Girlboss’tan ‘girlmoss’a: Yosun kızlar akımı, kadınlara nefes aldırıyor

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale